İçindekiler
Dergi Arşivi

Yaratıcı Endüstriler

Semih VARDAR / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü)

 

Bilgi ve teknoloji temelli gelir yaratan yeni alanların oluşmasına olanak sağlayan yaratıcı endüstriler, özellikle kalkınma ve sanayi politikalarının en yeni ve dinamik faktörlerinden biri olarak gelişmekte olan ülkelere önemli fırsatlar sağlamaktadır. Yaratıcı endüstriler, fikrin bir ham madde olarak işlenip fikri mülkiyetin kullanımıyla refah ve gelir oluşturma potansiyeline sahip olan endüstrilerdir. Genellikle hizmet sektörü içerisinde konumlanan bu endüstri ve sektörler; özellikle endüstriyel üretim, tasarım ve otomasyon teknolojileri gibi oluşturduğu katma değerle imalat sanayi ve sektörleriyle arasında güçlü bir bağ oluşturmaktadır. 1990’lı yılların ortasında Avustralya ve İngiltere’de kavramsallaştırılan ve dünyanın birçok ülkesinde öne çıkmaya başlayan yaratıcı endüstriler; verimlilik, ihracat, modernizasyon ve istihdamda oluşturduğu katma değerin fark edilmesiyle birlikte gelişmekte olan/sanayileşen ülkelerin de dikkatini çekmiştir.

Modern sanayi toplumunun temel ekonomisi endüstri temelli iken, post-modern toplumun temel ekonomisi hizmetler sektörüne doğru kaymaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki temel ekonomik sınıflamalarda hizmet sektörü başat faaliyet alanına dönüşmüştür. Oluşturduğu katma değerle birlikte yaratıcı endüstriler, hizmetler ve endüstri sektörü arasında bir bağ kurmaktadır. Bu bakımdan yaratıcı endüstriler; sadece toplumsal ve sanatsal alana katkısıyla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda Ar-Ge, bilgi-iletişim ve geleneksel sanayi sektörlerinin tasarımlarının geliştirilmesi babında da içsel büyüme sürecinin de temel bir girdisi olmaktadır. Yaratıcı endüstrilerin gelir elastikiyeti; yapılan harcamaya göre birim değerinin üzerinde olduğu için gelir artışı sağlamakta, zorunlu uzmanlaşma faktörü girdisi nedeniyle de beşeri sermayenin kalitesini artırmakta ve doğası gereği teknoloji ve bilgi tabanlı üretime önem vermektedir. Bu nedenle bazı teorisyenler tarafından kalkınmanın temel dinamiklerinden biri olduğu ve içsel büyümeye büyük katkı sağladığı belirtilmektedir.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Gelişme Konseyi (UNCTAD) kültürel ve yaratıcı endüstrileri; kalkınma, büyüme ve istihdam sağlama gibi makro-ekonomik hedefleri gerçekleştirmek için yeni bir araç olarak sunmaktadır. Yaratıcı endüstrilerin bu pozitif potansiyellerini ortaya koyma adına “Yaratıcı Ekonomi (2008 ve 2010)” gibi bazı raporlar düzenlemişlerdir. Bu raporların hedefi, özellikle gelişmekte olan ve küresel değer zincirlerinde eklemlenmek için yeni niş alanlar arayan devletlerin potansiyellerini araştırmayı ve bu devletlere öneriler sunmayı amaçlamaktadır. UNCTAD, 2010 Yaratıcı Ekonomi Raporu ile özellikle gelişmekte olan ülkelere şu tavsiyede bulunmuştur: “2008 yılındaki ekonomik krizden yaratıcı endüstriler göreceli olarak daha az etkilenmişlerdir. Yaratıcı endüstriler gelişmekte olan ülkelerin arzu ettikleri ekonomik sıçramayı yapabilmeleri için önem teşkil etmektedir. Yaratıcı endüstriler ve kültür ekonomisini teşvik etmek ve geliştirmek için ülkeler gereken idari ve yasal düzenlemeleri yapmalı, uzun vadeli politika ile sermaye oluşumunu desteklemelidir.”

