İçindekiler
Dergi Arşivi

Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018)

Ahmet Emre ÇOBAN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Uzun yıllara yayılmış istikrarsız ekonomik büyüme dönemlerinin ardından Türkiye, 2002’den bu yana daha dengeli ve daha istikrarlı bir büyüme hızı elde etmiştir. Ancak gözlenen bu büyüme performansında, verimlilik artışlarının payı istenen düzeyde olmamıştır. Ekonomik büyüme istikrarının korunması teknolojik ilerlemeye ve bu bağlamda sürekli ve sistematik verimlilik artışlarına bağlıdır. Bu fikirden hareketle, verimliliği artırma yönünde orta ve uzun vadeli stratejiler gerektiği yönünde bir eğilim oluşmuş, Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2011-2014) kapsamında, “verimlilik politika ve stratejisinin oluşturulması”na ilişkin bir eylem (Eylem 43) tanımlanmıştır. 2013 Yılı Programında yinelenen bu tedbir doğrultusunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018) Belgesi (VSEP) hazırlıkları 2012 yılının ikinci yarısında başlamıştır. Hazırlıkları 2014 yılı ilk yarısında sona eren VSEP, teslim ve onay süreçlerinin ardından 30/06/2015 tarih 29402 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yaklaşık 3,5 yıldır uygulanmakta olan VSEP, 2018 yılı sonunda yürürlükten kalkacaktır.

VSEP Hazırlık Süreci
Başlıca ilkesi şeffaflığın ve katılımcılığın en yoğun şekilde sağlanması olan VSEP hazırlıklarında, başta sanayiciler olmak üzere çeşitli tarafların görüş ve değerlendirmelerine farklı araçlarla başvurulmuştur. Öncelikle ciro büyüklüğü açısından Türkiye’de ilk binde yer alan firmaların tespit ve beklentilerinin alınmasına yönelik şekilde 11 ilde, toplam 13 Hedef Kitle Çalıştayı düzenlenmiştir. Bu çalıştaylarda, yaklaşık 350 büyük işletmeden 500’e yakın üst ve orta düzey yöneticiyle yüz yüze gelinerek toplu üretimler gerçekleştirilmiştir. Hedef Kitle Çalıştaylarında öncelikle küresel ölçekte, daha sonra Türkiye ölçeğinde ve son olarak işletme ölçeğinde verimliliği olumsuz yönde etkileyen faktörler tartışılmıştır. Daha sonra öncelikli görülen sorunlara ilişkin çözüm önerileri geliştirmiştir.

Kamudan, sivil toplum kuruluşlarından ve akademik camiadan 100’ü aşkın temsilciyle, Ankara’da 13 ve 15 Kasım 2012 tarihlerinde bir araya gelmiş ve strateji belgesinin ana çerçevesini oluşturmaya yönelik birer günlük İlgili Taraflar Çalıştayları gerçekleştirmiştir. Bu çalıştaylarda ise katılımcılar tarafından, belirli ana başlıklar altında verimlilik sorunları tespit edilmiş ve bu sorunlardan öncelikli görülenlere ilişkin çözüm önerileri geliştirilmiştir. Hedef Kitle Çalıştaylarından farklı olarak burada, VSEP’te yer alması gerektiği düşünülen amaç / hedef ifadesi önerileri de oluşturulmuştur. Çalıştaylar dizisiyle eş zamanlı olarak VSEP kapsamında mevcut durumu ve temel yaklaşımı ana hatlarıyla ortaya koyan Kavramsal Çerçeve Belgesi, 2012 yılının Kasım ayı içinde 35 kurum ve kuruluşa resmi yazıyla görüşe gönderilmiş; belge üzerinde fikir alışverişlerinde bulunularak hazırlıkların ileriki aşamaları biçimlendirilmiştir.

