İçindekiler
Dergi Arşivi

Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi Raporu

 

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) - Türkiye tarafından Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network) işbirliğiyle ve MAVA Vakfı ve Garanti Bankası desteğiyle Türkiye’de ilk kez hazırlanan Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi Raporu, bir yandan Türkiye’nin mevcut kaynak tüketimiyle ilgili eğilimleri irdeleyip durum analizi yaparken, diğer yandan sürdürülebilir bir gelecek için atılması gereken adımları sıralıyor. Yapılan çalışmada, sahip olduğumuz doğal kaynak miktarı ile bu kaynakların hangi hızda ve kimler tarafından tüketildiğini ölçen bir doğal kaynak muhasebe aracı olan Ekolojik Ayak İzi kullanılıyor.

Çevresel sürdürülebilirliği ölçülebilir kılmayı sağlayan Ekolojik Ayak İzi, doğa ve insan arasındaki ilişkiyi yeni bir bakış açısıyla ele alan bir kavram olarak tanımlanıyor. İnsan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan Ekolojik Ayak İzi ve aynı süre içinde üretilebilecek olan doğal kaynak miktarı olarak ifade edilen Biyolojik Kapasitenin karşılaştırılması, gezegenimizdeki doğal kaynakların kendini yenileneme sınırları içerisinde yaşayıp yaşamadığımızı gösteriyor.

Rapor sonuçlarına göre, Türkiye’deki doğal kaynakların eğilimleri küresel eğilimlere benziyor. Türkiye’deki insanlar, dünya ortalamasıyla aynı miktarda kaynak tüketiyorlar, yani aynı miktarda Ekolojik Ayak İzi’ne sahipler. Türkiye’de ve dünyada bir çok ülkede Ekolojik Ayak İzi, biyolojik kapasiteyi aşmış durumda. Bu durum ülkeleri, dünyanın diğer bölgelerindeki tatlı su kaynaklarına, ormanlarına, tarım alanlarına bağımlı hale getiriyor. 2007 yılında küresel ölçekteki tüketimin Ekolojik Ayak İzinin toplam 18 milyar küresel hektar (kha), kişi başına ise 2,7 kha olduğu görülüyor.

Aynı sene, toplam biyolojik kapasite 11,9 milyar kha, kişi başına da 1,8 kha olarak hesaplanıyor. Aradaki fark kişi başına0,9 kha’lık ekolojik açığa işaret ediyor. Kişi başına düşen Ekolojik Ayak İzi sabit olsa bile nüfus artışı kaynaklı olarak azalan biyolojik kapasite, toplamda artan Ekolojik Ayak İzi’ni karşılayamaz hale geliyor. Türkiye’de de 2007’deki tüketimin toplam Ekolojik Ayak İzi küresel ayak izine eşit olup 2,7 kha. Bu değer, kişi başına biyolojik kapasiteyi gösteren 1,3 kha’nın yüzde 100 üzerinde.

Bu değerler, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sürdürülebilir olmayan bir yaşam biçimine işaret ediyor. Küresel biyolojik kapasitenin yüzde 50 üzerinde olan Türkiye’nin tüketim Ekolojik Ayak İzi (2,7 kha) dikkate alındığında, dünyadaki herkes ortalama bir Türkiye vatandaşı kadar tüketse 1,5 gezegene ihtiyaç olacağı ortaya çıkıyor.

Raporda, Ekolojik Ayak İzi, ulusal biyolojik kapasitesini yüzde 100 aşanTürkiye’de, toplumun tüm kesimlerinde ekolojik açığın kapatılmasına yönelik stratejik kararların alınması, sürdürülebilir geleceğin ön koşulu olarak belirtiliyor. Ayrıca, ülkenin sürdürülebilir geleceği için büyüme hızı dışındaki göstergelerin de kalkınma planlarına entegre edilmesi ve kalkınma politikalarıyla doğa koruma politikalarının bütünleştirilmesi gereği ifade ediliyor.

Raporda kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve diğer ilgili grupların ortak hareket etmesinin önemi vurgulanıyor. Bireylerin yaşam biçimlerini değiştirerek israfa yönelik tüketimden uzak durmaları ve doğal kaynakları verimli kullanan ürünleri tercih etmeleri raporda altı çizilen diğer bir nokta.

Kaynak: Küresel Ayak İzi, WWF-Türkiye, “Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi Raporu”, 2012, http://www.wwf.org.tr/pdf/ Turkiyenin_Ekolojik_Ayak_izi_Raporu. pdf