İçindekiler
Dergi Arşivi

Türkiye’nin Teknolojik Gelişimine Yönelik Ar-Ge Merkezleri Ve Araştırma Altyapıları Arasında İş Birliğinin Geliştirilmesi

Serkan KÖK / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü)

 

Son yıllarda teknolojik gelişim konusunda Ar-Ge, inovasyon ve iş birliği sıkça telaffuz edilmekle birlikte ülkemizin politika ve strateji belgelerinde bu konulara yer verilmektedir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen özel sektör Ar-Ge merkezleri ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen araştırma altyapıları teknolojik gelişim ve Ar-Ge iş birliği konusunda önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.

Bu çalışmada amaç; Türkiye için bazı göstergelerin incelenmesi ve diğer ülkelerle karşılaştırılmasıyla teknolojik gelişim konusunda mevcut durumun ortaya konması, özel sektör Ar-Ge merkezleri ve kamu ve üniversitelerde bulunan araştırma altyapıları incelenerek, bunlar arasında Ar-Ge ve inovasyon konusunda iş birliğinin geliştirilmesi yönünde genel bir değerlendirme yapmaktır.

Ülkemizde de son yıllarda bilim, teknoloji ve yenilik alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bu kapsamda toplam Ar-Ge harcamaları, 2001 yılındaki 1,3 milyar TL düzeyinden 2015 yılında 20, 615 milyar TL’ye yükselmiş, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payı 2001 yılında yüzde 0,54 iken 2015 yılında yüzde 1,06 olarak gerçekleşmiştir. Ar-Ge harcamalarının 2002 yılında yüzde 28’i özel sektör tarafından gerçekleştirilirken, bu oran 2015 yılında yüzde 50’ye ulaşmıştır (TÜİK ,2015 a).

Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik, bilgi toplumu ve ekonomisinin üç temel öğesi haline gelmiştir. Bunlar sonucunda üretilen bilginin de teknolojik gelişimin ve ekonomik büyümenin motoru yahut itici gücü olarak tanımlanabileceği sistemde, üniversitelerin sanayi ile iş birliği yapmaları bir tür zorunluluk haline gelmiştir. Üniversiteler ve araştırma merkezleri klasik fonksiyonlarının ötesinde bu yeni fonksiyonları yerine getirebilmek için finansman ilişkileri de dâhil bütün paydaşlarıyla yeni ilişki biçimleri geliştirmeye başlamıştır. Üniversitelerde daha çok patent, daha çok proje, daha fazla Ar-Ge bütçesi yarışı sonucunda bilginin ticarileştirilmesi ön plana çıkmaktadır (Çetinsaya, 2014).

Ar-Ge ve yenilik ekosisteminde sanayi kesiminde bulunan özel sektör Ar-Ge merkezleri ve üniversitelerimizde bulunan araştırma altyapıları ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayacak olan Ar-Ge ve yenilik konusunda iş birliği için önemli bir potansiyele sahiptir.

Temel araştırmalar ve bilimsel gelişmelerin üniversiteler tarafından, yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve ekonomik gelişmenin ise sanayi tarafından gerçekleştirildiği göz önüne alınırsa, yenilik ekosisteminin bu iki aktörü arasında iş birliğinin ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır.

Üniversite araştırma merkezleri, girişimci üniversite ve yeni üniversite yapılanmasına daha kolay uyum sağlayarak üniversite ve sanayi arasında köprü vazifesi görebilir. Ayrıca üniversite açısından baktığımızda, gelinen aşamada üniversitelerin önemli finansal kaynaklarından biri olarak görülen araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin ticarileştirilebilmesi konusunda merkezler katalizör görevi görebilirler. Bunun da ötesinde araştırma merkezleri, akademik Ar-Ge ile sanayi Ar-Ge'si arasında bir noktada konumlanıp, araştırmaların topluma olan faydasını ön plana çıkararak üniversitelerin sosyal yüzü olabilirler (Erdil vd. 2012).