Küçük ve orta ölçekli sanayicilerin verimlilikle ilgili sorunlarını ve hazırlanacak belgeden beklentilerini almaya yönelik olarak 1 - 22 Mart 2013 tarihleri arasında 70 soru ve önermeden oluşan, KOBİ’lerde Verimlilik Sorunları başlıklı bir anket uygulanmıştır. e-Posta aracılığıyla anket doldurma daveti ulaştırılan yaklaşık 300 bin işletmeden 1.225 değerlendirilebilir anket geri dönüşü sağlanmıştır. Bu sayı itibarıyla %95 güvenilirlik düzeyinde, ± % 2,8’lik güven aralığında sonuçlar elde edilmiştir. Çalıştaylara ve anket uygulamasına ek olarak Türkiye’de verimlilikle ilgili alanlarda öne çıkan belli başlı akademisyenler ile üst düzey bürokrat ve STK yöneticileriyle Şubat - Mayıs 2013 döneminde yüz yüze görüşmeler yapılmış; bu kapsamda 13 derinlemesine mülakat gerçekleştirilerek VSEP Söyleşileri başlığı altında ilgililerle paylaşılmıştır.

Katılımcılık düzeyinin artırılmasına yönelik olarak daha dar kapsamlı çalışmalarla birlikte toplamda 2 binin üzerinde katılımcının değerlendirme ve önerileri alınmış; bu görüşlere, mümkün olduğunca VSEP genel çerçevesi ve eylem planlarında yer verilmiştir. Verimlilik alanındaki gelişmelerin veri ve analizler yoluyla değerlendirilmesi ve toplulaştırılması amacıyla VSEP, şu başlıklar altında gerçekleştirilen altı adet Durum Analizi raporuyla desteklenmiştir: (i) İstihdam ve İş Gücü Verimliliği; (ii) Yatırım Ortamı ve Sermaye Verimliliği; (iii) Sanayinin Fiziksel Gelişimi; (iv) Sürdürülebilir Üretim; (v) Ar-Ge ve Teknoloji; (vi) Eğitim.
Eylemlere ilişkin ilk taslakların oluşturulmasına yönelik olarak o zamanki adıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana hizmet birimlerinden temsilcilerin katılımıyla, 11 Haziran 2013 tarihinde, bir günlük Komisyon Toplantısı gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak yine ilgili taraflar ve hedef kitle temsilcileriyle, 19-21 Haziran 2013 tarihlerinde altı farklı başlık altında, her birinde yaklaşık 30 katılımcının yer aldığı birer günlük Komisyon Toplantıları gerçekleştirilmiştir.

Temel Öncelikler
2005-2012 döneminde, Türkiye ekonomisi ortalama % 4,4’lük bir büyüme oranı yakalamış, ancak iş gücü verimliliği artış düzeyi % 1,4’te kalmıştır. İmalat sanayisinde ise, aynı dönemde ortalama olarak % 4,9’luk büyüme ve % 2,7 oranında iş gücü verimliliği artışı performansına ulaşılmıştır. 1990 yılında Türkiye’nin çalışan kişi başına üretebildiği ulusal gelir, gelişmekte olan ülkelerle aynı seviyedeyken gelinen noktada Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler seviyesini belirli ölçüde aşmış olduğu görülmektedir. Buna karşın halen Türkiye’de iş gücü verimliliği, gelişmiş ülkelere kıyasla belirgin ölçüde düşük seviyelerde kalmıştır.

Sermaye verimliliği ve toplam faktör verimliliği parametreleri ele alındığında da Türkiye, iş gücü verimliliğindeki gelişime benzer ve paralel bir biçimde, son dönemde gözle görülür bir yükseliş patikasına yerleşmiştir. Sermaye verimliliği, 1994 ve 1999 ekonomik krizlerinde düşüşler göstermiş olsa da, 1980’lerden bu yana genel bir artış eğilimi içindedir. OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında da Türkiye’nin sermaye verimliliği, göreli olarak yüksek değerler almaktadır. Ancak mevcut durumda çalışan kişi başına sermaye stoku oranı, yeni ve büyük ölçekli yatırımlara olanak verecek düzeyin altındadır. Sermaye stokundaki göreli düşüklük nedeniyle yeni eklenen bir birim sermayenin katkısının yüksek olması, Türkiye’nin karşılaştırmaya konu olan ülkelere kıyasla daha yüksek sermaye verimliliği değerlerine sahip olmasının temel nedenlerinden biridir.