Yaratıcı endüstriler genel olarak; reklamcılık, pazarlama, mimarlık ve mühendislik hizmetleri, sanat ve antika pazarı, el sanatları, endüstriyel tasarım, moda tasarımcılığı, film/dizi, interaktif yazılımlar (örneğin video oyunları, animasyonlar), müzik, yayıncılık, yazılım ile televizyon ve radyo sektörlerini kapsamaktadır. UNCTAD’ın 2008 tarihli “Creative Economy” Raporu’nda ise yazılım, yayıncılık, mimarlık ve mühendislik hizmetleri, tasarım, televizyon ve radyo, reklamcılık, film, müzik, görsel ve grafikle ilgili sanatlar, video ve bilgisayar oyunları, moda gibi sektörleri yaratıcı endüstriler olarak tanımlamaktadır. UNCTAD’ın Haziran 2004 yılındaki “Yaratıcı Endüstriler ve Gelişme” Konferansı’nda yaratıcı endüstriler ve kültürel ürünlerin temel özellikleri aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

·         İnsan kaynakları, yaratıcı endüstrilerin temel girdisidir.

·         Yaratıcı endüstrilerin faaliyetleri temelde bilgi odaklıdır. Bu faaliyetler sadece sanat ile sınırlı olmayıp, ticaret ve telif hakları gibi gelir getiren her türlü faaliyeti içermektedir.

·         Yaratıcı endüstrilerin somut veya soyut nitelikli mal ve hizmet çıktıları; ekonomik değer ihtiva eder.

·         Yaratıcı endüstriler; hizmet sektörü ve endüstriyel sektörlerin kesişim noktasında olduğu için dünya ticaretine yeni bir hareketlilik kazandırmaktadır.

·         Yaratıcı endüstrinin çıktıları tecrübeye bağlı olduğu için mübadele değerleri uzun vadede aşırı değişkendir. Bu nedenle pazarlamanın ve algı yönetiminin fiyatların belirlenmesinde etkinliği çok fazladır.

·         Yaratıcı endüstri ürünlerinin bazıları kamusal mal veya erdemli mal olabilir.

·         Yaratıcı endüstri sonucu ortaya çıkan ürünler, serbest piyasa ekonomisinde negatif ekonomik dışsallıklar nedeniyle fiyatı ve miktarı her zaman optimal düzeyde değildir. Bu nedenle devlet müdahalesi gereklidir.

Bu alanda çalışmalar yapan araştırmacılara göre ekonomik anlamda yaratıcı endüstrilerin altı karakteristik özelliği söz konusudur:

1-     Talebin veya ürünün niteliği ve niceliğini tam olarak belirlemek mümkün değildir. Ortaya çıkan ürünün niteliği ve niceliği belli olsa dahi marjinal fayda ve marjinal fiyat, tüketicinin soyut ihtiyaçlarına bağlı olduğu için yaratıcı endüstri ürünlerinin çıktılarını “deneyim ürünleri” olarak adlandırabiliriz.

2-      Talep belirlenemediği gibi arzın da nitelik ve niceliği iktisadi anlamda belirlenemez.

3-  Yaratıcı endüstriler; patentleme, pazarlama/satış, muhasebe gibi diğer hizmet sektörlerine bağımlıdır.

4-    Üretim kolektif veya bireysel olabilir. Bu nedenle kolektif üretimde koordinasyon, bireysel üretimde de diğer hizmetlerin tamamlayıcılığı gerekmektedir.

5-      Yaratıcı endüstrilerde çalışan üreticiler, düşey olarak farklılaşan beceri düzeylerine göre tasniflenir. Burada üretim, insan sermayesine veya koordinasyonu güçlü grupların özelliklerine bağımlı olduğu için arz, istikrar göstermez.

6-      Yaratıcı endüstrilerle ortaya çıkan aktivitelerin sonucunda ulaşılan kültürel ürünlerden pek çoğu uzun dönemde telif, patent vb. fikri kullanım haklarına tabi gelir getirici özelliği olan sektörlerdir. Bu nedenle marjinal kârın ulaştığı nokta, kısa dönem yerine uzun dönemde belirlenir.

Yaratıcı endüstriler, UNESCO verilerine göre dünyada 1,3 trilyon Dolarlık bir büyüklüğe sahiptir. Ülkeler arası dış ticaret hacmi ise 445 milyar Dolardır. ABD, İngiltere, Çin ve Japonya yaratıcı endüstriler sektörlerinde dünyanın önde gelen devletleridir. Yaratıcı endüstrilerin dünya genelinde ortalama büyüme hızı %23 - %35 seviyelerindedir. Aynı zamanda tekstil, mobilya, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi sanayinin diğer sektörlerine inovatif katkı sağlamaktadır. Birleşmiş Milletler Yaratıcı Ekonomi Raporu’na (2013) göre, yaratıcı endüstriler; 2002 – 2011 yılları arasında ortalama yıllık %8,8 büyümüştür.

