İçindekiler
Dergi Arşivi

Uluslararası Üretimin Değişen Doğası: Katma Değerdeki Ticaret Ve İlgili Göstergelerden Öne Çıkan Bulgular

Faik Yücel GÜNAYDIN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Katma değerdeki ticaret veri tabanı (TiVA) OECD’nin oluşturduğu dünya ticaret ve üretim yapısının bağlantılarını ve değişimlerini izleyebildiğiniz bir veri çalışmasıdır. 2018 yılının Aralık ayında son versiyonu yayınlanan çalışma, 2005-2015 yıllarını kapsamaktadır.

 

1990’ların ortalarından bu yana küresel ekonominin karşılıklı bağımlılığı hızlanmıştır. Buna bağlı olarak küresel arz zincirleri arasındaki üretim ve bölüşüm yapılarıyla değer yaratımı, eskiye göre daha karmaşık ticaret ilişkileri ile meydana gelmektedir.

OECD’nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) küresel ticaret ilişkilerindeki ve değer yaratımındaki yapıları tespit etmek amacıyla uluslararası ticaret ve girdi çıktı tablolarını kullanarak oluşturduğu TİVA Katma Değerdeki Ticaret (Trade in Value Added) veri tabanının 2018 versiyonu yukarıda anlatılan karmaşıklaşan yapıları anlamaya yardımcı olacak bir takım yeni göstergeler de sunmaktadır. Söz konusu yeni versiyon 64 ekonomiyi (Tüm OECD ülkeleri, Avrupa Birliği (AB), ve G20 ülkelerini ve ayrıca Doğu ve Güneydoğu Asya ekonomilerinin büyük bölümünü kapsamaktadır), 2005 ile 2015 yıllarını ve 2016 yılına dair kimi ön bulguları içermektedir. Veri tabanı 36 ekonomik faaliyet alanını ve ilgili toplulaştırılmış büyüklükleri içermektedir. Çalışma ulusal hesaplar sisteminin (System of National Accounts) en güncel versiyonu olan 2008 SNA ve sektörel sınıflama olarak da, diğer sektörel sınıflamalara görece en kolay karşılaştırma imkânını sunan, ISIC Rev.4 kullanılmaktadır. Uluslararası girdi çıktı tabloları veri tabanının Inter-Country Input-Output (ICIO) bu yenilenmiş yapısı, küresel değer zincirlerinin değişen yapısı hakkında birçok bilgi sunma ve politika uygulamayla ilgili sorulara cevap verme potansiyeline sahiptir.

“Üretimin Küresel Katmanlanması”nda yavaşlama eğiliminin ipuçları görülmektedir…
Çoğu OECD ülkesinde ve yükselen ekonomilerde üretimin küreselleşmesi 20. yüzyılın sonundan itibaren hafiflemeden artmaya devam etmiş olsa da son yıllarda bu eğilimin yavaşladığına dair işaretler görülmeye başlamıştır. Örneğin, 2011’den itibaren, ihracatın içindeki yabancı katma değer oranı (geri bağlantılar) birçok öncü ekonomi için dereceli olarak düşme eğilimindedir. Bu düşüş en çok Çin’de ve daha az seviyede ABD’de görülmektedir (Şekil 1).

Şekil 1. İhracatın içindeki Yabancı Katma Değer Oranı

Bu gelişmede üretimde yurt içi kaynaklı aramalı kullanımının büyük payı olduğu düşünülmektedir, bununla birlikte ürünlerin fiyatlarındaki (örneğin ham petrol) hareketliliğin de bu gelişmelerde etkisi olabileceği değerlendirilmektedir.

….ama eğilim ülkeler, bölgeler ve sektörler arasında değişmektedir.

Bazı OECD ve G20 ülkeleri, özellikle Arjantin, Çin, Endonezya ve İsrail, 2005 ile 2015 arasında ihraç edilen üretimleri içindeki yabancı menşeili katma değer miktarında önemli düşüşler sergilemişleridir. Buna karşın Yunanistan, Japonya, Hollanda ve Güney Afrika gibi birçok ülkede de önemli artışlar görülmüştür. Şekil 2’de bu gelişmeler ile dünya dış ticaretinde önemli paya sahip ve yüksek dış ticarete açıklık düzeyine sahip birçok ülkenin ihracatındaki yabancı menşeili payın yüksek düzeyde farklılaştığı da görülebilmektedir.

