İçindekiler
Dergi Arşivi

Üretim Reform Paketi Kapsamında 4703 Sayılı Kanunda Yapılan Değişiklikler

Burcu ATEŞ / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü)

 

Piyasa gözetimi ve denetimi (PGD), ürüne ilişkin teknik mevzuatı hazırlamaya ve yürütmeye yasal olarak yetkili bulunan kamu kuruluşlarının ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğini denetleme faaliyetidir.

Bu çalışmada PGD faaliyetlerinin hukuki dayanağını oluşturan 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’da yapılan değişiklikler ve bu değişikliklerin uygulamaya yansıması açıklanacaktır.

4703 sayılı Kanun PGD faaliyetlerinin Kanuni dayanağını oluşturmakta olup anılan Kanun 11 Temmuz 2001 tarihli ve 24459 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, yayımından altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

Kanun’un amacı; ürünlerin piyasaya arzı, uygunluk değerlendirmesi, piyasa gözetimi ve denetimi ile bunlarla ilgili olarak yapılacak bildirimlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Kanun ile ürünlerin piyasaya arz koşulları, üretici ve dağıtıcıların yükümlülükleri, uygunluk değerlendirme kuruluşları, onaylanmış kuruluşlar, piyasa gözetimi ve denetimi, ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması, bertarafı ve bunlarla ilgili olarak yapılacak bildirimler düzenlenmiştir.

1.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, kamuoyunda Üretim Reform Paketi olarak da bilinen; 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4703 sayılı Kanun’un dört, beş, yedi, dokuz, on bir ve on ikinci maddeleri değiştirilerek, Ek Madde 1 mevzuat metnine eklenmiştir.

Yapılan çalışma; Kanun’un değiştirilen beşinci ve on birinci maddelerine ilişkin olup 7033 sayılı Kanun ile değiştirilen diğer maddeler çalışmanın kapsamı dışında tutulmuştur.

Ürünlerin piyasaya arzında dağıtıcıların yükümlülükleri ilişkin (madde 5)
4703 sayılı Kanun’da yapılan en önemli değişikliklerden biri beşinci maddenin dokuzuncu fıkrasına eklenen son cümledir. Eklenen cümle “Dağıtıcılar, teknik düzenlemelerle kendilerine getirilen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır” şeklindedir.

Yapılan bu değişiklik ile dağıtıcılara ek bir yükümlülük yüklenmiştir. Dağıtıcılara yüklenen bu yükümlülüğün uygulamadaki yansımasına geçmeden önce PGD faaliyetlerinde, dağıtıcı ve teknik düzenleme kavramını açıklamak uygun olacaktır.

Dağıtıcı, ürünün tedarik zincirinde yer alan ve faaliyetleri ürün güvenliğini etkilemeyen gerçek veya tüzel kişidir. Bu çerçevede ürünün nihai tüketiciye ulaşmasında rol alan, ürün üzerinde esaslı bir değişiklik yapmayan ve ürünün imalat ya da ithalat aşamasında da bulunmayan gerçek veya tüzel kişiler PGD faaliyetlerinde dağıtıcı olarak kabul edilmektedir.

Dağıtıcı kavramından sonra mevzuat metninde belirtilen teknik düzenleme kavramının da tanımlanması, dağıtıcıların sorumluluk alanlarının belirlenmesinde önem arz etmektedir.

4703 sayılı Kanun’da teknik düzenleme “…Bir ürünün, ilgili idarî hükümler de dâhil olmak üzere, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenleme…” şeklinde tanımlanmıştır.

Teknik düzenleme kavramını Kanuni tanımından çıkartılarak, biraz tarihsel gelişimi ile birlikte uygulama örnekleri ile pekiştirmek, bu kavramın biraz daha anlaşılabilir olmasını sağlayacaktır. Teknik düzenlemeler ile esasen ortak özellikler taşıyan ürünler bir grupta toplanmakta ve piyasaya arz edilmesi için gereken “temel emniyet gerekleri” belirlenmekte, Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerden ve tarihsel gelişimi Gümrük Birliği anlaşmasına kadar uzanan uluslararası antlaşmalar dolayısıyla ülkemizden teknik mevzuatlarını uyumlaştırmaları beklenmektedir.