Kültürel ve yaratıcı endüstriler, AB ürünlerinin yaklaşık olarak %3,5’ini oluşturmaktadır ve yaklaşık olarak 6,7 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır. Ülkeler özelinde ise yaratıcı endüstrilerin ekonomik büyüklükleri; Birleşik Krallık’ta %5 (1997-2007); İtalya’da %3,5 (2011); İspanya’da ise %4,8 seviyesindedir. Bu oran teknoloji ağırlıklı yaratıcı tasarımların yoğunlaştığı, Doğu Asya ülkelerinde %3-6 arasında (2000); Avustralya (2000-2005) ve Yeni Zelanda’da (1996-2001) %2-3 düzeyinde değişmektedir. ABD’de (1997-2007) bu sektörün ekonomiye katkısının %4’ün üstünde olduğu tahmin edilmektedir. AB’nde 1999-2003 yıları arasında kültürel ve yaratıcı endüstriler %12,3’lük büyüme oranı ile ekonominin toplam büyüme oranından daha fazla büyümüştür.

Birleşmiş Milletler (BM) Yaratıcı Ekonomi 2010 Raporu’na göre yaratıcı ürün ihracatında 2008 yılında 84,81 milyar Dolarla Çin birinci sıradadır. Çin’i takip eden diğer ülkeler; 35 milyar Dolarla ABD, 34,41 milyar Dolarla Almanya, 33,25 milyar Dolarla Hong Kong, 27,79 milyar Dolarla İtalya, 19,90 milyar Dolarla İngiltere’dir. Türkiye, söz konusu endüstri alanında 5,37 milyar Dolarla 16. sırada konumlanmaktadır. Türkiye, UNCTAD’ın 2010 yılında yayımladığı rapora göre yaratıcı hizmetler ihracatında gelişmekte olan ülkeler arasında birinci sıradadır. BM’nin 2010 yılında yayımladığı Yaratıcı Ekonomi Raporu’na göre yaratıcı endüstrilerin hizmet sektörü alanında Türkiye ve Arjantin’i örnek gelişmekte olan ülkeler olarak göstermektedir.

Uluslararası karşılaştırma yapmaya imkân tanıyacak ulusal düzeyde bir yaratıcı endüstriler araştırması ve analizi henüz yapılmamıştır. Sadece belirli sektörlerin veya coğrafi bölgelerin potansiyelleri araştırılmıştır. Bu konudaki araştırmalar İzmir, Ankara ve İstanbul ile sınırlı kalmıştır. Bu araştırmalara göre İstanbul’da tekstil tasarımı ve moda kümelenmeleri içerisinde geliştirilen faaliyetler göze çarpmaktadır. Yeni yaratıcı endüstriler arasında da bilgisayar oyunu ve yazılım endüstrileri Türkiye’de öne çıkmaktadır. Bilim ve teknoloji alanında öne çıkan yeni yaratıcı endüstriler İstanbul’dan ziyade Ankara’da yoğunlaşmaktadır. İstanbul ve Ankara illerinde yaratıcı endüstrilerde çalışan kişi sayısı (122.495) Türkiye’nin ilgili endüstrilerdeki toplam iş gücünün (191.634) yaklaşık olarak %64’üne tekabül etmektedir. Her iki ilde de reklamcılık ve piyasa araştırması, basım ve kayıtlı medyanın çoğaltılması, bilgisayar programcılığı, danışmanlık ve yayımcılık sektörleri son dönemde gelişerek artış eğilimi göstermektedir. Ankara, İstanbul’a göre geleneksel olmayan ve yeni yaratıcı endüstrilere daha fazla odaklanmaktadır. Özellikle bilginin dağıtılması, yazılım/donanım, teknoloji ve danışmanlık sektörlerinde büyüme gösteren Ankara modeli yaratıcı endüstriler; inovatif ve Ar-Ge ağırlıklı gelişim hamlesinin yurt geneline yaygınlaştırılması amacı için örnek bir kümelenme olarak görülebilir.