Şekil 2. İmalat İhracatındaki Yabancı Menşeili Katma Değer Payı, 2005 ve 2015, %


Şekil 3. Seçilmiş İmalatlar için Bölgesel Talep, 2005 ve 2015, Katma Değerin Menşei Bölgesi İtibarıyla

Üç en çok “küresel olarak entegre” sektörler (a-Bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı, b-Motorlu taşıtlar (…)’ın imalatı ve c-Tekstil ürünleri ve hazır giyim imalatı) bakıldığında, üretimde katmanlanmanın yavaşlamasında bölgesel düzeyde önemli seviyede farklılaşma olduğu görülmektedir (Şekil 3) Örneğin Doğu ve Güneydoğu Asya, bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı ve tekstil ürünlerinin ve hazır giyim imalatında nihai talebin içindeki yabancı katma değer payında, bölge içinde çok yüksek seviyeler (%90’lar) görüldüğü için, sınırlı düzeyde artışlar sergilemiştir. Aksine, Kuzey Amerika ve Avrupa Birliği’nde özellikle tekstil ve hazır giyim imalatında bölge içi katma değer kaynağı kullanımında belirgin düşüşler görülmüştür. Motorlu taşıtların imalatı sektöründe Avrupa Birliği’nde bölge içi menşeili katma değer kullanımı 2005 ile 2015 arasında aynı düzeyde kalmıştır. Yüksek entegrasyona sahip kimyasallar gibi sektörler 2005-2015 döneminde sınırlı değişim göstermişlerdir.

Hizmetler imalat ihracatının önemli bir tamamlayıcısı olarak önem taşımaktadır…
Hizmetlerin küresel değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu giderek daha net ortaya çıkmaktadır. 1980’lerde, analizler imalatın katma değerdeki, istihdamdaki ya da ekonomideki nihai üretimdeki payının düşüşünde, daha önce imalatın içinde yer alan hizmetlerin işletme dışından temin edilmesi olduğunu göstermişti. Çoğu OECD ve G20 ülkesinde, hizmetler katma değeri imalat ihracatının %25 ila %40’ını oluşturmaktadır (Şekil 4). Bazı ülkelerin yabancı menşeili katma değer payı yerli menşeili katma değer payından yüksek olduğu dikkat çekmektedir.


Şekil 4. İmalat İhracatında Somutlaşmış Hizmet Katma Değeri %, Yurt içi ve Yabancı Meşeili, 2015

…ve yerleşik olmayanların harcamaları ihracatın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

Küresel değer zincirleriyle ilgili geçmişteki çalışmalardaki önemli bir boşluk yerleşik olmayanların hane halklarının yurt içi alanda yaptığı harcamalar oluştur, burada en önemli bölüm kuşkusuz turizm harcamalarıdır. Yunanistan, İzlanda, Portekiz, Yeni Zelanda gibi göreli küçük ama önemli turizm geliri olan ekonomilerde yerleşik olmayanların harcamalarının ihracattaki payı öne çıkmaktadır (Şekil 5). Avustralya, İspanya, Türkiye ve ABD de yerleşik olmayanların harcamaları büyük katkılar oluşturmuştur. 2005 ile 2015 arasında Endonezya, Japonya ve G. Kore gibi Asya ülkeleri ile İsveç Polonya, İzlanda ve Letonya gibi Avrupa ülkelerinde ihracatın içindeki yerleşik olmayanların harcamaları artışlar görülmüştür. Yerleşik olmayanların ürünler ve hizmetlere yönelik nihai taleplerinin yurt içi arzda, sektörler arasında değişmekle birlikte, önemli etkisi görülebilmektedir.


Şekil 5. Yerleşik Olmayanların Harcamaları, Katma Değerin Menşei İtibarıyla, 2015, İhracatın Yüzdesi

Küresel Değer Zincirlerinin değişen yapısı istihdam için sonuçlar doğurmaktadır…

Küresel Değer Zincirlerine entegrasyonun yapısının ve derecesinin ekonomik birçok sonucu vardır, ama ilk önce ve en şiddetli etkilenen gösterge istihdamdır. Şekil 6, G20 ülkelerindeki yabancı kaynaklı nihai talebi karşılamak için gerekli istihdam miktarını (yurt içi istihdamın yurt dışı piyasalara bağlı olduğunu) göstermektedir. Bu şekil “hiçbir ülkenin tek başına bir ada olmadığını” göstermektedir, en büyük ekonomilerin dahi (ABD, Japonya, Çin) istihdamının yaklaşık %10’u için yabancı talebe bağımlıdır. OECD ülkelerinin çoğu, 2005 ile 2015 arasında yabancı kaynaklı nihai talebin yarattığı istihdam artarken öncü yükselen ekonomilerde tersine bir düşüş eğilimi görülmüştür (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya ve Rusya Fed.). Birçok küçük ekonomi için, özellikle de bölgesel üretim ağlarına entegrasyonu yüksek olanlar için, yabancı kaynaklı nihai talebe bağımlılık seviyesi yüksek olabilmektedir.