  1. Özel Sektör Ar-Ge Merkezleri

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü’nce 5746 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun” kapsamında hazırlanarak 31 Temmuz 2008 tarihinde yürürlüğe giren 26953 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine Dair Yönetmelik” çerçevesinde özel sektör Ar-Ge merkezleri desteklenmektedir. Özel Sektör Ar-Ge Merkezleri, ülkemizde bilimsel faaliyetlerin artmasına, üniversite-sanayi arasında iş birliğinin güçlenmesine, firmaların küresel ortamda araştırma ağlarına ile bütünleşmesine, sanayinin yüksek katma değerli ürünler üreterek yüksek teknolojili alanlara dönüşmesine ve tersine beyin göçünün hızlandırılmasına katkı sağlamaktadır. Bunların yanında yapılan Ar-Ge yatırımlarıyla ülkemizin de bölgesel ve küresel rekabet ortamında önemli aktörlerden biri olmasına destek olmaktadır. Aşağıdaki tabloda Ağustos 2017 itibarıyla Ar-Ge Merkezleriyle ilgili istatistiki veriler bulunmaktadır (BSTB, 2017).

Tablo 1. Ar-Ge Merkezleri Genel Bilgiler

Faaliyette Olan Ar-Ge Merkezi Sayısı

611

Toplam Personel Sayısı (Destek personeli dahil)

38.580

Lisans (%53)

20.581

Yüksek Lisans (%20)

7.314

Doktora ve Üstü (%2)

775

Proje Sayısı (Tamamlanan + Devam Eden)

16.363

Patent Sayısı

5.147

Tescil

1.148

Başvuru

3.999

Ar-Ge Merkezi Olan Yabancı/Yabancı Ortaklı Firma Sayısı

92


Özel sektör Ar-Ge Merkezlerinin büyük çoğunluğu sanayi bakımından gelişmiş İstanbul (209), Kocaeli (70), Bursa (65), Ankara (62) İzmir (54) Tekirdağ (26) Manisa (18) Konya (13) Eskişehir (12) illerinde yoğunlaşmaktadır (BSTB. 2017).

  1. Araştırma Altyapıları

“Araştırma altyapısı” terimi genel olarak bilim topluluklarının faaliyet alanlarındaki ileri düzey çalışmaları için kullandıkları makine-teçhizat ve bunların içinde bulunduğu binalar için kullanılmaktadır. Bu tanım makine ve cihazların yanı sıra bilgi ve iletişim teknolojisi imkânlarını ve araştırmacılar, teknisyenler, çalışma usulleri gibi insan ve bilgi temelli sermayeyi de kapsamaktadır. Araştırma Altyapıları Kalkınma Bakanlığı tarafından 2000’li yıllardan itibaren üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde, ulusal ve bölgesel önceliklerle uyumlu, kamu ve özel sektörün ihtiyaçlarını göz önüne alan araştırma altyapılarının kurulması ve geliştirilmesi yatırım programları kapsamında desteklenmektedir (Kalkınma Bakanlığı, 2017).

Araştırma altyapılarına yönelik hususları düzenleyen 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun da 10.07.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunla araştırma altyapılarının yönetimi, finansmanı, personel yapısı ile bu altyapıların izlenmesi, performanslarının değerlendirilmesi ve desteklenmesine ilişkin düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

2017 yılı fiyatlarıyla yaklaşık 6 milyar TL kaynak tahsis edilmiştir. Yatırım programları kapsamında “tematik araştırma laboratuvarları” ve “merkezi araştırma laboratuvarları” olmak üzere iki tür araştırma altyapısı desteği verilmektedir:

