İçindekiler
Dergi Arşivi

Yerlileştirme Ürün Programı

Zübeyde ÇAĞLAYAN / Sanayi Genel Müdürü V.

 

İmalat sanayi sağladığı istihdam, katma değer, ihracat/ithal ikamesi diğer sektörler üzerindeki en yüksek çarpan etkisi ihracatımız içerisindeki %93,7’lik payıyla ekonomik büyüme üzerinde belirleyici rol oynamaktadır.

2017 yılı dış ticaret açığı 76,7 milyar Dolar düzeyindedir. İmalat sanayi ihracatı 147,2, ithalatı ise 190,7 milyar Dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan 2017 yılında 233,8 milyar Dolar düzeyinde gerçekleşen ithalatımız içerisinde ara malı ithalatı 171,5 milyar Dolar ile %73,3’lük bir paya sahiptir. İmalat sanayi ara malı ithalatı 104,8 milyar düzeyinde olup bunun 52 milyar Doları orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerdir.

Şekil 1. 2017 Mal Gruplarına Göre İthalat (%)

 

Son 15 yıllık süreçte sanayide gerçekleştirdiği yatırımlar ve teknolojik dönüşüm ile Türkiye, orta düşük teknoloji grubundan orta yüksek teknoloji grubuna geçişini tamamlamıştır. Önümüzdeki dönemde ise Yerlileştirme ve Dördüncü Sanayi Devrimi çalışmaları ile ülkemiz, teknoloji yoğunluğuna göre imalat sanayi kategorisinde yüksek teknoloji grubuna çıkacak kapasitededir.

 

İthal sanayi ürünlerinin yerlileştirilmesi ve başarılı bir sanayi atılımı için Bakanlığımızca öncelikle odak sektör belirlenmesi üzerinde çalışılmıştır. İlk aşamada ekonomisi tabii kaynak ağırlıklı olmayan ve geçmişte orta gelir tuzağını başarıyla aşmış, referans ülkeler dikkate alınarak, bu ülkelerin tecrübeleri değerlendirilmiştir. Bilahare, imalat sanayi katma değerini 10 yılda iki katına çıkaracak 5 odak sektör; kimya ve ilaç sanayi, gıda sanayi, yarı iletken elektronik ürünler, makine ve teçhizat, motorlu kara taşıtları olarak belirlenmiştir. Öte yandan Dördüncü Sanayi Devrimi kapsamında stratejik önem taşıyan ve diğer odak sektörlerle yatay ilişki içerisinde olan bilişim ve yazılım sanayii de odak sektörler kategorisine dâhil edilmiştir.

 

Odak sektörler belirlenirken büyüme potansiyeli, ülkeye katkı, küresel trendler ve ulusal fizibilite dikkate alınmıştır. Ekonomisi doğal kaynak ağırlıklı olmayan, milli geliri Türkiye ile karşılaştırılabilir büyüklükte olan, 1980 sonrası orta gelir tuzağını aşmış ve Türkiye’nin 10 yılda yakalayabileceği ülkelerin verileri analize dâhil edilmiştir.

Yerlileştirme çalışmalarına temel teşkil etmesi amacıyla, imalat sanayimizin 104,8 milyar Dolarlık ara malı ithalatını oluşturan 2.768 adet ürün grubu; teknoloji düzeyine göre filtrelenmiş ve 1.164 ürün grubu düzeyine indirgenmiştir. Bunlar arasından ülkemizin üretim yetenekleri, ithalatı içindeki payı, uluslararası pazar büyüklüğü, rekabet potansiyeli, teknoloji ve karmaşıklık düzeyleri açısından tek tek incelenerek kısa vadede yerlileştirilebileceği değerlendirilen 43 ürün belirlenmiştir. 2016 yılı itibarıyla ithalatımızda 14,6 milyar dolarlık paya sahip olan söz konusu 43 ürüne ilişkin, sektör temsilcileri ile görüş alışverişinde bulunulmaktadır.

