İçindekiler
Dergi Arşivi

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi, Temel Kavramları ve Ulusal Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Veri Tabanının Geliştirilmesi Projesi

Nevda ATALAY / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı - Belçim AYTEKİN KESKİN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı - Murat EVREN / Mühendis (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesinin Tanımı ve Metodolojisi

Yaşam döngüsü değerlendirmesi (YDD) geçtiğimiz on yıllar içerisinde küresel ve ulusal çapta, işletmelerin ve çevre politikaları konusunda karar vericilerin ilgisini celbeden ve giderek artan bir şekilde başvurulan bir temiz üretim aracı olmuştur. Günümüzde çevresel sorunlara yaklaşımın kökten değişmiş olması ve dar kapsamlı, geçici çözümlerin yerini bütünsel ve çok yönlü çevre yönetim yaklaşımlarının almış olması, YDD’ye artan ilgi ve ihtiyacın temelinde yatan ana etkendir.

YDD, bir ürün ya da hizmet üretiminde kullanılan ham maddelerin elde edilmesinden başlayarak, ilgili bütün üretim, nakliyat, tüketim ve tüketim sonrası bertarafı kapsayan yaşam döngüsünün farklı aşamalarındaki her türlü girdi (su, enerji, kimyasallar, ham madde vb.), atık (katı ve sıvı) ve emisyonları saptamak, bunun yanında atık ve emisyonların çevresel etkilerini belirlemek, raporlamak ve bu raporlar aracılığıyla iyileştirmeye yönelik kararlar almak için kullanılan bir temiz üretim yöntemi ve aracıdır (US EPA, 2006).

ISO 14040 standartlarında prensipleri ve çerçevesi tanımlanan ve ISO 14044 standartlarında ise gereksinimleri ve yönlendirici ilkeleri ortaya konulan YDD metodolojisi dört aşamadan oluşmaktadır (Goedkoop M. ve diğerleri, 2016):
-Amaç ve kapsam belirleme: Değerlendirilecek ürünlerin/hizmetlerin işlevsel biriminin belirlenmesi ve sistem sınırlarının çizilmesi.
-Envanter analizi: Sistem sınırları dâhilinde gerçekleşecek enerji, su, ham madde kullanımı ve bunlara bağlı emisyon seviyeleri, su ve toprak gereksiniminin belirlenmesi, süreç akış şemalarının oluşturulması.
-Etki analizi: Kaynak kullanımı ve emisyon etkilerinin gruplandırılması, belirli etki gruplarına ayrılması, önem derecesine göre puanlanması.
-Yorumlama ve iyileştirme: Etkide payı yüksek sistem alt elementlerinin, materyal veya proseslerin teşhis edilerek sistemin çevresel performansının iyileş¬tirilmesi için senaryoların geli¬ştirilmesi (BSTB VGM).
YDD çalışmaları bu alandaki uzmanlar tarafından yukarıda açıklanan standart metodolojiye uygun olacak şekilde, bünyelerinde belirli sektörlere ait ürün/hizmetin hazır birim süreç veri setlerini barındıran ulusal veya uluslararası veri tabanlarından veri çeken, farklı ülke menşeili SimaPro, GaBi, Open LCA, Umberto gibi çeşitli yazılım programları vasıtasıyla yürütülmektedir.