Tematik araştırma laboratuvarları, belli bir bilimsel alanda uzmanlaşmış ve bu alanda ulusal ve bölgesel düzeyde araştırma faaliyeti yürütme kapasitesine sahip araştırma birimleridir. 2016 yılı sonu itibarıyla, devlet ve vakıf üniversitelerinde 99 tematik araştırma laboratuvarı projesi tamamlanmış olup 62 proje ise devam etmektedir. Başta TÜBİTAK enstitüleri olmak üzere çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında ise 33 proje tamamlanmış olup 45 proje devam etmektedir. Bu projeler kapsamında, üniversitelerde kurulmuş olan 76 adet araştırma altyapısına ve kamu kurumlarında kurulmuş olan 16 adet enstitü bulunmaktadır. Bu araştırma altyapıları ağırlıklı olarak sağlık, havacılık ve uzay, bilgi ve iletişim, makine-imalat, savunma ve nano-teknoloji alanlarında faaliyet göstermektedir (Kalkınma Bakanlığı, 2017).

Merkezi araştırma laboratuvarı destekleriyle ise devlet üniversitelerinin farklı birimlerinin araştırma altyapısı ihtiyacının ortak olarak karşılandığı laboratuvarlar oluşturulmaktadır. 2016 yılı sonu itibarıyla 57 üniversitede merkezi araştırma laboratuvarı kurulumu tamamlanmış olup 38’inde ise kurulum devam etmektedir. (Kalkınma Bakanlığı, 2017)

  1. ANKET ÇALIŞMASI VE SONUÇLARI

Yapılan anket çalışmasıyla sanayi kesiminin önemli bir parçası olan özel sektör Ar-Ge merkezleri ve kamu ve üniversitelerin önemli bir parçası olan araştırma altyapıları göz önüne alınarak bunlar arasında iş birliğinin önündeki engelleri ve süreç içinde yaşanan sorunları ortaya koymak amaçlanmıştır.

2015 yılında yapılan anket çalışması bağlantısı birçoğu Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen 277 araştırma altyapısı müdür/yönetici/yetkilisine ve 189 özel sektör Ar-Ge merkezi sorumlusuna mail yoluyla iletilmiş ve 219 katılımcı anketi cevaplamıştır. Bunların 111 tanesi özel sektör Ar-Ge Merkezi, 108 tanesi ise araştırma altyapılarıdır.

Ankete katılan 219 merkez içerisinde 111 özel sektör Ar-Ge merkezinin 89’u (%80.2) araştırma altyapılarıyla; 108 araştırma altyapılarının ise 42’si (%38.9) özel sektör Ar-Ge merkezleriyle iş birliği projesi yaptığını belirtmiştir. Buradan katılımcılar arasında özel sektör Ar-Ge merkezlerinin üniversite araştırma merkezlerine göre iş birliği projelerine daha fazla katılım sağladığı söylenebilmektedir.

Katılımcılardan iş birliği sonucunda elde edilen kazanımlarını belirtmesi istenmiş ve her seçenek için önem derecesine göre 0 ile 5 arasında puan vermeleri istenmiştir. Katılımcılar arasında iş birliği projesi yaptığını beyan eden 131 katılımcının 124’ü geçerli olarak yanıt vermiştir. Elde edilen yanıtlarla ilgili istatistiki bilgiler Tablo 2’de yer almaktadır.

Tablo 2. İş Birliği Projesi Yapan Katılımcıların Yanıtları

 

Ortalama

Önem Derecesi

İhtiyaçlara yönelik yeni araştırmacı/çalışan bulmak kolaylaştı

3,06

Orta Yüksek

Nitelikli araştırmacı/çalışan sayısını artırdı

3,10

Orta Yüksek

Proje desteklerine/teşviklerine ulaşmak kolaylaştı

3,35

Yüksek

Karşılaşılan sorunların çözümünde kolaylık sağlandı

3,44

Yüksek

İşbirliği projeleri çalışma/araştırma performansını veya kabiliyetini artırdı

3,58

Yüksek

Çalışma/araştırma alanında iyi bir referans sağlandı

3,65

Yüksek

Yeni iş birliği projeleri için tecrübe kazandırdı

3,94

Yüksek


Yanıtlar incelendiğinde iş birliği projesi sonucunda elde edilen kazanımlar arasında “Yeni iş birliği projeleri için tecrübe kazandırdı” ifadesinin en yüksek ortalama olan 3,94 ile yüksek derecede öneme, “İhtiyaçlara yönelik yeni araştırmacı/çalışan bulmak kolaylaştı” ifadesinin ise seçenekler içerisinde en düşük ortalama olan 3,06 ile orta yüksek derecede öneme sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca katılımcılar tarafından iş birliği projelerinin disiplinler arası çalışma yetkinliği arttırdığı, tarafların eksikliklerini daha objektif görmeleri sonucu eksiklikleri gidermelerinin daha hızlı olduğu belirtilmiştir.

