İçindekiler
Dergi Arşivi

Yerli Otomobil İçin İlk Adım Atıldı

2023 yılına dair önemli hedeflerimizden biri de dünya çapında 10 marka oluşturmaktır

 

Yerli otomobil üretimi için ilk adım atıldı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan yerli otomobil raporu 29 Eylül 2011 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’e sunuldu. Bakan Nihat Ergün, Türkiye’nin otomobil sektöründeki 50 yıllık deneyimi sonucunda yerli bir marka ve model oluşturma çalışmalarının başlatılmasını istediklerini söyledi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün bu konuda dergimize verdikleri demeci sunuyoruz...

2023 yılına dair önemli hedeflerimizden biri de dünya çapında 10 marka oluşturmaktır “Bakanlık olarak, reel sektörün katma değeri yüksek, ileri teknolojiye dayalı bir üretim yapısına geçmesini istiyor, bu yönde çalışmalar yapıyoruz. Sanayimizin bir bütün olarak ve tek tek sektörlerimizin gelişmesine büyük önem veriyoruz. Ülke olarak, 2023 yılına dair önemli hedeflerimiz var. Bu hedeflerimizden bir tanesi de dünya çapında 10 marka oluşturmaktır.

Türkiye, yarım asırdan fazla bir  süredir otomotiv sektöründe başarılı işlere imza atan bir ülkedir Bu markaları oluşturabileceğimiz alanlardan birinin otomotiv sektörü olduğuna inanıyoruz. Türkiye, yarım asırdan fazla bir süredir otomotiv sektöründe başarılı işlere imza atan bir ülkedir. Üretim ve montaj konusundaki başarılarımız, tüm dünyanın takdirini toplamaktadır. Henüz Türkiye’de üretilen bir araç geri çağrılmış değildir. Bu kadar başarılı olduğumuz bir sektörde, artık kendimize özgü marka ve modeller oluşturmamız gerektiğine inanıyoruz. Dünya genelinde önemli değişiklikler yaşayan otomotiv sektörü, Bakanlığımızın en çok önem verdiği sektörlerin başında geliyor Otomotiv sektörü, Bakanlığımızın en çok önem verdiği sektörlerin başında geliyor.

En büyük ihracat kalemimiz olan bu sektör, üretim, istihdam, Ar-Ge açısından da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Otomotiv sektörü geniş bir yan sanayinin oluşmasına da imkan veriyor. Sektör, dünya genelinde önemli değişiklikler yaşıyor. Bir yandan üretim doğuya doğru kayarken, diğer yandan yeni nesil araçlarla ilgili kritik gelişmeler yaşanıyor. Bu yaşanan sürece iyi karşılık vermek ve sektörü daha rekabetçi bir hale getirmek istiyoruz. Bu nedenle, bu yılın başında Türkiye Otomotiv Stratejisi ve Eylem Planını uygulamaya başladık. Bu strateji planında, Türkiye’nin bir otomotiv üretim ve Ar-Ge üssü olması hedefi yanında yerli bir otomobilin üretilmesine zemin hazırlayacak eylemler de yer almıştır.

Bu çerçevede, Türkiye’de otomotiv sanayinde faaliyet gösteren bütün büyük firmaların bir araya geldiği çatı örgüt olan Otomotiv Sanayii Derneğine (OSD) görev verilerek, Türkiye’de yerli bir otomobilin üretilmesine yönelik bir rapor hazırlanması istenmiştir. Dernek, konuyla ilgili raporunu eylül ayının sonunda Bakanlığımıza sunmuştur. Raporda; ülkemizin yerli bir otomobil üretmesine yönelik çalışmaların nasıl yürütülmesi gerektiği, bu üretimin maliyetinin ne olabileceği gibi hususlar yanında konunun teknik detayları da yer almaktadır. Bakanlık olarak, bu raporu incelemeye devam ediyoruz. Birkaç yıl içinde yerli otomobil üretimi konusunda önemli mesafe alınacağına inanıyorum OSD’nin Bakanlığımıza sunmuş olduğu raporda ve Bakanlık olarak bizim değerlendirmelerimizde, bu konuda iç ve dış pazarlarda büyük tüketici kitlesine sahip B ve C segmentte farklı modellerdeki otomobillerle üretime başlamak gerektiği fikri ağırlık kazanmaktadır. Üretime başlama tarihi hususunda ise kesin bir tarih vermek, henüz mümkün değildir. Müteşebbisler tarafından, bu işin bir üretim planlamasının yapılması gerekmektedir.

