İçindekiler
Dergi Arşivi

''Ürün Güvenliği ve Denetimi"

Kullanıcılarımızın belgesiz ve uygunluk işareti bulunmayan ürünleri tercih etmemelerini hatta bu tür ürünleri ihbar ve şikâyet yoluyla Bakanlığımıza bildirmelerini bekliyoruz

Muhsin DERE-Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür V.

 

 

Sayın DERE, öncelikle Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünün kuruluşu ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, Bakanlığımızın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen ve Bakanlığımız bünyesinde yeni hizmet birimleri oluşturulmak suretiyle yeniden yapılanmasını öngören 635 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gereğince 2011 yılında kurulmuştur.
Piyasaya arz edilmiş sanayi ürünlerinin ilgili mevzuata uygun olarak üretilip üretilmediğinin Genel Müdürlüğümüz tarafından denetlenmesi, bir yandan kullanıcıların güvensiz ürünlere karşı korunmasını sağlarken, diğer taraftan piyasada haksız rekabet ortamının oluşması engellemektedir. 
Genel Müdürlüğümüz, denetimlere ilişkin politika belirleme, denetim stratejisi, rehberi ve programı hazırlama, denetlenecek ürünlere yönelik risk analizleri yapma, denetim usul ve esaslarını belirleme, uygunsuzluk halinde gerekli tedbirlerin alınmasını ve yaptırım uygulanmasını sağlama gibi görevleri merkezi olarak yerine getirmektedir. Bu görevlerin yanı sıra Bakanlığımız sorumluluğunda bulanan ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerini kendi görev ve sorumlulukları çerçevesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlükleri aracılığıyla yürütmektedir. 
Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu ürünler hangileridir?
Genel Müdürlüğümüz, Bakanlığımız sorumluluk alanında bulunan teknik mevzuat kapsamına giren sanayi ürünleri ile tüketiciye sunulmayan ve teknik mevzuatı bulunmayan sanayi ürünlerinin piyasa gözetimi ve denetimini gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda, aerosol kaplar, asansörler, basınçlı ekipmanlar, gaz yakan cihazlar, elektrikli ekipmanlar, makineler, otomotiv, sivil kullanım amaçlı patlayıcılar, taşınabilir basınçlı ekipmanlar, tekstil ve ayakkabılar, düzenlenmemiş alanda yer alan ve tüketiciye sunulmayan ürünler ve teleferikler ürün grupları Genel Müdürlüğümüzün sorumluluğunda yer almaktadır.
Genel Müdürlüğünüzün kuruluşu ile daha etkin bir “Piyasa Gözetimi ve Denetimi” için hangi çalışmalar yapılmıştır?
Genel Müdürlüğümüzün denetim sorumluluğunu üstlenmiş olduğu sanayi ürünlerinin geniş bir yelpazeye sahip olması denetimlerin etkinliğinin artırılması amaçlı çalışmalara önem kazandırmıştır.
Bu kapsamda, denetim personeli ihtiyacının karşılanması amacıyla 2012 yılı Ocak ve Mart aylarında gerçekleştirilen teknik eğitim, ardından Nisan ayında düzenlenen hukuk eğitimi sonucunda toplam 340 aday denetim personelinin katıldığı denetçi sınavı yapılmıştır. Yapılan sınavın ardından merkez ve taşra teşkilatında ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimini yapmak üzere toplam 289 kişiye denetçi sertifikası verilmiştir.
Hem Genel Müdürlüğümüz hem de denetim personelimizin yatay ve dikey mevzuat konusunda teorik bilgi ve pratiklerinin artırılması amacıyla eğitimler düzenlenmektedir. Bunun için 2013 yılında bir denetim programı oluşturulmuştur. 2013 yılı programı çerçevesinde Ocak ayında mevzuat bilgilerinin güncellenmesi amacıyla denetim personeline 3 gün süreli eğitim verilmiştir. Yine Şubat ayında taşınabilir basınçlı ekipmanlar denetim projesi kapsamında 1 gün süreyle Ankara’da eğitim düzenlenmiştir. Mart ayında ise üç gün süreyle Piyasa Gözetimi ve Denetimi faaliyetlerinin hukuki boyutunu oluşturan yatay hukuk alanında PGD ve Genel Müdürlük personelinin uygulama bilgi ve tecrübelerinin geliştirilmesi amacıyla mevzuat eğitimi düzenlenmiştir.