Teknolojik gelişimin makro ölçekte verimlilik düzeylerine etkisini ortaya koyan toplam faktör verimliliği (TFV) açısından Türkiye 1987-2012 yılları arasında yıllık ortalama %0,3 artış sağlayabilmiştir. 1981-2013 döneminde Türkiye ekonomisi yıllık ortalama %4,3 büyürken aynı dönemde TFV, ekonomi genelinde yıllık ortalama %0,3 artış göstermiştir. Ekonomik büyümenin %71'i sermaye stokundan kaynaklanırken, istihdamın büyümeye katkısı %22,7 ve TFV'nin büyümeye katkısı %6,4 olarak gerçekleşmiştir. Gelişmiş ülkelerde TFV'nin büyümeye katkısı ise %50'nin üzerindedir. Bu sonuçlara göre Türkiye ekonomisinde büyümenin itici gücünü TFV değil, sermaye birikimi oluştururken gelişmiş ülkelerde büyümenin itici gücünü TFV katkısı oluşturmakta olduğu sonucuna varılmaktadır. İş gücü, sermaye ve toplam faktör verimliliğinin yanında ülkemiz, enerji ve doğal kaynak verimliliği açısından da, mevcut büyüme performansına paralel düzeyde gelişim göstermeyen bir tablo ortaya koymaktadır. Bir diğer ifadeyle, bütün alt parametreleri bağlamında verimliliği artırmak söz konusu olduğunda Türkiye, kayda değer bir artış potansiyeline sahiptir.

Verimlilik ilgili tüm bu makro göstergeler doğrultusunda, VSEP’te verimlilik düzeylerinin artırılmasına odaklanılarak geliştirilen stratejilerin verimliliği bütün boyutlarıyla kuşatmasına özen gösterilmiştir. Bu bağlamda, işgücü ve sermaye verimliliğini belirleyen ana parametrelerin yanı sıra, yatırım ortamı, doğal kaynaklar ile çevresel faktörler, veri ve analiz altyapısı ve özellikle de teknoloji temel bileşenler olarak tanımlanmıştır. Belgenin temel amacı, analizler ve katılımcıların görüşleri doğrultusunda “sanayinin verimlilik temelli yapısal dönüşümünü hızlandırmak” olarak belirlenmiştir. Belirlenen temel amaç doğrultusunda, sanayide öngörülen dönüşüm dört ana alan üzerinde inşa edilmiş ve stratejiler bu alanlar üzerinden tanımlanmıştır:

Dönüşüm Alanı 1. İş gücünün niteliği ve istihdam,
Dönüşüm Alanı 2. İş ve yatırım ortamı,
Dönüşüm Alanı 3. Sürdürülebilir üretim,
Dönüşüm Alanı 4. Firmaların Ar-Ge, yenilik ve verimlilik uygulama kapasitesi.

Bu dönüşüm alanları kapsamında izlenecek stratejiler ise, altı yatay politika aracı ile tanımlanmıştır.

Yatay Politika Aracı 1. Plan, program ve stratejiler,
Yatay Politika Aracı 2. Teşvikler ve finansal destekler,
Yatay Politika Aracı 3. Hukuki ve idari düzenlemeler, kamu alım ve yatırımları,
Yatay Politika Aracı 4. Üretimin mekânsal organizasyonu ve işbirliği mekanizmaları,
Yatay Politika Aracı 5. Araştırma, veri ve analiz altyapısı,
Yatay Politika Aracı 6. Eğitim, bilinçlendirme ve gelişim programları.