Kültürel ve yaratıcı endüstrilerinin sektörel sınıflandırılması hususunda uluslararası bir konsensüs bulunmamaktadır. Ancak genellikle İngiltere’nin ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın bu yöndeki tasnifleri araştırmacılar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Genellikle hizmet sektörü içerisinde konumlanan bu yaratıcı endüstriler, özellikle endüstriyel üretim tasarımları ve otomasyon teknolojileri gibi oluşturduğu katma değer ile imalat sanayi ve sektörleri ve hizmet sektörü arasında güçlü bir bağ oluşturmaktadır. Küresel değer zincirinin değişen yapısı, imalat sanayiinin hizmet sektörüne bağımlılığının artması ve yaratıcı sanayilerde yeni iş modellerinin ortaya çıkmasıyla birlikte bu alanda bir destek mekanizmasının kurulmasına ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Bu açıdan bakıldığında yaratıcı endüstriler, imalat sanayinin oluşturduğu katma değerin ve rekabet gücünün artırılmasında eşsiz rol oynayabilecek niteliktedir.

Gelişmiş ülkelerde yaratıcı endüstrilerde yoğunlaşma düzeyi genellikle yazılım ve reklamcılık sektörlerindedir. Ayrıca imalat sanayi ile doğrudan bağlantısı bulunan tasarım ve moda sektörü özellikle tekstil alanında yoğunlaşmaktadır. Örneğin Japonya’da emtiaya dayalı yaratıcı endüstrilerde en çok ihracat yapan sektör giyim sanayisidir. Ayrıca oluşturduğu istihdam hacmi kapasitesi bakımından ilgili sektör öne çıkmaktadır.

Girdi-çıktı analizi yöntemiyle yaratıcı endüstri alanında Türkiye’de yapılan bir çalışmaya göre kültür ve yaratıcı endüstriyle ilgili faaliyetlere yapılacak olan 1,000 TL’lik bir yatırım net olarak 373 TL değerli ek istihdam ve genel olarak ekonomide 819 TL’lik ek bir gelir artışını sağlamaktadır. Kültürel ve yaratıcı endüstri içerisindeki faaliyetlerdeki 1,000 TL’lik bir üretim artışı ara mal kullandığı sektörlerde toplam 1,724 TL’lik bir üretim artışı sağlamaktadır. Bu itibarla yaratıcı endüstrilere yatırım yapılması durumunda ekonomiye kaldıraç etkisiyle büyük katkı sağlamaktadır.

Yaratıcı endüstrilerin imalat sanayi ve diğer rekabetçi sektörlerle aralarındaki bağlantı potansiyelinin ölçülmesi için alıcı ve satıcılar arasındaki değer zincirinin sürekliliği ölçülebilir. Bunun için girdi-çıktı tekniğiyle sektörlerin birbirleri ile bağımlılık düzeyi belirlenebilir. Seçili kurumlar (business-to-business) veya sektörler arasında ara malları ve hizmet satın alımları bu ölçüm için kantitatif en uygun yöntemi sağlamaktadır. Diğer endüstriler tarafından satın alınan yaratıcı endüstri çıktıları (hizmet veya mal) ileri bağlantıları, diğer endüstriler tarafından satılan ürünlerin yaratıcı endüstriler tarafından girdi olarak alınması ise geri bağlantıları ifade etmektedir. Bazı gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalara göre reklamcılık, mimarlık, yazılım ve moda sektörlerinin ileri bağlantılarının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Yaratıcı endüstrilerin geri bağlantıları ise finansal hizmetler, lojistik, ulaştırma, iletişim ve eğitim alanında yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Yaratıcı endüstrilerin sınıflandırılmasında kültürel nitelikteki erdemli mallar ve ticari olmayan küresel ve bölgesel değer zincirine eklemlenme potansiyeli düşük olan sektörlerin ayrılması gerekmektedir. Bu durum imalat sanayi ile ileri ve geri bağlantıları yoğun olan sektörlere odaklanma stratejisi için başlangıç noktası olarak belirlenebilir. Ancak imalat sanayiyle bağlantıları yoğun olan sektörler analiz edilirken sadece emtia odaklı ölçüm yerine süreç inovasyonu potansiyeline sahip olan reklamcılık ve yazılım sektörlerini de kapsamalıdır. Tablo 1’de kültürel endüstrilerden arındırılmış, imalat sanayi ile ileri-geri bağlantıların olduğu veya hizmet sektörleri ile aralarında değer zincirlerinin mevcut olduğu sektörlere örnek olarak verilmiştir. Ulusal yol haritası veya strateji belgesi hazırlanırken aşağıdaki sektörlerin önceliklendirilmesi ve imalat sanayisiyle ileri ve geri bağlantılarının analiz edilmesi; çarpan etkisi oluşturabilecek destek mekanizmalarının tesis edilmesine olanak sağlayabilir niteliktedir.