Mevcut veri tabanı yerine tüm denetim süreçlerini kapsayacak ve raporlamaya elverişli “Ürün Güvenliği Bilgi Sistemi”nin oluşturulması için çalışmalara başlanmıştır. Bu çalışmaların 2013 yılı içerisinde tamamlanmasını bekliyoruz.
Mevzuat çalışmaları kapsamında; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği, 2 Ekim 2012 tarihli ve 28429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Ürün güvenliği konusunda sektörel farkındalığı artırmak üzere yıl içinde, ürün güvenliği, piyasa gözetimi ve denetiminin önemi ile Bakanlığımızın konuya yaklaşımı ve Genel Müdürlüğümüzün bu alandaki faaliyetlerini içeren bir yazı hazırlanmış ve 14 farklı sektör derneğine ve bağlı odalara dağıtım yapılmak üzere Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) gönderilmiştir. Yine bu çalışmaların bir parçası olarak 2012 yılı içerisinde sektör temsilcileri, sektörel dernekler, tüketici dernekleri ile denetçilerimiz ve yetkili kuruluş temsilcilerinin bir araya geldiği “Ev Aletleri Sektörel PGD Değerlendirme Toplantısı” Kasım ayı içerisinde gerçekleştirilmiştir. Bu toplantının olumlu sonuçları önümüzdeki dönemde farklı sektör temsilcileri ile değerlendirme toplantıları yapma kararımızı netleştirmiştir.
Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü Strateji Belgesi hazırlık çalışmaları kapsamında, 2012 yılı Temmuz ayı içerisinde Bakanlığımız merkez birimleri, bağlı ve ilgili kuruluşları ve il müdürlüklerinden toplam 78 katılımcıyla iç paydaş çalıştayı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu çalıştayda mevcut duruma ilişkin analizler yapılmış, çözüm önerileri ve yeni yaklaşımlar geliştirilmiş, verimli sonuçlar elde edilmiştir.
Sayın DERE, ortak olduğunuz veya yürüttüğünüz projeler nelerdir?
Bakanlığımız, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Enerji Bakanlığı ile birlikte Türkiye’de Enerji Verimli Cihazların Piyasa Dönüşümü Projesinin paydaşlarından biridir. Bu proje ile daha az enerji tüketen elektrikli ev aletlerinin piyasa dönüşümünü hızlandırarak konutlardaki elektrik enerjisi tüketimi ve buna karşılık gelen oranda sera gazı emisyonlarının azaltılması amaçlanmaktadır. Proje kapsamına giren ürün grupları buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, elektrikli fırın, klima ve televizyondur.
Proje kapsamında, Avrupa Birliği üye ülkeleri arasında bu alanda en iyi uygulama örneklerinden birine sahip olan İngiltere Ulusal Ölçüm Enstitüsü’ne 2012 yılında bir çalışma ziyareti gerçekleştirilmiş, daha sonra Ulusal Ölçüm Enstitüsü yetkilileri tarafından Genel Müdürlüğümüz personeline Ankara’da Piyasa Gözetim ve Denetim Program Yönetimi Eğitimi verilmiştir. Projenin önemli aşamalarından biri olan Tarama Denetim Programı iki yıl            (2013 -2014) için planlanmıştır. Bu program kapsamında ilk yıl piyasada yer alan ürünlerden numuneler alınacak ve bu numuneler yurt içi ve yurt dışında test ettirilecektir. Numunelerin ve testlerin bedeli proje tarafından karşılanacaktır.
Bakanlığımız Piyasa Gözetim Denetçileri nasıl belirlenmektedir ve nasıl yetiştirilmektedir?