Belirlenen dönüşüm alanları ve yatay politika araçları kapsamında, yine çeşitli tarafların görüş, değerlendirme ve önerileri ile yapılan analiz çalışmalarının çıktıları doğrultusunda, altı hedef ve bu hedefler altında ve 18 farklı kurum / kuruluşun sorumluluğunda 85 eylem ortaya konmuştur. VSEP’in hedefleri şu şekilde tanımlanmıştır:

Hedef 1. Verimlilikle ilgili alanlarda politika oluşturma süreçlerini geliştirmek ve izlenebilirliği artırmak.
Hedef 2. Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyumu güçlendirmek ve işgücü verimliliğini artırmak.
Hedef 3. İş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik tedbirlerle sermaye verimliliği oranlarını yükseltmek.
Hedef 4. Sanayide sürdürülebilir üretim altyapısına dönüşüm sürecinde uygulama ve teknolojileri yaygınlaştırmak.
Hedef 5. Üretimin mekânsal organizasyonuyla elde edilen faydayı artırmak; bu doğrultuda bölgesel ve sektörel güç birlikleri oluşturmak.
Hedef 6. Başta KOBİ'ler olmak üzere firmaların teknolojik donanımlarını, kurumsallaşma, verimlilik uygulama ve Ar-Ge kapasitelerini güçlendirmek.

VSEP Uygulama, İzleme ve Değerlendirme Süreci
2015 yılının ikinci yarısından bu yana uygulanmakta VSEP’teki gerçekleşmeler, iki mekanizma üzerinden Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü sekretaryasında izlenmektedir. İlk olarak Belgede yer alan her bir eylem için gerçekleşme düzeylerine ilişkin bilgiler, 6 aylık periyotlarla, resmî yazı yoluyla eylem sorumlusu kurum / kuruluşlardan toplanmaktadır. Buna ek olarak Belgede eylem sorumlusu olarak tanımlanmış 18 kuruluşun Genel Müdür düzeyinde yöneticilerinin katılımıyla, yıllık VSEP İzleme, Değerlendirme ve Yönlendirme Kurulu toplantıları yapılmıştır. Bu toplantıların dördüncü ve sonuncusunun 2019 yılı Şubat ayında yapılması planlanmaktadır.

Gelinen aşamada, VSEP’te yer alan 85 eylemden 15’i tamamlanmış olup 50’si sorunsuz şekilde devam etmektedir. Tamamlanmış olması gerektiği halde gecikmeli olarak devam eden 12 eylemin yanında Belgedeki 8 eylem başlatılamamıştır. Belgenin yürürlükte olduğu bu dönemde, özellikle 1 nolu “Verimlilikle ilgili alanlarda politika oluşturma süreçlerini geliştirmek ve izlenebilirliği artırmak”, 4 nolu “Sanayide sürdürülebilir üretim altyapısına dönüşüm sürecinde uygulama ve teknolojileri yaygınlaştırmak” ve 6 nolu “Başta KOBİ'ler olmak üzere firmaların teknolojik donanımlarını, kurumsallaşma, verimlilik uygulama ve Ar-Ge kapasitelerini güçlendirmek” Hedefleri altında son derece kayda değer gelişmeler sağlanmıştır. Ne var ki, “Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyumu güçlendirmek ve iş gücü verimliliğini artırmak” Hedefi altındaki eylemlerde, konjonktürel gelişmelerin ve ülkemizin son dönemde karşı karşıya kaldığı siyasi ve ekonomik güvenlik tehditlerinin de sonucu olarak umulan koordinasyon ve süreklilik sağlanamamıştır. Ancak kısa süre önce duyurulmuş olan Türkiye Eğitim Vizyonunun, VSEP’te konuya ilişkin ortaya konan önceliklerle önemli ölçüde örtüşmesi, bu alanda kat edilecek mesafeler için son derece umut vericidir.

VSEP’in 2019 sonrası dönemi kapsayacak şekilde güncellenmesi hususu değerlendirilmiş ve bu yönde hazırlık çalışmaları da başlatılmıştır. Ancak gelinen noktada, yeni bir Verimlilik Stratejisi Belgesi yayımlamaktansa, bu yöndeki Eylem ve Hedeflere, hazırlıkları devam etmekte olan Türkiye Sanayi Stratejisi dokümanında yer vermenin daha bütünlüklü ve kapsayıcı çıktılar oluşturacağı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, 2018 yılı sonunda yürürlükten kalkacak Belgenin gerek hazırlık gerekse de uygulama süreçlerinde elde edilen deneyim, yine Bakanlığımız Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmakta olan Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesine aktarılacaktır.