Malların serbest dolaşımı anlayışı gereği, ürünlerin aynı teknik kriterlerle üretilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda AB’ye üye ülkeler sadece ticarette uyguladıkları mali ve fiziki engelleri kaldırmakla kalmayıp, teknik alandaki mevzuatlarını da uyumlaştırmaktadırlar. Malların üye ülkeler arasında serbest dolaşımını sağlamak için tüm üye ülkelerin aynı teknik mevzuat ve uygunluk değerlendirme işlemlerini benimsemesi ve uygulaması amacıyla test ve belgelendirme alanında da karşılıklı tanıma araçlarını kullanılması yöntemlerde benimsenmiştir.

Örneğin; Belirli Gerilim Sınırları İçin Tasarlanan Elektrikli Ekipman ile İlgili Yönetmelik bir teknik düzenlemedir. Bu teknik düzenleme ile alternatif akım için 50 V - 1000 V, doğru akım için 75 V - 1500 V arasındaki gerilimlerde kullanılmak üzere tasarlanan elektrikli ekipmanların güvenli olabilmesi için taşıması gereken teknik özellikler, piyasaya arz şartları ve tarafların yükümlülükleri düzenlenmiştir. Ürün gruplarına göre teknik düzenleme türleri ve sayıları da değişmektedir. Örneğin; Makine Emniyet Yönetmeliği, Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik v.b

Dağıtıcı ve teknik düzeleme kavramından sonra 4703 sayılı Kanun’a eklenen “Dağıtıcılar, teknik düzenlemelerle kendilerine getirilen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır” düzenlemesinin uygulamaya yansıması bir örnek üzerinden somutlaştırılacaktır.

Lastiklerin Yakıt Verimliliği ve Diğer Esas Parametreler Gözetilerek Etiketlenmesi Hakkında Yönetmeliğin dağıtıcıların yükümlülüklerini düzenleyen 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Dağıtıcılar, lastiğin satışından önce, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen etiketin nihai kullanıcıya gösterilmesini ve satış noktasında lastiğin hemen yanında açıkça teşhir edilmesini sağlar” hükmü düzenlenmiştir.

Madde metninde geçen 5’inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise “Teslim edilen bir veya birden çok özdeş lastiğin her bir partisine, Ek-1, Kısım A’da belirtilen yakıt verimliliği sınıfını, Ek-1, Kısım C’de belirtilen dış yuvarlanma gürültü sınıfı ile ölçülen değerini, uygulanabilirliği varsa Ek-1, Kısım B’de belirtilen ıslak tutuş sınıfını gösteren, basılı formatta bir etiketin eşlik etmesini sağlar” hükmü düzenlenmiştir.

İki madde metninin birlikte yorumlanmasından ve Türkçeleştirilmesinden sonra ortaya çıkan sonuç; lastiklerin satışına ilişkin teknik düzenlemede, lastiklerin satışı esnasında, verimlilik değerlerini gösteren bir etiketin bulunması zorunlu tutulmuştur. Dağıtıcının etiket bilgileri eksik olan veya olmayan ürünleri piyasaya arz etmesi Kanun ile yasaklanmıştır.

Esasen dağıtıcının, lastiklerin üretilmesinde ve etiketlenmesinde herhangi bir etkisi yoktur. Lastiklerin etiketlenmesi üreticinin sorumluluğundadır. Dağıtıcı etiket bilgileri uygun olmayan ürünlerin satışını yapamaz.