Şekil 6. Yabancı Kaynaklı Nihai Talep Tarafından Sağlanan Yurt içi İstihdam, 2005 ve 2015, Toplam İstihdamın Yüzdesi

…ve ayrıca toplumsal ve çevresel sonuçları da vardır.

Küresel ekonomik sistemlerin entegrasyonu, küresel toplumsal ve çevresel etkilerle el ele hareket eder. Bunun, ekonomilerin negatif etkileri dış dünyadan yurt içine “ithal etmesi” gibi olası yansımaları olabilir. Sıklıkla ülkeler söz konusu negatif etkileri azaltmak için yurt içi politika uygulamalarına başvurmak zorunda kalmaktadır. Örneğin Şekil 7 tüketim ve üretim bazlı karbon emisyonlarını göstermektedir. Üretimin katmanlılığının azalması, karbon kaçağı da denilen ticaret aracılığıyla karbon emisyonu transferinin azalmasını da beraberinde getirebilecektir. Örneğin son durumda OECD ülkeleri, dünyanın geri kalanından on yıl önceye göre daha az içerilmiş karbon ithal etmektedir. 2005’ten 2015’e, içerilmiş karbondioksitin OECD’ye net ithalatı 2,2 gigatondan 1,6 gigatona düşmüştür.


________________________________________
Şekil 7. Üretim ve Tüketim Bazlı Karbondioksit Emisyonları


Türkiye için öne çıkan bulgular
Küresel eğilimlere uygun şekilde Türkiye’nin ihracatlarının içindeki yabancı kaynaklı pay son yıllarda düzenli olarak düşüş eğilimindedir; 2016’da %19,4’ten 2014’te %16,5’e düşüş gözlemlenmiştir. Ama bu, 2005 düzeyine göre %1,1’lik bir artışı ifade etmektedir. Geçen 10 yılda, Türkiye’nin ihracata yönelimi artmıştır; yabancıların nihai talebi tarafından belirlenen yurt içi katma değeri çoğu sektörde artış göstermiştir. 2015’te Türkiye’nin aramalı ve hizmet ithalatının %29,1’i ihracatın içinde kullanılmıştır, bu oran 2005 değerinden (%25,2) yüksek olmakla birlikte, OECD ortalaması olan %45,5’in altındadır. Türkiye’nin toplam ihracatındaki hizmet içeriği 2005 değeriyle hemen hemen aynı değeri alarak 2015 yılında %51,2 olmuş ve OECD ortalamasının çok az altında kalmıştır.

2015 yılında Türkiye’nin toplam yurt içi katma değerinin %20’si yurt dışı kaynaklı tüketim kaynaklıdır, on yıl önce bu dere %18,2’dir. Sektörel olarak bakıldığında, oranlar en çok motorlu taşıtların imalatı (%55,9) ile ana metal (%52,8) ve diğer ulaşım araçlarının imalatı (%52,8) alanlarında görülürken, en düşük oranlar bilgi ve iletişimde (%13) görülmektedir (Şekil 8).


Şekil 8. Türkiye - Yabancı Kaynaklı Nihai Talepteki Yurt içi Katma Değer, Sektörel Katma Değerin Yüzdesi, 2005 ve 2015

2015 yılında sektörlerin ihracatlarının içindeki yabancı kaynaklı katma değer payı ekonomi genelinde %16, imalat sanayinde %22 iken hizmetlerde %7 olmuş, her alanda 2005 yılına göre artış göstermiştir. İmalat sanayinin bölümlerine bakıldığında, elektrikli teçhizat (%33,6), kok kömürü ve rafine edilmiş petrol (%32,8), motorlu taşıtlar (%27,4) en yüksek değerleri almıştır (Şekil 9). 2005 yılından 2015 yılına gelindiğinde ihracatlarının içindeki yabancı kaynaklı katma değer payının en çok arttığı alan tarım, gıda ürünleri ve kimyasalların üretimi, en çok düştüğü alanlar ise diğer iş hizmetleri ile kok kömürü ve rafine edilmiş petrol üretimi olmuştur.


Şekil 9.
Türkiye - İhracatın içindeki Yabancı Menşeili Katma Değer, 2005 ve 2015, Sektörler İtibarıyla İhracatın Yüzdesi

Kaynak:
OECD, 2018. TiVA 2018 Introductory Flyer, http://www.oecd.org/industry/ind/tiva-2018-flyer.pdf
OECD, 2018. Guide to TiVA Country Notes, http://www.oecd.org/industry/ind/TIVA-2018-Turkey.pdf