İş birliği projesi yapmadığını beyan eden toplam 88 katılımcı içerisinde özel sektör Ar-Ge merkezlerinin %19,8’i (22) araştırma altyapıları ile araştırma altyapılarının %61,1’i (66) ise özel sektör Ar-Ge merkezleri ile herhangi bir iş birliği projesi yapmadıklarını belirtmişlerdir. Bu katılımcılardan iş birliği yapmama nedenlerini belirtmeleri istenmiş ve her seçenek için önem derecesine göre 0 ile 5 arasında puan vermeleri istenmiştir. Bu kısımda 64 katılımcı geçerli yanıt vermiştir.

Tablo 3. Katılımcıların İş Birliği Yapmama Nedenleri

 

Ortalama

Önem Derecesi

Temasa geçtiğim merkezlerde laboratuvar veya teknik altyapı yetersizdi

1,81

Orta Düşük

Araştırmacılar/çalışanlar, proje yürütülmesine yeterli zaman ayırmadı

1,91

Orta Düşük

Temasa geçtiğim merkezlerde ihtiyaçlarımı karşılayacak bölüm/birim yoktu

2,06

Orta Düşük

Merkezlerde ihtiyaçlarımı karşılamaya yönelik, nitelikli araştırmacı/çalışan eksikliği vardı

2,16

Orta Düşük

Bugüne kadar bu yönde talep gelmedi / ihtiyaç duyulmadı

3,23

Orta Yüksek

 

Yanıtlar incelendiğinde iş birliği projesi yapmama nedeni olarak 3,23 ortalama ile “Bugüne kadar bu yönde talep gelmedi / ihtiyaç duyulmadı” ifadesinin orta yüksek derecede öneme sahip olduğu görülmektedir.

Ayrıca katılımcılar bunlar dışında iş birliği yapmama nedenleri olarak;

  • Üniversite laboratuvarı kullanım ücretinin yüksek olduğunu,
  • Çalışanların sürekliliği konusunda sıkıntı olduğunu,
  • Bulunduğu ilde veya çalıştığı alanda iş birliği paydaşı olmadığını,
  • Akademisyenlerin ders yükünün fazla olması ve bunların üniversite veya teknopark dışında çalışmasının mümkün olmadığını,
  • Özel sektörün iş yoğunluğunun fazla olduğunu belirtmişlerdir.

Özel sektör Ar-Ge merkezleri ile araştırma altyapıları arasında iş birliğinin önündeki engelleri belirlemek amacıyla anket katılımcılarının görüş ve önerileri istenmiştir.

Tablo 4. Ar-Ge Merkezleri ile Araştırma Altyapıları Arasında İşbirliği Engelleri

 

Ortalama

Önem Derecesi

Çalışma zamanlarının uymaması

2,31

Orta Düşük

Güven eksikliği

2,72

Orta Yüksek

Karşılıklı iletişimde zorluk yaşanması

2,80

Orta Yüksek

Karşılıklı iş birliği isteksizliği

2,81

Orta Yüksek

Fikri ve mülki haklar konusundaki endişelerin olması

2,95

Orta Yüksek

Nasıl iş birliği kurulacağının bilinmemesi

3,04

Orta Yüksek

Bürokratik engeller olması

3,09

Orta Yüksek

Başarılı iş birliği örneklerinin bilinmemesi

3,34

Orta Yüksek

Motivasyonların farklı olması (Firmaların ticarileşmeye, üniversitelerin araştırmaya önem vermesi vb.)