Temel hukuk sistematiği gereği bir yükümlülük yüklenmişse, bu yükümlülüklere aykırı davranılması halinde uygulanacak yaptırımında belirlenmesi gerekmektedir. Dağıtıcı, Kanun ile kendisine getirilen yükümlülüğe aykırı hareket ederse, örnekte olduğu gibi gerekli etiket bilgileri olmayan bir lastiğin satışını yapar ise, hakkında idari para cezası uygulanmaktadır.

Dağıtıcılar hakkında uygulanacak idari para cezası 4703 sayılı Kanunu’n 12’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Anılan madde gereği; teknik düzenlemelerle kendilerine getirilen yükümlülükleri yerine getirmeyen dağıtıcılar hakkında; 2,289 TL ile 45.788 TL arasında idari para cezası uygulanmaktadır.

Ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertarafı (Madde 11)
4703 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerden bir diğeri, on birinci maddeye dördüncü fıkra eklenmesidir. Eklenen fıkra; “İkinci fıkrada yer alan hükümler, yetkili kuruluş tarafından 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği şekilde hazırlanarak yürürlüğe konulan teknik düzenlemede yer alan diğer önlemlerin alınmasını engellemez” şeklindedir. Çalışmanın bu bölümünde belirtilen fıkranın uygulamaya yansıması değerlendirilecektir.

Eklenen madde ile neyin kastedildiğini anlamak için esasen 4703 sayılı Kanun’un sistematiğini de anlamak gereklidir. Kanun iki tip uygunsuzluk üzerine kurgulanmıştır. Bunlar; güvensizlik ve teknik düzenlemeye aykırılıktır.

Güvensizlik; duyusal inceleme veya test ve muayene yoluyla insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki varlığı ve çevre bakımından güvenli olmadığı tespit edilen ürünün piyasa arz edilmesidir. Güvensiz olarak piyasaya arz edilen ürünler hakkında da piyasadan toplatma ve bertaraf/düzeltme kararı alınmaktadır.

Teknik düzenlemeye aykırılık fiili ise piyasaya arz edilen ürünün insan sağlığına, can ve mal güvenliğine, hayvan, bitki yaşamına ve sağlığına ve çevreye bir tehdit oluşturmaması ancak ürünün teknik düzenlemesinde getirilen zorunluluklara uymamasıdır. Örneğin; ürün etiketi üzerinde bulunan uygunluk işareti boyutunun teknik düzenlemesine aykırı olması. Teknik düzenlemesine aykırı olarak piyasaya arz edilen ürün hakkında Kanun değişikliğinden önce sadece idari para cezası uygulanmaktaydı.

Özetlemek gerekirse, Kanun değişikliğinden önce güvensiz olduğu tespit edilen ürünler hakkında ürünlerin piyasadan toplatılması ve bertaraf/düzeltme kararı, güvenli olmakla birlikte teknik düzenlemesine aykırı olarak piyasaya arz edilen ürünler hakkında ise sadece idari para cezası uygulanmaktaydı.

Kanuna eklenen “…..teknik düzenlemede yer alan diğer önlemlerin alınmasını engellemez” ifadesi ile birlikte yetkili kuruluşun alabileceği kararlar genişletilmiştir. Bu kapsamda yetkili kuruluş karar almadan önce ürünün teknik düzenlemesi incelemekte ve 4703 sayılı Kanun da açıkça yazmasa dahi teknik düzenlemede yer alan yaptırımı uygulayabilmektedir. Olayı bir örnek üzerinden somutlaştırmak Kanun metninin daha net anlaşılmasını sağlayacaktır.

Enerji ile İlgili Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Yönetmelik, enerji ile ilgili ürünlerin piyasaya arz edilebilmesi veya hizmete sunulabilmesi için, bu ürünlerin tasarımında uyulması zorunlu olan şartların çerçevesini belirlemektir. Çalışmanın ilk bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere belirtilen Yönetmelik bir teknik düzenlemedir ve bu teknik düzenlemede, piyasaya arz edilecek ürünlerin enerji verimliliği ile ilgili uymasının zorunlu olduğu kriterler belirlenmiştir.