Tablo 1. İmalat Sanayi ile Bağlantıları Olan Yaratıcı Endüstriler

Görsel ve İşitsel Medya

Tasarım - Moda

Hizmetler

İmalat Sanayi

- Internet Siteleri

- Moda Tasarımı

- Reklamcılık ve Pazarlama

- Tekstil - Giyim

- Video Oyunları

- Grafik Tasarımı

- Mimarlık

- El Sanatları

- Animasyon

- İç Tasarım

- Bilgi Teknolojileri

- Oyuncak

 

- Peyzaj Tasarımı

- Elektronik yayıncılık

- Mobilya

 

- Reklam Tasarımları

- Yayımcılık

- Zücaciye

 

- İnternet Tasarımları

- Bilgisayar Programları ve Yazılımlar

- Mücevherat

   

- Mühendislik hizmetleri

- Ofis malzemeleri

   

- İnteraktif Eğitim

- Deri giyim

   

- Bilgisayar hizmetleri

 
   

- Turizm

 
   

- İnternet bazlı diğer hizmetler

 

Gelişmekte ve sanayileşmekte olan ülkeler; yaratıcı endüstrilerin sunduğu büyüme avantajlarını daha iyi kullanabilme adına çeşitli politika önerileri geliştirmekte, strateji ve eylem planlarında bu endüstriler için öncelik oluşturmakta ve bu endüstrilerin daha iyi bir iş ortamına ulaşabilmesi adına çeşitli devlet destekleri sağlamaktadırlar. Bu kapsamda Çin; 2001 yılından beri kalkınma planlarında yaratıcı endüstrilerine yer vermiş ve Pekin, Şanghay ve Sehnzen gibi yaratıcı endüstrilerin kümelendiği yerler için bölgesel politika dokümanları hazırlamıştır. Oluşturduğu bu bölgesel ve ulusal politika belgeleri sonrasında KOBİ ve işletmeleri; teşvikler ve endüstri parkları aracılığıyla desteklemiştir. Brezilya, gelişme eksenlerinden biri olarak gördüğü yaratıcı endüstrileri desteklemek adına özel bir sekretarya kurmuş olup 2010 yılında ilan ettiği “Creative Rio” programıyla bu endüstrilerde çalışan girişimcileri inkübatörler ve teknik destek projeleri vasıtasıyla desteklemiştir. Türkiye’de ise yaratıcı endüstriler içerisinde yer alan sektörlerin bazıları ulusal strateji ve planlarda yer almakla birlikte bu sektörler bir bütün olarak yaratıcı endüstriler grubuyla kümelenmiş bir şekilde yer almamaktadır. Bu nedenle, bu endüstri hakkında ulusal stratejiler içerisinde henüz genel bir politika çerçevesi yoktur. Sadece Onuncu Kalkınma Planı içerisinde kentsel dönüşüm projelerinde yenilikçi ve katma değer yaratan sektörleri, yaratıcı endüstriler ile yüksek teknolojili ve çevreye duyarlı üretimi destekleyen uygulamalara öncelik verileceği belirtilmiş olup Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi’nde (BGUS) İstanbul’un kültürel sektörleri de kapsayacak şekilde dünya çapında yaratıcı şehir olma yönündeki çabaların yoğunlaştırılması hedeflenmektedir. İstanbul Kalkınma Ajansı koordinasyonunda hazırlanan 2010-2013 İstanbul Bölge Planı kapsamında “Küresel Rekabet Edebilirlik” gelişme ekseni altındaki birkaç öncelikli sektörden birisi olarak belirlenen yaratıcı endüstriler; İstanbul’un yaratıcı endüstrilere ilişkin potansiyelinin belirlenmesi, bu sektörlerdeki çalışanların kapasitelerinin geliştirilmesi ve ilgili insan kaynağının İstanbul’a çekilmesi, yaratıcılığı destekleyecek şekilde sektörler arası iletişim ve iş birliğinin desteklenmesi ve kümelenmenin teşvik edilmesi, girişimcilik ve markalaşmanın desteklenmesi, uluslararası, ulusal ve yerel etkinliklerin artırılması, ihtiyaç duyulan bilgi, beceri ve niteliklere uygun bireylerin yetiştirilmesi için eğitim kurumları ve sektörler arasında iş birliğinin geliştirilmesi gibi hedefler belirlenmiştir. Yaratıcı endüstriler hakkındaki çalışmalar da genellikle İstanbul ve Ankara çapında sınırlı kalmıştır.