3,82

Yüksek

Karşılıklı ihtiyaçlar hakkında bilgi sahibi olunmaması

3,99

Yüksek


Tablo 4’te katılımcıların yanıtları incelendiğinde; 3,99 ortalama ile “Karşılıklı ihtiyaçlar hakkında bilgi sahibi olunmaması” ve 3,82 ortalama ile “Motivasyonların farklı olması (Firmaların ticarileşmeye, üniversitelerin araştırmaya önem vermesi vb.)” ifadeleri iş birliği önündeki yüksek derecede öneme sahip engeller olarak belirtilmiştir.

Ayrıca katılımcılar tarafından iş birliğine engel olarak görülen aşağıdaki konular belirtilmiştir:

 

  • Üniversitelerin projeleri uzun soluklu değerlendirmesine rağmen özel sektörün aceleci davranması
  • Teknopark kullanımında üniversite yönetiminin zorluk çıkarması
  • Üniversitelerdeki döner sermaye uygulaması
  • Özel sektör Ar-Ge merkezlerinde doktora mezunu çalışan sayısının, üniversitelerde ise sanayi tecrübesi olan öğretim üyesi sayısının az olması
  • İşbirliği projelerinin üniversitelerde bir yükselme ölçütü olmaması

İşbirliğinin geliştirilmesine yönelik olarak katılımcılardan çözüm önerileri ve sunulan önerilerin önem derecesine göre 0 ile 5 arasında ölçeklendirmeleri istenmiştir. Aşağıda bu kısımla ilgili bulgular özetlenmektedir.

Tablo 5. İşbirliğinin geliştirilmesine yönelik ihtiyaç duyulan konular

 

Ortalama

Önem Derecesi

İhtiyaçların karşılanmasına yönelik laboratuvar/uygulama alanı kurulmalıdır

3,48

Yüksek

Güven sağlanmalıdır

3,55

Yüksek

İşbirliği konusunda tarafları temsil eden kişiler belirlenmelidir

3,63

Yüksek

Temel araştırma faaliyetleri artırılmalıdır

3,73

Yüksek

İhtiyaçların online iletilebileceği bir platform oluşturulmalıdır

3,74

Yüksek

Araştırma altyapılarının ortak kullanımına yönelik düzenleme yapılmalıdır

3,80

Yüksek

Ticarileşmeye yönelik araştırmalar artırılmalıdır

4,11

Yüksek

Tarafları bir araya getiren organizasyonlar yapılmalıdır (Kongre, fuar, zirve vb.)

4,12

Yüksek

Katılımcılar tarafından verilen cevapların ortalaması önem derecesi bakımından yüksek olarak belirlenmiştir. Bunlar arasında 4,12 ortalama ile “Tarafları bir araya getiren organizasyonlar yapılmalıdır (Kongre, fuar, zirve vb.)” ve 4,11 ortalama ile “Ticarileşmeye yönelik araştırmalar artırılmalıdır” ifadelerinin diğer önerilere göre öne çıktığı görülmektedir.

Sonuç ve Öneriler

Özel sektör Ar-Ge merkezlerinin belirli illerde yoğunlaşmasına benzer durum araştırma altyapılarında da görülmektedir. Bu merkezlerin birbirine yakın olmasının, aynı il veya bölgede bulunmasının iş birliği için olumlu olduğu düşünülmekle birlikte bölgesel kalkınma farkının azaltılması ve ulusal kalkınmanın sağlanması amacıyla ülkemizdeki tüm bölgelere yaygınlaştırılması sağlanmalıdır. Yeni kurulacak merkezlerde sanayi potansiyeli ve ihtiyaçları göz önüne alınmalıdır.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2013 yılında “özel sektör Ar-Ge merkezleri” için, Kalkınma Bakanlığı tarafından da 2017 yılında “üniversite ve kamu kurumları araştırma altyapıları” için tanıtım kitabı basılmıştır. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlı internet sitesi üzerinden istatistiki verileri ve bilgileri aylık olarak yayınlamaktadır. Bu ve benzer tanıtım materyallerinin düzenli ve güncel şekilde internet ortamında bulunması ve herkes tarafından ulaşılabilir olması bu merkezlerin tanıtımının yapılması yanında tarafların birbirini daha yakından tanıması bakımından önem arz etmektedir. Ayrıca iş birliği projelerini içeren başarı öykülerinin yer aldığı ayrı bir kitap oluşturulması da iş birliği konusunda motivasyonu artıracağı düşünülmektedir.

