İçindekiler
Dergi Arşivi

Ulusal Biyoteknoloji Ar-Ge ve Yenilik Stratejisi Hazirlik Çalişmalari

Eda ÜNAL / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü)

 

Günümüzde biyoteknoloji, gıdanın sürdürülebilirliği ve temininin sağlanması, su kalitesinin iyileştirilmesi, yenilenebilir enerjinin temini, hayvan ve insan sağlığının iyileştirilmesi, istilacı türlerin tespiti ile biyoçeşitliliğin korunması gibi insanlığın küresel çapta mücadele etme durumunda kaldığı sorunlara çözümler sağlamada anahtar niteliğindedir. Her ne kadar biyoteknoloji, küresel problemlerin çözümünde kullanılan bir araç ya da disiplin olarak görünüyor olsa da arka planda mevcut biyolojik ya da mühendislik sistemlerinin de verimliliğini en yüksek düzeye çıkarmayı hedeflemekte, yenilikçi ve teknolojik ürünlerin oluşmasına sebebiyet vermekte ve bu bağlamda ekonomiye ciddi bir katkı sağlamaktadır.

Tüm bunların sonucu olarak başta gelişmiş ülkeler olmak üzere birçok ülke ekonomilerini, biyoekonomi üzerinde yapılandırmaya başlamış olup, bu sürecin en temel ayağı olan Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine büyük önem vermektedirler. 2010 yılı verilerine göre Almanya, Güney Kore gibi ülkelerin biyoteknoloji alanında kamu Ar-Ge harcamaları toplam kamu Ar-Ge harcamalarının sırasıyla % 21,18 ve % 19,75’ini oluşturmaktadır. Özel sektör harcamalarına bakıldığında ise OECD ülkeleri arasında ABD’nin 26 ülkenin özel sektör biyoteknoloji harcamasının yaklaşık % 64’üne denk gelecek şekilde 22 milyar dolar ile birinci sırada bulunduğu görülmektedir. Bu göstergelerin yanı sıra gelişmiş olan ülkelerde biyoteknolojinin tüm potansiyelinin kullanılması, gelişimi ve uygulanması için özellikle ulusal boyutta Ar-Ge ve yenilik politikalarının uygulandığı, tüm aktörleri ve kurumsal mekanizmaları kapsayan bir biyoteknoloji-inovasyon sisteminin oluşturulduğu gözlemlenmektedir.

Ülkemizde biyoteknoloji alanındaki bilim ve teknoloji göstergeleri oldukça düşük bir performans göstermekte olup şimdiye kadar yapılmış ve inovasyon değer zincirinde yer alan çalışmalar çoğunlukla akademik eksende yoğunlaşmış, özel sektörün bu konudaki çabaları sınırlı düzeyde kalmıştır. Şimdiye kadar gerçekleştirilmiş olan faaliyetlerde işbirliği ve koordinasyonun eksikliğinin yanında karar vericilerin konuyu günümüze kadar bütünleyici bir çaba altında sahiplenmediği ortaya çıkmaktadır.

Bu gerçeklerin farkında olarak ülkemiz biyoteknoloji sektörünün sürdürülebilir ve etkin bir yapıya kavuşturulmasını sağlamak üzere “Ulusal Biyoteknoloji Ar-Ge ve Yenilik Stratejisi ve Eylem Planı” hazırlama çalışmaları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından başlatılmış ve öncelikle biyoteknoloji sektörü inovasyon ekosistemi içerisinde yer alan kurum ve kuruluşlarla veri alışverişinde bulunulmuştur. Dünyadaki uygulamaların ve istatistikî verilerin taraması yapılarak, Biyoteknolojinin Tanımı, Dünya’da ve Türkiye’de Mevcut Durum, Ulusal Strateji Belgelerinde Biyoteknoloji Alanı, Durum Analizi, Sorun Alanları, Vizyon Genel Amaç, Hedef ve Eylemler ve Eylem Planı bölümlerine sahip olan taslağın hazırlanmasında, yukarıda bahsi geçen kurum ve kuruluşlardan ve yayınlardan alınan bilgilerin yanında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (BSTB) 2013-2016 Stratejik Planı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Strateji Belgesi (2011-2014), Dokuzuncu ve Onuncu Kalkınma Planları gibi devletin politika dokümanlarından yararlanılmıştır. Durum Analizi, Sorun Alanları Eylem Planı’nın oluşturulmasında ise, 3 Nisan 2013 tarihinde Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından düzenlenen “Türkiye Biyoteknoloji Sektör Stratejisi ve Eylem Planı Odak Grup Çalıştayı”nın sonuçlarından yararlanılmıştır. Bu çalıştaya, biyoteknoloji alanında çalışan akademisyenler, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, kamu araştırma merkezleri temsilcileri ve kamu temsilcilerinden oluşan 69 kişilik bir grup katkı vermiştir. Çalıştayda biyoteknoloji alanı, eğilimler ve uygulama alanları açısından 4 alt alana (agrobiyoteknoloji, endüstriyel ve sağlık biyoteknolojisi, biyoinformatik) ayrılmış ve bu alanlardaki Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditlerin (GZFT) analizi yapılmış, dünyadaki pazar ve teknolojik eğilimler üzerinde durulmuş ve Türkiye’nin mevcut koşulları altında amaç, hedef ve eylem önerileri geliştirilmiştir. Bahsi geçen, çalıştayın çıktıları analiz edilerek taslağın Eylem Planı ve Durum Analizi kısımlarına derç edilmiştir.

Hazırlanmış olan taslak ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren akademisyen, sanayici ve STK’ların görüşüne sunulmuş olup, çalışmalar devam etmektedir. Sürecin Bakanlığımız yönünden tamamlanmasından sonra tüm paydaşların görüşlerini yansıtacağı bir çalıştayın düzenlenmesi hedeflenmektedir.