İngiltere, yaratıcı endüstrileri bütüncül bir şekilde ele alarak kamu tarafından destekleyen ilk ülkedir. Bu konudaki ilk eylemini Yaratıcı Endüstriler Haritalandırma çalışmasıyla başlamıştır. 2001 yılında yaptığı bu çalışmayla öncelikli olarak bu endüstrinin ülkenin genel ekonomisine katkısını ve potansiyelini belirlemiştir. Daha sonra diğer Avrupalı devletler ve Brezilya ve Çin gibi gelişmekte olan ülkeler yaratıcı endüstriler alanında bölgesel veya ulusal strateji dokümanları oluşturmuşlardır. UNESCO ve UNCTAD gibi uluslararası örgütler de bu alanda son dönemde yayımladığı raporlarla gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve istihdam sağlama gibi hedeflerine ulaşabilmesi adına yaratıcı endüstrileri bir araç olarak göstermektedir. Ayrıca geleneksel olmayan ve ticarileştirilebilen yaratıcı endüstri sektörleri; fikri mülkiyet hakları ile yüksek katma değer ve ticarileştirme potansiyeli taşımaktadırlar.

Türkiye’de İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından Doğrudan Faaliyet Desteği Kapsamında İstanbul Yaratıcı Endüstriler Sektörünün Mevcut Durumu konulu çağrıya çıkmıştır. 2015 yılı teklif çağrısı, yaratıcı endüstrilerde faaliyet gösteren firmaların kurumsal kapasitelerinin ve ihracat potansiyellerinin artırılması önceliğini gözetmektedir. 20 milyon TL bütçeli çağrı, faydalanıcılara 100 bin TL ile 600 bin TL arasında destek sağlanması planlanmaktadır. Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), 2015 yılında yapılan ihtiyaç analizi ve strateji çalışmaları doğrultusunda, 2016 yılında sektör temsilcilerinin yaratıcılık kabiliyetlerinin ve yaratıcı ürün tasarımlarının geliştirilmesine mali ve/veya teknik destek sağlamayı planlamaktadır. Ayrıca sivil alanda, yaratıcı endüstriler alanında mesleki örgütlenme girişimi olarak oluşan Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği (YEKON) 2012 yılında 18 meslek örgütünün iştirakinden teşkil edilmiştir. Dernek tüzüğüne göre “ticari amaçlı yaratıcılıkla hizmet ve/veya ürün üreten, yaratıcı katma değer sağlayan” meslek kuruluşları “fikri ve sınaî mülkiyete tabi yaratıcı endüstrileri bir araya getirmeyi” hedeflemektedir.

Ülkemizde oluşturulabilecek kapsamlı yol haritası için şu öneriler geliştirilebilir:

-   İngiltere’nin her yıl yayımladığı “Yaratıcı Endüstriler Ekonomik Tahminleri Kapsamlı İstatistiki Rapor”un benzeri bir çalışmanın öncelikle bölgesel daha sonra ulusal düzeyde yapılması (oluşturulacak raporun; yaratıcı endüstrilerin; gayri safi katma değer, hizmet ve mal ihracatı, istihdam sayısı ve işletme sayıları belirlenerek yıl veya yıllar bazında değişimleri izlenmelidir).

-     Endüstrinin sanayi ve ekonominin geneline yaptığı katkının ölçülmesi ve inovasyon kabiliyetlerinin belirlenmesi.

-       Yaratıcı endüstrilerde sektörel yığınlaşmaların ve bölgesel kümelenmelerin tespiti ve ihtiyaç analizlerinin yapılması.

-   Bölgelerin ve tüm ülkenin rekabet düzeylerinin yüksek olduğu sektörlerin ve kaynaklarının (insan kaynağı veya finansal kaynakları) karşılaştırmalı olarak tespitinin yapılması.

-       Bölgesel ve küresel rekabet gücünün belirlenmesi.