Örneğin piyasada enerji tasarruflu olarak satışa sunulan ampullerin bu Yönetmelik’de belirlenmiş olan kriterlere uyması zorunludur. Enerji tasarruflu olarak satışa sunulan ampullerin, enerji verimliliği ile ilgili kriterlere uymaması durumunda yetkili kuruluş hangi önlemleri alabilecektir:

Ürünün enerji verimliliği kriterlerine uygun olmadan piyasa arz edilmesi, güvensizlik fiili olarak değerlendirilmemektedir. Güvensizlik kabahati esasen piyasaya arz edilen ürünün insan sağlığı can ve mal güvenliği açısından ciddi risk oluşturması halidir. Etiket üzerinde enerji verimliliği A sınıfı olarak belirtilen bir buzdolabının B sınıfı enerji tüketmesi güvensizlik fiilini oluşturmamaktadır.

Etiket üzerinde enerji verimliliği A sınıfı olarak belirtilen bir buzdolabının B sınıfı enerji tüketmesi teknik düzenlemeye aykırılık fiilidir. Ürün piyasaya güvenli bir şekilde arz edilmiştir, ancak teknik düzenlemesinde belirtilen şartlara uymamaktadır.

4703 sayılı Kanun’da değişiklik yapılmadan önce, sadece güvensiz ürünlerin piyasadan toplatılabileceği belirtildiği için enerji verimliliği kriterlerini taşımayan ürünler hakkında piyasadan toplatılması kararı alınamamaktaydı.

4703 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ile güvenli ya da güvensizlik ayrımı yapılmaksızın ürünün teknik düzenlemesine bakılmasına ve teknik düzenlemesinde tespit edilen aykırılık için bir yaptırım düzenlenmiş ise bu yaptırımın uygulanmasının Kanuni dayanağı oluşturulmuştur.

Enerji ile İlgili Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Yönetmeliğin dokuzuncu maddesinde ürünün Yönetmeliğe veya ilgili uygulama tebliğlerine uygun olmadığının tespit edilmesi durumunda piyasadan toplatılabileceği düzenlenmiştir. Ürünün teknik düzenlemesi, tespit edilen aykırılığın güvenlikle ilgili olup olmadığı ayrımına girmeksizin ürünün toplatılabileceğini düzenlemektedir.

Bu çerçevede Kanun metni ve teknik düzenleme hükümleri birlikte uygulandığında, enerji verimliliği değerlerine uymayan ürünler piyasadan toplatılabilmektedir. Kanun değişikliğinin amacı ürünün teknik düzenlemesinde düzenlenen yaptırımların uygulanmasının Kanuni dayanağını oluşturmaktır.

Ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertarafı (Madde 11)
Kanun da yapılan diğer bir değişiklik ise 11’inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendindedir. Anılan madde hükmü, hakkında idari yaptırım kararı alınmış olan ürünlerin duyurulmasına ilişkindir.

Kanun değişikliğinden önce hakkında piyasadan toplatılma kararı alınan ürün ve üretici bilgileri masrafları üreticiden karşılanmak üzere, ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilan edilmekteydi.

Kanunun yayım tarihi 2001 yılıdır. Yayımlandığı tarih itibarıyla gazete ve TV ilanı duyuru yapılmak için en iyi yöntem olarak kabul edilebilirdi. Ancak, özellikle internetin yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanması ilan yöntemlerinin de değiştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur.

4703 sayılı Kanun’da ilan yöntemlerinin neler olacağı tahdidi olarak belirlenmemiştir. Yapılan ilanın uygun olup olmadığı belirleme takdiri yetkili kuruluşa bırakılmıştır. Uygulama da netliğin sağlanması amacıyla ikincil düzenlemeler ile ilan yöntemlerinin neler olacağının belirlenmesinin daha doğru olacağı düşünülmektedir.