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi ile Karbon ve Su Ayak İzi Arasındaki Fark Nedir?
Karbon ayak izi, su ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi metodolojik açıdan birbirleriyle büyük benzerliklere sahip olan temiz üretim araçlarıdır. Bu üç araç da bir ürün veya hizmeti “beşikten mezara” yaklaşımıyla ele almakta ve analiz etmektedir; yani veri toplama sürecinin bizlere dayattığı sistem sınırları çerçevesinde ham maddenin çıkarılması, üretim, ambalajlama, nakliyat, satış, kurulum, tüketim ve bertaraf gibi her basamağa ait girdiler, çıktılar ve çevresel etkilerin teker teker hesaba katılmasıyla bir analizin yapılması ve bu analize dayanarak yorumlama ve karar alma sürecine geçilmesi bu araçların temel çalışma prensibidir. YDD’nin bahsi geçen diğer iki araçtan ayrıldığı nokta ise çevresel etkilere gösterdiği yaklaşımda ortaya çıkmaktadır. Bir ürün veya hizmete ait analizin çevresel etkisi; karbon ayak izinde sera gazı salımı, su ayak izinde ise su kıtlığı/su stresi olmak üzere tek bir kriter üzerinden ifade edilir. YDD’de ise çevresel etkiye yaklaşım çok kriterlidir, “çevresel etki kategorileri” denilen ve genelde ondan fazla sayıdaki kriter vasıtasıyla çevreye doğrudan ve dolaylı olarak verilen tüm hasarın temsiliyeti gerçekleştirilir. Bu yönüyle YDD, karbon ve su ayak izi analizlerini de bünyesinde barındıran, fakat onlardan daha kapsamlı ve üstün bir temiz üretim aracı olma özelliğine sahiptir.

Çevresel Etki Kategorileri
Bir ürün veya hizmetin yaşam döngüsünü oluşturan her bir süreçte meydana gelen kaynak kullanımı, atık ve emisyonların doğrudan ve dolaylı olarak çevreye ve (insan sağlığı da dâhil) ekosisteme yaptığı baskı veya hasarın birimsel olarak ifadesinde kullanılan kriterlere çevresel etki kategorileri denir. İklim değişikliği, ozon tabakasının incelmesi gibi bazı çevresel etki kategorileri küresel ölçekli olurken asidifikasyon, ekotoksisite gibi bazıları da bölgesel ölçekli olmaktadır. (Danimarka Çevre Bakanlığı, 2005) Bu kategoriler ISO 14040’ta tanımlanan şekliyle sınıflandırma, karakterizasyon, normalizasyon ve ağırlıklandırma aşamalarıyla oluşturulur. Makalenin sonraki bölümünde bahsi geçecek olan Bakanlığımız sahipliğinde yürütülen “Ulusal Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Veri Tabanının Geliştirilmesi” Projesi kapsamında oluşturulması hedeflenen çevresel etki kategorileri ve birimleri örnek teşkil etmesi amacıyla aşağıdaki tabloda verilmiştir (BÜ SDCPC, 2018).

Tablo 1. Proje kapsamında oluşturulması hedeflenen çevresel etki kategorileri ve birimleri

Fosil yakıt tüketim potansiyeli

MJ

Küresel ısınma potansiyeli

kg CO2-eşd.

Asidifikasyon potansiyeli

kg SO2-eşd.

Karasal ötrofikasyon potansiyeli

kg N-eşd

Tatlı su ötrofikasyon potansiyeli

kg P-eşd

Deniz ötrofikasyon potansiyeli

kg N-eşd

Fotokimyasal ozon oluşum potansiyeli

kg Etilen-eşd.

Ozon tabakasında incelme potansiyeli

kg R11-eşd.

Karasal eko-zehirlilik potansiyeli

kg DCB-eşd.

Tatlı su eko-zehirlilik potansiyeli

kg DCB-eşd.

Deniz eko-zehirlilik potansiyeli

kg DCB-eşd.

Arazi dönüşümü

 m2

Su kıtlığı endeksi

m3-eşd

YDD Çalışmalarının Kullanım Alanları ve Katkıları
Günümüzde daha sık ve giderek çeşitliliği artan şekilde karşılaşılan bölgesel ve küresel ölçekteki çevre sorunları ve bu sorunlara bağlı kaynak kıtlığı, işletmeleri, STK’ları ve hükümetleri geleneksel yöntemleri terk ederek, daha inovatif ve etkili yöntem ve araç arayışına itmiştir. Uygulama alanının geniş yelpazesi ve yüksek analiz hassasiyetiyle ön plana çıkarak farklı ihtiyaçlar ve hedeflerle motive olmuş birçok kullanıcı grubu tarafından tercih edilen YDD’nin kullanım alanları ve kullanıcılara katkıları şu şekilde listelenebilir (UNEP, 1996; EEA, 1997):

