İçindekiler
Dergi Arşivi

Türkiye’de Buluşların Ticari Değere Dönüşümü

Fikri HANGÜL / Sınai Mülkiyet Uzmanı (Türk Patent ve Marka Kurumu)

 

Buluşların Ticarileştirilmesi ve Ticarileşme Yöntemleri
Fikri mülkiyetin veya haklarının ticarileştirilmesi, şirketin buluşlarından pazarda satılabilir çözümler geliştirip, bu çözümleri pazara sürerek kazanç elde etmek için yaptığı faaliyetleri kapsar. Ticarileştirme faaliyetleri, yeni ürün ve hizmetleri müşterilere ulaştırarak şirketlerin cirolarını büyütmesine, kârlılıklarını ve pazar paylarını artırmalarına olanak sağlar.

Genel anlamda fikri mülkiyet hakları, daha özelde sınai mülkiyet hakları özellikle patent ve faydalı modeller, genellikle hakların tümüyle devri veya satışı ya da lisanslanması yoluyla ticarileştirilir. Henüz ülkemizde yaygın olarak kullanımı olmasa da özellikle Amerika ve bazı uzak doğu ülkelerinde sıklıkla tercih edilen yüksek teknoloji odaklı “start-up” şirketleri ve yine üniversite kaynaklı buluşların ticarileşmesini sağlayan “spin-off” şirketleri ticarileşmenin diğer önemli yöntemlerindendir.

Türkiye’de Buluşların Ticarileştirilmesi İçin Yöntemler
Buluş sahiplerinin elde ettikleri hakları ticarileştirebilmeleri için Türkiye’de yaygın olarak iki yöntem tercih edilmektedir:
• Patentlerin devri veya satışı,
• Patentlerin lisanslanması veya kiralanması.
1. Devir veya Satış
Devredenin patent veya faydalı model üzerinde önceden sahip olduğu tüm haklarının devralana geçtiği, hakkın devri ve satışı olarak bilinen ticarileşmenin bu yöntemi, Türkiye’de buluşların ticarileşmesinde sıklıkla tercih edilmektedir. Başvuru işlemleri devam eden veya tescillenmiş tüm patent ve faydalı modellerde gerçekleştirilen devir işlemlerine bakıldığında yabancı devir sayılarının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir (bkz. Şekil 1).


Şekil 1. Yerli/Yabancı Devir Sayıları

Devir işlemine konu olmuş başvurular içerisinde en fazla payı alan EPC kapsamında Türkiye’ye giriş yapan başvurular olmuştur. EPC başvurularından sonra ulusal ofis olarak TÜRKPATENT’in seçildiği başvurular gelmiş ve en az devir işlemine konu olan başvuru tipi ise PCT kapsamında Türkiye’ye giriş yapan başvurular olmuştur (bkz. Şekil 2).


Şekil 2. Koruma Tipine Göre Devir Sayıları

Devir işlemine konu olmuş dosyalar incelendiğinde yerli başvurularda faydalı model önemli bir yer tutarken yabancı başvurularda devir işlemine konu olmuş faydalı model sayısı oldukça düşük kalmıştır. Bu durumun PCT kapsamında Türkiye’ye giriş yapan ülkeler ve EPC kapsamına dâhil ülkelerin çoğunda faydalı model sisteminin olmayışından ya da etkin bir şekilde kullanılmayışından kaynaklandığı söylenebilir (bkz. Şekil 3). Türkiye için özel bir parantez açmak gerekirse, faydalı model her ne kadar patent kadar güçlü koruma sağlamasa da Türkiye’de 551 sayılı KHK’nın yürürlükte olduğu süre boyunca buluşların korunması noktasında sıklıkla tercih edilmiş ve bu durum ticarileşen buluşlar içerisinde faydalı modele önemli bir pay vermiştir. Ancak Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 10 Ocak 2017 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesiyle beraber artık faydalı model başvurularının tescili için araştırma raporu düzenlenmesi ve bu raporun olumlu olması şartı getirilmiştir. Bu durum, faydalı modellerin hem koruma yöntemi olarak tercih edilmesi noktasında hem de ticarileşen buluşlar içerisindeki payının azalmasına sebebiyet verebilecektir.