Üretim planlamasından kastımız, üretilecek otomobilin hangi organlarının müteşebbis firma tarafından üretileceği ve hangi parçalarının yan sanayiden tedarik edileceği gibi konulardır. Pazarlama, satış ağları ve yetkili servis konuları da üretim takvimini etkiyecektir. Her şeye rağmen, birkaç yıl içinde, bu konuda önemli mesafe alınacağına inanıyorum. Yerli otomobil üretimi konusunu özel sektör öncülüğünde bir “ulusal odak proje” olarak değerlendirilmek gerektiğini düşünüyoruz Hükümet olarak, yerli otomobile büyük önem veriyoruz. Bakanlığımızda, Türkiye’de yerli bir otomobilin üretilmesi için ne gibi destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiği yönünde kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.

Ayrıca, Bakanlığımız koordinasyonunda ilgili sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla en kısa süre içerisinde bir çalışma grubu kurmayı planlıyoruz. Bu konuyu, özel sektör öncülüğünde bir “ulusal odak proje” olarak değerlendirilmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle, mevcut teşvik ve destek mekanizmalarına ilave olarak bazı ek destek mekanizmaları da oluşturabiliriz. Bugün güven ve istikrar ortamını oluşturmuşken, toplum olarak yeniden özgüven kazanmışken, artık kendi otomobil markamızı oluşturmanın zamanı gelmiştir Türkiye, geçmişte yerli otomobil konusunda önemli girişimlerde bulundu. Mesela Devrim Arabaları, yerli ve yabancı bazı nedenlerden dolayı sekteye uğradı. 40 yıl önce kurulan Tümosan bugün kendi halinde bir üretim mücadelesi verirken, aynı dönemde kurulan Hyundai dünya devleri arasına girmeyi başarmıştır. Ekonomik ve siyasi riskler de, bu tür kararların alınmasını zorlaştırmış, müteşebbisleri daha garanti alanlara sevk etmiştir. Bugün güven ve istikrar ortamını oluşturmuşken, toplum olarak yeniden özgüven kazanmışken, artık kendi otomobil markamızı oluşturmanın zamanı gelmiştir.

Ülkemizin kendi otomobil markasının olmaması, zaten ekonomik olarak da kabul edilebilir bir şey değildir Bugün ülkemizde satılan otomobillerin yaklaşık %30’unu ülkemizde yerleşik küresel firmalarca üretilen otomobiller oluşturmakta, %70’ini ise ithal otomobiller oluşturmaktadır. İç piyasası 600 bin sınırına ulaştığını da düşünürsek, bu ülkenin kendi otomobil markasının olmaması, zaten ekonomik olarak da kabul edilebilir bir şey değildir. İlk aşamada ağırlıklı olarak iç pazardaki ihtiyaçlara cevap verecek olan bu proje, aynı zamanda Ortadoğu ve AB pazarlarına da hitap edecektir. Bu durum tabii olarak ülkemizin bölgesinde zaten var olan ve her geçen gün artan gücünü ve prestijini daha da artı- racaktır.

Orijinal bir tasarımla ortaya çıkan ve ülkemizin üretim kalitesini taşıyan bir otomobil, sadece iç pazarda değil dış pazarda da karşılık bulacaktır. Türkiye, eski teknolojiye geç başladı. Bu yeni teknolojilerde öne çıkmak için, sektörde bir markamızın olması gerekiyor Bu süreçte, yeni marka oluşturmak, bugünün ihtiyaçlarına cevap vermesiyle birlikte, otomotiv sektörünün geleceği açısından da önem taşımaktadır. İçten yanmalı motor teknolojisinin yerine, yeni nesil elektrikli, hibrid, çevre dostu araçlarla ilgili teknolojinin öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye, eski teknolojiye geç başladı. Bu yeni teknolojilerde öne çıkmak için, sektörde bir markamızın olması gerekiyor.

Tasarım ve Ar-Ge çalışmalarını ülkemizde yaptıkça, yeni teknolojileri ülkemizde ürettikçe, sektör önemli bir sıçrama yapacaktır. Sektörlerimiz rekabet güçlerini artırdıkça, ülke olarak ekonomik ve sosyal hedeflerimize ulaşmamız da çok daha kolay olacaktır. Bu nedenle, yerli otomobille ilgili gelişmeleri yakından takip edeceğiz ve bu konuda adım atan girişimcilerimizin yanında olacağız.”