-İşletme içi potansiyel iyileştirme ve yatırımlar için karar alma sürecine yardımcı olur,
-Üretimde ürünlerin sürdürülebilirliklerinin karşılaştırılmasına ve iyileştirmelerin uygulanmasına imkân sağlar; böylece ürün inovasyon sürecini destekler,
-İşletmenin toplum nezdinde “çevre dostu” imajını inşa eder, bu sayede müşteri memnuniyetine katkı sağlar,
-Tedarik süreçlerinin optimizasyonunda kullanılır,
-İşletmelere üretim maliyetlerinde düşüş ve ekonomik rekabet avantajı sağlar,
-Ürün sertifikalandırması, eko-etiketleme, yeşil satın alma gibi çevre dostu ürün bazlı konseptlere entegrasyon çalışmalarında kullanılır,
-İşletmeler ve hükümetler için sürdürülebilirlik planları hazırlanmasında yol gösterir,
-Hükümetler açısından, stratejik teknolojik kararlar almada ve ulusal kaynak verimliliğini izlemede kullanılan bir araçtır.

Ulusal Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Veri Tabanının Geliştirilmesi Projesi
Tüm bu bilgiler ışığında, Türkiye sanayisinde sürdürülebilir gelişimi desteklemek, sanayide enerji ve su kullanımına yönelik verimlilik çalışmalarına katkı sağlamak ve ekonomik ve çevresel fayda elde etmek için gerekli olan YDD çalışmalarının temelini oluşturan ulusal YDD veri tabanının geliştirilmesi için gerekli idari ve teknik altyapının ve kapasitenin oluşturulması amacıyla Yatırım Programı kapsamında Ekim 2017’de “Ulusal Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Veri Tabanının Geliştirilmesi” projesi başlatılmış ve ilk aşama Ekim 2018’de tamamlanmıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü (STB-SVGM) sahipliğinde olan projenin ilk aşama çalışmaları TÜBİTAK-MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü (ÇTÜE) ve Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (BU-SDCPC) ile sürdürülmüştür.

Ulusal YDD veri tabanı, öncelikle enerji ve su temini (evsel ve endüstriyel) proseslerini içerecektir. Her ne kadar ulusal veri tabanının kuruluş amacı ülkemizde üretilen ürünlerin ve proseslerin olabildiğince geniş ölçüde kapsanması olsa da ilk aşamada tüm ürün ve prosesleri dikkate almak teknik olarak mümkün olmadığından, başlangıç veri seti olarak ürün ve proseslerde genel olarak ortak olduğu düşünülen su ve enerji seçilmiş, bu veri setinin ilerleyen aşamalarda genişletilmesi ve zenginleştirilmesi öngörülmüştür. Su ve enerjinin üretimi ve tüketimi, gerek günlük hayatın gerekse endüstriyel üretimin temelini oluşturmaktadır. Enerji kullanılmadan yapılabilecek üretim ve suyun kullanılmadığı bir evsel/endüstriyel faaliyet neredeyse mümkün değildir. Yapılan tüm çevresel değerlendirme analizleri, iklim değişikliği ve karbon/su ayak izi başta olmak üzere sanayi faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel etkilerin büyük bölümünün su ve enerji tüketimi ile bu enerjinin elde edilmesinden kaynaklandığını göstermektedir. Bu nedenle, Ulusal YDD veri tabanının çekirdeğini teşkil edecek su ve enerji prosesleri, hem doğrudan çevresel etki değerlendirmesi için kullanılacak, hem de bu çekirdek veri setleri kullanılarak yapılacak çevresel etki değerlendirme çalışmaları sayesinde yeni üretim prosesleri veri tabanına eklenerek veri tabanı genişletilmiş olacaktır. Dolayısıyla, su ve enerjinin üretim ve tüketim proseslerine ait bilginin derlenmesi, Ulusal YDD veri tabanı için temel teşkil edecektir. Proje kapsamında, nihai enerji ve su prosesleri için “beşikten kapıya” yaklaşımıyla, ham maddelerin elde edilmesinden ortaya çıkan ürünün son kullanıcıya (evsel veya sanayi) ulaştırılmasına kadar olan aşamalar ele alınacaktır.