Şekil 3. Yerli/Yabancı Devir Sayıları

Devir işleminde devreden ve devralan yerli/yabancı dağılımları Tablo 1’de yer almıştır. Devralanın da devredenin de yerli olduğu başvuru sayısı patent için 977, faydalı model için 816 olmak üzere toplam 1793 olmuştur. Türkiye vatandaşlarının devir işlemlerinde, faydalı model ile patentin ağırlıkları birbirine yakın değerdedir.

Tablo 1’deki verilere göre Türkiye için belki de en can alıcı noktalardan bir tanesi; yerli başvuru sahiplerinin patent veya faydalı modellerini yabancılara devir sayılarıdır. Bu noktada yerliden yabancıya devredilen patent sayısı 6 iken, yerliden yabancıya faydalı model devrinin gerçekleşmediği görülmektedir. Yerliden yabancıya devredilen başvurular, bir anlamda gayri maddi varlıkların ihracatı anlamına gelmekte ve durum Türk ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayabilmektedir. Dolayısıyla bu tür devir sayılarının artırılması oldukça büyük önem arz etmektedir.

Yabancıdan yerliye gerçekleşen devir sayısının ise patent için 3, faydalı model için 3 olmak üzere toplam 6 adet olduğu görülmektedir. Tabloda en yüksek rakama sahip olan bölüm yabancıdan yabancıya gerçekleşen devir sayılarıdır. Yabancıdan yabancıya devredilen patent sayısı 3996 iken faydalı model sayısı 37 olmuştur.

Tablo 1. Yerli/Yabancı Devreden/Devralan Patent/FM Sayıları

Devir İşlemi

Devreden

Devralan

Patent

Faydalı Model

Toplam

Yerli

Yerli

977

816

1793

Yerli

Yabancı

6

0

6

Yabancı

Yerli

3

3

6

Yabancı

Yabancı

3996

37

4033

2. Lisans veya Kiralama
Lisans, koruma kapsamındaki hizmet veya ürünlerin, bir kısmının veya tamamının bir başka kişiye kullanım hakkının verilmesidir. İnhisârî lisansta lisans hakkı veren patent sahibi başkasına lisans veremez, patent üzerindeki hakkını saklı tutmadığı sürece kendisi de patenti kullanamaz. İnhisârî olmayan lisansta ise patent sahibi kendisi patenti kullanacağı gibi patenti kullanmak isteyen kişi ya da kişilere de lisans verebilir. Lisans ile ilgili istatistikler kısmında inhisârî lisans ve inhisârî olmayan lisans ayrımı yapılmamıştır.
Haziran 2018 tarihi itibarıyla Türk Patent ve Marka Kurumu patent veri tabanına kayıtlı lisans işlemine konu olmuş patent ve faydalı modellerin toplam sayısı 301’dir. Lisansa konu olan bu başvuruların başvuru tipleri incelendiğinde 232 adet başvuru ile ulusal ofis olarak TÜRKPATENT’in tercih edildiği başvuruların en fazla paya sahip olduğu görülmektedir. 57 adet EPC ve 12 adet PCT tipli başvurular lisans işlemine konu olmuş başvuruların kalan kısmını oluşturmaktadır (bkz. Şekil 4).


Şekil 4. Lisansa Konu Olmuş Başvuru Tipi Sayıları

Lisans işlemine konu olan başvuruların yerli/yabancı ve patent/faydalı model dağılımı incelendiğinde yerli lisans sayısının 232, yabancı lisans sayısının 69 olduğu görülmektedir. Yerli lisanslarda faydalı model sayısı fazla iken yabancı lisanslarda patent sayısı oldukça fazladır (bkz. Şekil 5). Bu durumun, EPC ve PCT ile Türkiye’ye giriş yapan ülkelerin çoğunun mevzuatında faydalı model koruma tipinin olmamasının bir sonucu olduğu düşünülmektedir.