-     Yol haritasının hazırlanmasında; KOBİ’ler, üniversiteler, araştırma ve tasarım merkezleri, sanayi dernekleri, kalkınma ajansları, sanayi ve ticaret odaları dâhil olmak üzere tüm ilgili aktörlerin katılımlarının sağlanması.

-       Fiziksel ve yönetimsel olarak bu endüstrinin altyapı ihtiyaçlarının tespitinin yapılması.

-       Yaratıcı endüstri alanında kümelenmelerin oluşturulması veya var olan kümelerin güçlendirilmesi amacıyla oluşturulacak inkübatörlerin talep analizlerinin gerçekleştirilmesi.

-       Desteklenebilecek sektörlerin veya öncelik alanlarının belirlenmesi.

-       Yeni ekonomik aktiviteler ve iş fırsatları oluşturma potansiyeli.

-       Seçili bölgenin yatırım ve iş yapma çekiciliğini etkileyen yaşam kalitesi.

-       Bölgenin sosyal inovasyon konusundaki kabiliyeti ve fırsatları.

-       Endüstriyel yapısal değişimi ve ürün farklılaştırılmasını sağlayacak sanayi bölgelerinin inovasyon ve büyümeye katkısı.

-       Bilgi teknolojileri, eğitim, araştırma ve insan kaynağı olarak yaratıcı ekonomi portföyü.

-       İmalat sanayisiyle ileri ve geri bağlantıları olan yaratıcı endüstrilerin belirlenmesi.

-       Sektörel yığınlaşma ve katma değer yaratma yoğunluklarına göre yaratıcı sektörlerin kapasitesi.

-       Bölgedeki yaratıcı endüstri alanında kümelenme faaliyetlerinin yoğunluğu.

-       Yol haritasının öngördüğü hedef ve uygulamalar için belirli aralıklarla toplanacak izleme ve değerlendirme komitelerinin oluşturulması ve göstergelerin takibinin yapılması.

-       Yol haritasının oluşturulması için organizasyonel ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi adına kamu ve özel sektör temsilcilerine teknik yardım desteğinin sağlanması.

Üstteki parametreler göz önüne alınarak oluşturulan yol haritası veya bölgesel/ulusal stratejiyle birlikte ilgili paydaşlara danışılarak destek türü/türleri ve destek metodolojisi aşağıdaki şekilde oluşturulabilir:

-       İşletmelerin faaliyet göstereceği alan konusunda arz kıtlığı söz konusu ise tasarım merkezlerinin oluşturulması veya var olan tasarım merkezlerinin kapasitelerinin artırılması.

-       Sektörel yığınlaşmalar veya kümelenmeler söz konusu ise inkübatörlerin kurulması ve işletmelere iş planı oluşturma desteğinin sağlanması.

-       Fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla danışmanlık ve mentörlük faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi.

-       Lisanslanabilir ürünlerin tespiti için faydalı modellerin değerlemesiyle ticarileştirme konusundaki potansiyellerinin belirlenmesi ve ticarileştirilebilir ürünlerin piyasaya girişlerinin desteklenmesi.

-       Risk sermayesi ve yeni kurulan şirketlerin geliştirilmesi için özel finansal araç projelerinin oluşturulması veya bu endüstrilere özel hibe mekanizmasının tahsis edilmesi.

 

Kaynaklar

·         İstanbul Kalkınma Ajansı. (IKA). (2015). İstanbul Kalkınma Ajansı Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi Mali Destek Programı. 28 Ağustos 2015. http://www.istka.org.tr/content/pdf/BasvuruRehberi_YGI.pdf.

 

·         Lazzeretti, L. Capone, F. Seçilmiş, İ.E. (2014). Türkiye’de Yaratıcı ve Kültürel Sektörlerin Yapısı,Maliye Dergisi,(166), 195 – 220.

 

·         Ekşioğlu, Ş.Z. (2013). Kültür ile ilgili Faaliyetlerin Ekonomik Etkisi. Europe and Global EconomicRebalancing EY International Congress on Economics I. Ankara.

 

·         Öztürk, E.E., (2013). Yaratıcı Endüstriler. 03 Eylül 2015. http://www.rekabet.gov.tr/tr-TR/Rekabet-Yazisi/Yaratici-Endustriler.

 

·         Demir, E.M. (2014). Yaratıcı Endüstriler. İLEF dergisi, 1(2), 87- 107.

 

·         UNCTAD, 2010 Yaratıcı Ekonomi Raporu.