Bu kapsamda ilk adım olarak, öncelikle veri ihtiyacının belirlenmesi amacıyla enerji ve evsel/endüstriyel su temini prosesleri ve ülke bazlı emisyon, verimlilik ve diğer anahtar parametreler ve bunlardan bağımsız olarak coğrafi/bölgesel verileri sağlayacak kaynaklar incelenmiş, mevcut veri ihtiyacı ve eksiklikler belirlenmiş, veri akışında yer alacak kurum, kuruluş ve paydaşlar tespit edilerek, su ve enerji sektörleri için proje süresince yönlendirmelerde bulunmak üzere Danışma Kurulları oluşturulmuştur. Şubat 2018’de gerçekleştirilen ilk Danışma Kurulu Toplantısında katılımcılara proje hakkında bilgilendirme yapılarak, kurumlarından neler beklendiği ve nasıl bir yol izleneceği aktarılmış ve bu süreç kurum ziyaretleri ile derinlemesine devam etmiştir. Her iki sektörün de Danışma Kurullarında kamu, özel sektör ve STK temsilcileri yer almaktadır. Projenin ikinci aşaması kapsamındaki ilk Danışma Kurulu Toplantısı 6 Mayıs 2019’da yapılmış olup veri toplama aşamasında izlenecek yol ve Toplantıdan önce hazırlanarak kurumlara gönderilmiş olan veri formlarına ilişkin konular görüşülmüş, sürecin birebir görüşmeler ile devam etmesi ve gerektiğinde tekrar toplanılması yönünde karar alınmıştır. Ulusal YDD veri tabanı altyapısının oluşturulmasında; veri tabanı yöneticileri, veri seti geliştiriciler ve kullanıcılar için hazırlanan “Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Veri Tabanları için Küresel Rehberlik Klavuzu (Global Guidance Principles (GGP)” temel alınacaktır (Sonnemann ve Vigon, 2011). GGP kılavuzu dünyadaki tüm YDD veri tabanları için örnek teşkil etmesi ve yol göstermesi amacıyla geliştirilmiş olup dünyanın önde gelen YDD veri tabanı ve ağları tarafından esas alınmaktadır. Bu sebeple, proje kapsamında geliştirilecek olan Ulusal YDD veri tabanının dünyadaki mevcut YDD veri tabanları ağıyla entegre olabilmesi ve ülkeler arası kıyaslamalara imkân sağlamak adına veri tabanlarının aynı prensiplere dayandırılarak oluşturulması önem taşımaktadır. Bu doğrultuda Projenin ilk aşamasında dünyadaki ulusal ve uluslararası veri tabanı örnekleri detaylı olarak incelenmiştir.