Şekil 5. Lisanslanmış Yerli/Yabancı Patent/FM Sayıları

Başvuru aşaması henüz tamamlanmamış olan, dolayısıyla tescil edilip edilmeyeceği veya tescil aşamasına gelinceye kadar koruma kapsamında daraltma olup olmayacağı net olarak belli olmayan başvuruların lisansa konu olması ciddi riskler içerebilmektedir. Ancak tüm bu risklere rağmen henüz tescil edilmemiş ve koruma kapsamı tam olarak net olmayan başvuruların lisansa konu olduğu görülmektedir. 60 adet lisansın henüz tescil aşamasına gelmeden lisansa konu olmuş olması oldukça dikkat çekicidir (bkz. Şekil 6).


Şekil 6. Tescil/Öncesi/Sonrası Lisans Sayıları

Lisans işleminde lisans alan ve lisans verenin yerli/yabancı kırılımında dağılımları Tablo 2’de verilmiştir. Lisans alanın da verenin de yerli olduğu başvuru sayısı patent için 99, faydalı model için 129 olmak üzere toplam 228 olmuştur. Türkiye vatandaşlarının lisanslama işlemlerinde faydalı modeli patente göre daha aktif kullanmış olmasında özellikle KOBİ’lerin önemli bir faktör olarak ön plana çıktığı düşünülmektedir.

Tablo 2’deki verilere göre Türkiye için belki de en can alıcı noktalardan bir tanesi yerli başvuru sahiplerinin patent veya faydalı modellerini yabancılara lisanslama sayılarıdır. Bu noktada yerliden yabancıya lisanslanan patent sayısı 1 iken, faydalı model sayısı 3 olmuştur.

Yabancıdan yerliye gerçekleşen lisans sayılarına bakıldığında yerliden yabancıya gerçekleşen lisans sayısının 7 katından daha fazla olmuştur. Yabancılar özellikle patentlerini yerlilere lisanslamak suretiyle buluşlarını ticarileştirme yoluna gittikleri görülmektedir. Benzer şekilde yabancıdan yabancıya lisans sayılarına bakıldığında 39 patent ve 1 faydalı model lisans işlemine konu olmuştur.

 Tablo 2. Lisans Alan/Veren Yerli/Yabancı Patent/FM Sayıları

Lisans Verme İşlemi

Lisans Veren

Lisans Alan

Patent

Faydalı Model

Toplam

Yerli

Yerli

99

129

228

Yerli

Yabancı

1

3

4

Yabancı

Yerli

24

5

29

Yabancı

Yabancı

39

1

40

Sonuç
Tescil edilmiş yerli patent sayısının son yıllarda artarak devam etmesi önemli sayılabilecek bir gelişme olmasına rağmen patent tescilleri tescillenen her patentin ticarileştirildiği anlamına gelmediğinden buluşların ne derecede ticarileştirildiği konusunda fikir vermeyecektir. Tescil edilmiş yerli patentler ile devir veya lisans yöntemiyle ticarileştirilmiş patentler kıyaslandığında söz konusu yöntemlerle ticarileşen patentlerin çok küçük bir paya sahip olduğu görülmektedir. Ticarileşen patentlerin oranının artırılması ülke ekonomisi ve teknolojik gelişmişliği için önemli bir hedeftir. Bu nedenle ticarileşen patent sayısının artması için yeni teşvik mekanizmalarının kurulması, mevcut teşviklerin etkinliğinin artırılması, sınai mülkiyet camiasının ticarileşme konusundaki bilincinin artırılması oldukça önemlidir.

Kaynakça
• 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
• 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik
• Ma, Y.N., (2008) Fundemantals of Patenting and Licensing for Scientists and Engineers
• Özdemir, M. N.,(2014) Fikri Mülkiyet Haklarının Ticarileşmesi, İstanbul: TÜSİAD
• Türk Patent ve Marka Kurumu, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, Haziran 2018