Bakanlığımız adına Piyasa Gözetimi ve Denetim (PGD) faaliyetlerini sahada yürütmekte olan denetçiler Bakanlığımızda hâlihazırda çalışmakta olan personel arasından yapılan eğitimler ve sınav sonucunda seçilmektedir. Bu eğitimin ve sınavın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir.
Denetçilerin eğitimi ve sınavı Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlık tarafından uygun görülen zamanlarda yapılmaktadır. Yapılan eğitimlerin ilk aşamasında denetçi adaylarına ürünlere ilişkin teknik mevzuat konusunda bilgiler verilmekte, standardizasyon, akreditasyon, belgelendirme konularında temel oluşturulmaktadır. İkinci aşama olan hukuk eğitiminde ise anayasa, idare hukuku, cezalara ilişkin genel esaslar, ceza hukukunun genel hükümleri, suçlar, kabahatler ve yaptırımlar ile tutanak düzenlenmesi ve ihtiyaç duyulan diğer konularda bilgiler verilmektedir.
Eğitim döneminin sonunda eğitim konularını içeren bir sınav yapılmakta ve bu sınavda 100 tam puan üzerinden 70 ve üzeri puan alan adaylar denetçi kimliği almaya hak kazanmaktadır.
PGD faaliyetlerinin gereği gibi yerine getirilebilmesi, bu faaliyetlerin yeterli donanıma sahip denetçiler tarafından yürütülmesi ile mümkündür. Denetçilerin seçimi ve yetiştirilmesi konusunu bu yönüyle ele almak ve denetçilerin yetiştirilmesi sürecini bu eğitimlerle sınırlı tutmamak gerekir. Bu nedenle, önümüzdeki süreçte denetçi eğitimlerinde teknik konulara uygulamalı olarak ağırlık vermeyi düşünüyoruz.
Test laboratuvarlarının uygunluk değerlendirmesindeki rolü ve katkısı nedir?
Bilindiği üzere, AB teknik mevzuatına uyum süreci iki aşamalıdır. İlki AB yasal düzenlemelerinin kâğıt üzerinde mevzuatımıza aktarılması olarak açıklanabilecek uyumlaştırma aşaması, ikinci ise uyumlaştırma kapsamında yapılan yasal düzenlemelerin teorik alandan pratik alana taşındığı uygulama aşamasıdır. Uygulama aşaması, uygunluk değerlendirmesi ve PGD olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilmektedir.
Uygunluk değerlendirme işlemleri ürünün üretim safhasını, PGD faaliyetleri ise ürünün piyasaya arz edilmesinden sonraki safhayı kapsamaktadır. Henüz piyasaya arz edilmemiş bir ürünün kontrol edilmesinin kullanıcılar açısından ne denli önemli olduğu dikkate alındığında uygunluk değerlendirme sürecinin önemi daha iyi anlaşılacaktır.  
PGD denetimlerinde öncelikle ürünlerin uygunluk değerlendirmesi neticesinde almış oldukları belgelerin kontrolü yapılmaktadır. Bu belgelerin bulunmaması ya da bu belgelerle ilgili bir şüpheye düşülmesi halinde ürün test ve muayeneye gönderilmektedir. Bu noktada, uygunluk değerlendirme sürecinin test laboratuvarları tarafından doğru bir şekilde işletilmesi,    Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan PGD faaliyetlerini doğrudan ilgilendirmektedir. Uygunluk değerlendirme sürecinde yaşanan bir usulsüzlük ya da aksaklık piyasada bulunan ürünleri ve PGD faaliyetlerini etkilemektedir.
Bu nedenle, test laboratuvarları gerek uygunluk değerlendirmesi gerekse PGD faaliyetleri açısından hayati öneme sahip aktörler arasında yerini almış bulunmaktadır.
Test ve muayene kuruluşlarının desteklenmesi amacıyla Bakanlığımızca hangi çalışmalar yürütülmektedir?
Test ve muayene kuruluşları ile laboratuvar faaliyetlerinin PGD açısından önemini az önce ifade ettim. Bu nedenle bu kuruluşların desteklenmesi ve sayılarının artırılarak rekabet ortamının oluşturulması oldukça önemlidir.