Projenin ilk aşamasının önemli çıktılarından bir diğeri de Ulusal YDD veri tabanının kurumsal yapılanmasına ilişkin orta ve uzun vadeli yol haritasının belirlenmesi olmuştur. Yol Haritası oluşturulurken, mevcut durum ve ulaşılmak istenen hedefler belirlenmiş, bu hedeflere ulaşmak için gerekli faaliyet adımları tanımlanmıştır. Hedefler ve faaliyet adımları tanımlanmadan önce, yurt dışındaki ulusal veri tabanlarının yapıları, kapsamları ve gelişim süreçleri incelenmiştir. Bu doğrultuda yürütülen çalışmalar sonucunda, veri yönetimi ve veri tabanı yönetimi görevlerini, ikinci aşamada belirlenmesi öngörülen veri tabanı ev sahibi kurumun gerçekleştirmesi, veri tabanının zenginleştirilmesini ve sürdürülebilirliğini ise kurulacak Ulusal YDD platformunun üstlenmesi önerilmiştir. Bu kapsamda veri tabanına ev sahipliği yapacak kurumun ve Ulusal YDD Platformu’nun yapısı ve paydaşları belirlenmiş, veri tabanına ham veri sağlayacak kuruluşlar için de veri sağlayıcı kriterleri tanımlanmıştır. İdari ve yönetimsel yapı çalışmaları kapsamında ise, veri tabanının yönetimi, zenginleştirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına ilişkin eylemler ile sorumlu ve ilgili kurum/kuruluşlara ilişkin öneriler geliştirilmiştir. Önerilen hedef ve faaliyetler, gerçekleşme süreleri açısından, orta (2-5 yıl) ve uzun (5 yıl ve üzeri) vadeli olarak sınıflandırılmıştır. Projenin ilk aşamasında belirlenmiş olan idari ve yönetimsel yapı, taslak niteliğinde olup STB-SVGM koordinasyonunda projenin ikinci aşamasında düzenlenecek toplantılar ile paydaş görüşlerine açılarak değerlendirilecek ve nihai hale getirilecektir.

Aralık 2018-Aralık 2020 dönemini kapsayan ve TÜBİTAK-MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından yürütülen projenin ikinci aşamasında gerçekleştirilecek olan temel çalışmalardan ilki, çekirdek verilerin (enerji ile evsel ve endüstriyel su temini proseslerinin) sistemli şekilde toplanması, işlenmesi ve mevcut verilerin kurulacak veri tabanına uyarlanması şeklinde tanımlanabilir. Birim proseslerin oluşturulması kapsamında su bileşenine ilişkin çalışmalar ÇTÜE, enerjiye ilişkin çalışmalar ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği tarafından yürütülecektir. Çekirdek YDD verisinin saklanacağı veri depolama sisteminin kurulması veri yönetim sisteminin analizi, tasarlanması ve gelişimini ile sistemin doğru bir şekilde kullanılmasını sağlayacak kullanım kılavuzlarının hazırlanmasını içeren veri tabanı ve veri yönetim sistemi altyapısının oluşturulması aşaması da bu dönemin ikinci adımı olarak tamamlanacaktır.
Projenin yenilikçi yönü, sanayide enerji ve su birim proseslerinin girdi-çıktı düzeyinde, aralarındaki bağlantılar da gözetilerek, sistemli ve kurumlar arası veri akış organizasyonunu sağlayacak şekilde ulusal YDD veri tabanına yerleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek ilk çalışma olmasıdır. Bu çalışma ile Türkiye dünyadaki mevcut YDD veri tabanı ağlarına dâhil olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri başta olmak üzere kaynak verimliliği, iklim değişikliği, emisyon azaltımı vb. konulardaki uluslararası sorumluluklarını yerine getirmiş olacaktır.

Kaynakça
-US EPA, 2006, “Life Cycle Assessment: Principles and Practice”, sf. 1-2.
-Goedkoop M., Oele M., Leijting J., Ponsioen T., Meijer E., 2016, “Introduction to LCA with SimaPro”, sf. 7.
-Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü, “Temiz Üretim Araç ve Teknikleri”, sf. 5-6.
-Danimarka Çevre Bakanlığı, 2005, “Impact categories, normalisation and weighting in LCA”, Environmental News No. 78, sf. 20.
-Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2018, Proje kapsamında Bakanlığa sunulan “Ayrıntılı Metodoloji Raporu”, sf. 26.
-European Environment Agency, 1997, “Life Cycle Assessment (LCA) - A guide to approaches, experiences and information sources” sf. 29-48.
-UNEP Industry and Environment, 1996, “Life Cycle Assessment: What It Is and How To Do It”, sf. 27-31
-Sonnemann, G. ve Vigon, B. (2011). Global Guidance Principles for Life Cycle Assessment Databases, A Basis for Greener Processes and Products. Paris: UNEP/SETAC Life Cycle Initiative, ISBN 978-92-807-3174-3.