Özel sektör Ar-Ge merkezleri performans ölçütleri arasına bilimsel yayınların, üniversitelerdeki uygun disiplinlerde ise yükselme ölçütleri arasına patent ve iş birliği projelerinin eklenmesi yanında Özel sektör Ar-Ge merkezleri ve araştırma altyapılarının performans ölçüm kriterlerinin ortak hale getirilmesinin iş birliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Özel sektör Ar-Ge merkezlerinin, yürütülen projelerinde mevzuat kapsamında %50 ile sınırlanan dışardan sağlanan fayda ve hizmetlerin araştırma altyapılarından sağlanmasına yönlendirilmesinin iş birliğinin geliştirilmesi bakımından faydalı olacaktır.

Tarafları bir araya getiren çalışma ve organizasyonların sürekli hale getirilmesi ve Bakanlığımız tarafından düzenlenen Özel Sektör Ar-Ge Merkezleri Zirvelerine özellikle kamu ve üniversitelerde bulunan araştırma altyapıları yetkililerinin de katılımı sağlanmalıdır. Böylece bu merkezlerde yapılan faaliyetler konusunda farkındalığın artması ve merkezlerin birbirini tanıması yanında tarafların birbirine olan güveninin de artmasına olumlu katkı sağlayacaktır.

Hem özel sektör Ar-Ge merkezlerinin hem de araştırma altyapılarının verdiği hizmetlerin, imkan ve kabiliyetlerinin bulunduğu, tarafların birbiri ile iletişime geçebilmesi amacıyla iletişim bilgilerinin de yer aldığı bir platform oluşturulması önerilmektedir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kullanıma açılan ve birçok sanayi firmasının ulaşılabilir olduğu Lonca Web Portalı (http://www.lonca.gov.tr) bu uygulama için örnek olabilir. Benzer bir uygulama özel sektör Ar-Ge merkezlerini ve araştırma altyapılarını içerecek şekilde hazırlanabilir. Ayrıca bu platformda yer alan merkezlerin sorun, görüş ve önerilerini yetkililere doğrudan ve hızlı bir şekilde iletmesi amacıyla da kullanılabilir.

Son olarak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı arasında bir çalışma grubu oluşturulması ve özel sektör Ar-Ge merkezleri ve araştırma altyapıları hakkında bilgilerin, görüş ve önerilerin düzenli olarak paylaşılması önerilmektedir.

Kaynakça:

  • Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (BSTB). (2017), Ar-Ge Merkezi İstatistikleri, Ağustos 2017. https://agtm.sanayi.gov.tr/Upload/SingleFile/Dosya-473-356.pdf
  • Kalkınma Bakanlığı. (2017). Üniversite ve Kamu Kurumları Araştırma Altyapıları. Mayıs 2017.
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). (2015). Araştırma Geliştirme Faaliyetleri İstatistikleri, Türkiye İstatistik Kurumu Veritabanı, Eylül 2017. http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri. do?id=21782.
  • Çetinsaya, G. (2014). Büyüme, Kalite, Uluslararasılaşma: Türkiye Yükseköğretimi İçin Bir Yol Haritası (2. Baskı). Anadolu Üniversitesi Basımevi Müdürlüğü:2014.
  • Erdil, E. Akçomak, S. Pamukçu, T. Erden, Y. (2012). Değişen Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Üniversite Örgütlenmesi. Mayıs 2015. stps.metu.edu.tr/sites/stps.metu.edu .tr/files/1201.pdf