Test ve muayene faaliyetleri yüksek ücretler karşılığında yerine getirilmektedir. Ülkemizde bazı konularda test yapacak laboratuvar bulunmaması nedeniyle üreticilerimiz yüksek ücretler karşılığında ve zaman kaybederek bu testleri yurt dışında yaptırmak durumunda kalmaktadır. Üreticinin kaybı ülke ekonomisinin kaybı demektir. Genel Müdürlük olarak bu alandaki çalışmalarımızın yaratacağı katma değerin farkındayız. Bu nedenle, ihtiyaç duyulan tüm test ve muayene işlemlerinin ülkemizde kurulu laboratuvarlarda yapılması ve bu sektörün hizmet ihracı yapan bir yapıya kavuşturulması için gerekli adımları atmak suretiyle destek olmaya çalışıyoruz.
Bu yöndeki ilk çalışmamız UNDP ile ortaklaşa gerçekleştirilen “Türkiye’de Enerji Verimli Cihazların Dönüşümü Projesi”dir. Proje kapsamında yapılan çalışmalar, cihazların enerji tüketimine ilişkin performans testlerini yapacak laboratuvarların ülkemizde bulunmadığını ortaya koymuştur. Örneğin, ne özel sektör bünyesinde ne de kamu kurumları bünyesinde klimaların performans testlerini yapacak bir laboratuvar bulunmaktadır. Umuyorum ki, bu çalışmalar ile enerji verimliliğine ilişkin test ve muayene işlemlerinin ülkemizde ve daha kısa bir sürede yapılması sağlanacak ve üreticilerimiz bu sektörde ürünlerini ülkemiz laboratuvarlarında test ettirme imkânına kavuşacaklardır.
CE İşareti taşıması gereken ürünlerin ithalat denetim işlemleri ne şekilde gerçekleştirilmektedir?
CE İşareti taşıması gereken ürünlerin ithalatta kontrol edilmelerine yönelik işlemler, Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Rejim Kararı ile 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince Ekonomi Bakanlığı ve görevlendireceği yetkili kuruluşlarca yerine getirilmektedir.
Bu kapsamda, Bakanlığımız sorumluğunda bulunan ve 2013/9 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği kapsamına alınmış olan ürünlerin ithalat kontrolleri Bakanlığımız adına Türk Standardları Enstitüsü tarafından yerine getirilmektedir.
TSE tarafından yerine getirilen bu faaliyetler öncelikle ithal edilmek istenen ürünlere ilişkin dokümanların ürüne ait olup olmadığının tespiti ile başlamakta ve ilgili yönetmelikler gereği ürünlerin üzerinde bulunması gerekli bilgiler ile CE işaretinin uygunluğunun kontrolü ile devam etmektedir. Ürünün fiziki muayenesinin yapılmasından sonra ürünün güvenliği ya da  mevzuata uygun olup olmadığı konusunda şüpheye düşülmesi halinde ithalatçıdan ürüne ilişkin teknik dosya istenmekte ve/veya üründen numune alınarak test ve muayene işlemleri yaptırılmaktadır. Test ve muayene işlemleri ile ürünün uygun, uygunsuz ya da şartlı uygun olduğu sonuçlarından birine varılmaktadır. Şartlı uygun olarak piyasaya arz edilen ürünler  Bakanlığımıza bildirilmekte ve bu ürünler üzerinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılıp yapılmadığı PGD faaliyetleri ile denetlenmektedir.
Piyasaya arz edilmesi yasaklanan ve piyasadan toplatılmasına karar verilen ürünler nasıl bir yöntem ile kamuoyuna açıklanmaktadır?
PGD faaliyetleri, Bakanlığımızca 4703 sayılı Kanun hükümlerine göre yerine getirilmektedir.  Üreticiler tarafından piyasaya güvenli ve teknik düzenlemelere uygun ürünler arz edilmesi de anılan Kanundan kaynaklı bir zorunluluktur.  Ancak, hepimizin bildiği üzere bu zorunluluk üreticilerce her zaman yerine getirilmemektedir. İşte tam da bu noktada Bakanlığımız adına Genel Müdürlüğümüz önemli bir rol oynamakta, piyasada güvensiz ürünlerin yani insan sağlığını, can ve mal güvenliğini tehdit eden ürünlerin bulunmasını önlemeye ve piyasayı bu ürünlerden temizlemeye yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.
Bu kapsamda, PGD faaliyetleri sonucunda güvensiz olduğu tespit edilen ve toplatılmasına karar verilen ya da piyasaya arz edilmesi yasaklanan ürünlerin kamuoyu tarafından bilinmesi büyük bir önem taşımaktadır. Buna ilişkin olarak 4703 sayılı Kanunda, yapılan denetimler, test ve muayene işlemleri sonucunda güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin gazete ve televizyonlarda ilan edilmesi gerektiği yönünde bir hükme yer verilmiştir. Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 02/10/2012 tarihinde yürürlüğe giren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği güvensiz olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin ilanların nasıl yapılacağını ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir. Bu yönetmelik uyarınca, ilanlarda üreticinin unvanı, ürünün markası, modeli, fotoğrafı, seri veya parti numarası ile taşıdığı risklerle ilgili bilgiler bulunmak zorundadır. Ayrıca üretici bu ilanları kendi istediği şekilde yayınlama serbestisine de sahip değildir. İlanların ulusal düzeyde yayın yapan iki televizyon kanalında 07:00 – 22:00 saatleri arasında ve Bakanlıkça belirlenen sürede yazılı ve sesli olarak yayınlanması gerekmektedir. Ayrıca yapılacak gazete ilanlarının ulusal düzeyde dağıtımı yapılan iki gazetede ve sayfanın dörtte birinde ilan edilmesi gerekmektedir.
2012 yılında Bakanlığımız tarafından yapılan Piyasa Gözetimi ve Denetimi faaliyetlerinin sonuçları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bakanlığımız tarafından yürütülen denetim faaliyetleri kapsamında, 2012 yılında toplam 36.361 farklı ürün denetlenmiştir. Yapılan denetimler sonucunda yaklaşık yüzde 10’luk bir oranla 3.538 üründe uygunsuzluk tespiti yapılmıştır.  En fazla denetim sırayla elektrikli ekipmanlar, tekstil ürünleri ve ayakkabılar ürün gruplarında yapılmıştır. Denetimini yaptığımız ürünler içerisinde uygunsuzluk oranına baktığımızda ise ilk sırayı teleferikler almakta, bunu asansörler ve makineler ürün grupları takip etmektedir. Yıl içinde güvensizlik şüphesi veya belirtisi duyulan 127 ürün teste gönderilmiştir.  Yapılan denetimlerde teknik düzenlemelere aykırı olan ancak insan sağlığı, can ve mal güvenliği açısından tehdit oluşturmayan ürünlerdeki aykırılığın giderilmesi için öncelikle üreticisine süre verilmiş, bu süre zarfında ürünlerindeki aykırılığı gidermeyen üreticilere idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca ürünlerinde güvensizlik tespiti yapılan üreticilere de ilgili kanunlarda öngörülen idari para cezaları uygulanmıştır. Söz konusu idari para cezalarının toplamı 2012 yılı için 863.081 Türk Lirası olarak gerçekleşmiştir. En çok idari para cezası uygulanan ürün grubu ise asansörlerdir. Güvensiz olduğu tespit edilen ve insan sağlığı, can ve mal güvenliği açısından tehdit oluşturan 12 farklı marka ve modeldeki ürün için piyasaya arz yasağı getirilmiş, piyasada bulunan ürünlerin toplatılmasına ve güvenli hale getirilmeyenlerin bertaraf edilmelerine karar verilmiştir.
Piyasa Gözetimi ve Denetimi faaliyetleri ile ilgili 2013 yılında gerçekleştirmek istediğiniz hedefleri anlatır mısınız?
2013 yılında tüm marka ve modeldeki riskli ürünlere yönelik geniş çaplı denetimler yaparak denetim etkinliğimizi artıracağımızı özellikle belirtmek isterim. Dolayısıyla bu amaca hizmet etmek üzere 2013 yılı boyunca kapsamlı çalışmalar yapacağız.
2013 yılı itibarıyla denetimlerin etkinliğinin arttırılması, sonuçların değerlendirilebilir, karşılaştırılabilir ve izlenebilir olması için sadece denetim aşamasını değil bir ürünle ilgili piyasaya arz öncesi, sonrası, kullanım ve bakım gibi tüm süreçleri kapsayan proje bazlı denetimlerin gerçekleştirilmesini hedefliyoruz. Bu amaçla 2013 yılında Taşınabilir Basınçlı Ekipmanlar kapsamında yer alan Sanayi ve Tıbbi Gaz Tüpleri ve Basınçlı Ekipmanlar kapsamında yer alan Ev Tipi Basınçlı Pişiricilerle ilgili 2 ayrı proje ile çalışmalara başlamış olup, daha sonraki yıllarda bu yaklaşımın ve yöntemin yaygınlaştırılmasını planlıyoruz.
Önceki yıl denetim sonuçları, basına yansıyan kaza, yaralanma haberleri ve RAPEX bildirimlerini inceleyerek 2013 yılında daha fazla sayıda ürünü ve ili kapsayacak şekilde bir denetim programı oluşturduk. Ayrıca il müdürlüklerimiz kendi denetim programları çerçevesinde de denetimler gerçekleştirecektir. Tüm bu denetimlerde kalitesiz ithal ürünlere ağırlık verilmesi ve gerek nitelik gerekse nicelik yönünden denetimlerin ve teste gönderilen ürün sayılarının artırılması yönünde çalışmalar yapılacaktır.
2013 yılı içerisinde üretici ve kullanıcıların bilinçlendirilmesi amacıyla ürün güvenliği hakkında televizyon ve radyolarda program yapılması, TV ve gazetelerde tanıtıcı ilanlar verilmesi, piyasa gözetimi denetimi faaliyetleri kapsamında broşür hazırlanması ve dağıtılması yönünde çalışmalarımız olacaktır. Yine bu kapsamda Ürün Güvenliği Haftası düzenlenecektir.
2013 yılında oluşturduğumuz eğitim programı çerçevesinde belirli periyotlarla eğitimler düzenlenecektir. Eğitim programı kapsamında şimdiye kadar gerçekleştirilen eğitimlerin yanı sıra Nisan ayında elektrik ve elektronik ürünler, Mayıs ayında otomotivler, Kasım ayında ise makineler ürün gruplarına yönelik dikey mevzuat eğitimi düzenlemeyi planlıyoruz. Ayrıca PGD faaliyetlerinde, alınacak önlemlerin uygunsuzluk düzeyi veya risk derecesiyle orantılı olabilmesi için Genel Müdürlük personeline risk değerlendirmesi konusunda Ekim ayında eğitim verilecektir.
2014-2017 Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Strateji Belgesi hazırlık çalışmaları kapsamında 2013 yılı Mayıs ayında dış paydaş çalıştayının gerçekleştirilmesi düşünülmekte, Çalıştaya Kamu Kurumları, Meslek Odaları, Özel Sektör, Tüketici Haklarını Korumak Amacıyla Örgütlenmiş Sivil Toplum Kuruluşları, Sektörel Dernekler, Onaylanmış Kuruluşlar ve Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları temsilcilerinin davet edilmesi planlanmaktadır. 
Ürün güvenliği konusunda Genel Müdürlüğümüzün faaliyet ve projelerini dile getirdim ancak bir konunun altını çizmek istiyorum. Takdir edersiniz ki, bahsettiğim hedeflere ulaşmada, bu faaliyetler tek başına bir anlam ifade etmeyecektir. Bu nedenle, üreticilerimizin ilgili mevzuata uygun ürünleri piyasaya arz ederek, kullanıcılarımızın da belgesiz ve uygunluk işareti bulunmayan ürünleri tercih etmeyerek hatta bu tür ürünleri ihbar ve şikâyet yoluyla Bakanlığımıza bildirerek sürece katkı sağlamaları gerekmektedir.