Ürün filtreleri:

      • Orta-Yüksek ve Yüksek Teknoloji Grubunda yer alması,
      •  

      • Ülkemizin Üretim Yetenekleri,
      •  

      • İthalat Payı (2016 yılı ≥ 20 Milyon Dolar),
      •  

      • Pazar Büyüklüğü (Son 10 yıllık dünya ithalat trendi > 0),
      •  

      • Rekabet Potansiyeli (İlk 3 ihracatçı payı < %60),
      •  

      • Teknoloji Düzeyi (Karmaşıklık endeksi > 0.5).
      •  

Şekil 2. Ürün Bazlı Yerlileştirme Süreci

Bu kapsamda sanayimizin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak programların hayata geçirilmesi amacıyla çalışmalar yürütmek üzere ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Başkanlığında; Bakanlığımız, Ekonomi, Gümrük ve Ticaret, Kalkınma ve Maliye Bakanları ile gündemdeki konulara göre ilgili Bakanlarımızın katılımı ile Yerlileştirme Yürütme Kurulu’nun oluşturulmasına ilişkin 24 Ocak 2018 gün ve 2018/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi yayınlanmıştır.

 

Kurul’un sekretarya hizmetleri; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı tarafından gerçekleştirilecektir.

Şekil 3. Yerlileştirme Yürütme Kurulu

Yerlileştirme Yürütme Kurulu ile başarılı bir sanayi atılımı için; sanayimizin ithalat bağımlılığını azaltması, Ülkemizin rekabet gücünü artıracak programların hayata geçirilmesi amacıyla çalışmalar yürütülmesi, yurtiçi sanayimizin uluslararası pazarlara entegre olarak geliştirilmesi, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin sanayi ve ihracatımız içerisindeki payının arttırılması hedeflenmektedir.

Diğer taraftan odak sektör bazlı yürütülecek Yerlileştirme Ürün Programı sanayimizin ithalat bağımlılığını azaltacak ve bu sayede sanayimizin rekabet gücünü artıracaktır. Tüm Bakanlıklarımızın katkı vereceği süreç ile ürünlerimiz küresel pazara entegre edilecek ve ihracatımıza kaldıraç etkisi yapacaktır. Sektörel paydaşlar ile işbirliği içerisinde yürütülecek programa ilişkin şema yansıda gösterilmiştir.

Şekil 4. Yerlileştirme Ürün Programı

Yerlileştirilen ürünler, diğer sektörlerimize çarpan etkisi sağlayacak, ihracatımız içerisinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını artıracaktır. Sanayimiz, 312 Organize Sanayi Bölgesi, 968 Ar-Ge ve Tasarım Merkezi ve 72 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve yüksek nitelikli insan kaynağı ile bu dönüşümü yapacak altyapıya sahiptir. Oluşturulan Yerlileştirme Ürün Programı ile 2019 yılında ilk grup ürünlerin yerlileştirilmesinin tamamlanması planlanmaktadır.

Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı kapsamında Bakanlığımız koordinasyonunda odak sektörlerimizi de kapsayacak şekilde sektörel sanayi zirveleri planlanmıştır.

İlk olarak, odak sektörler arasında yer alan makine ve teçhizat sanayimizle, söz konusu ürünleri ve yüksek teknolojiye geçişteki somut adımları belirlemek amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile makine ve teçhizat sanayimizi temsil eden 17 derneğin çatı kuruluşu olan Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu’nun (MAKFED) koordinasyonunda, 15 Şubat 2018’de İzmir’de Bakanımız Sayın Dr. Faruk ÖZLÜ’nün katılımıyla “Türkiye Makine Sanayii Zirvesi” gerçekleştirilmiştir. Söz konusu zirveye; Ekonomi, Maliye, Kalkınma, Gümrük ve Ticaret Bakanlıklarımızın yanı sıra KOSGEB, TSE ve TÜBİTAK’ın da aralarında bulunduğu kamu kurumları ile İzmir’deki üniversiteler, OSB ve Teknoparklardan geniş bir kesim katılım sağlamıştır.

Demir Çelik Sanayinin ele alınacağı bir sonraki zirvenin, 2 Mart 2018 tarihinde Hatay’da gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Önümüzdeki dönem, Bilişim, Elektronik, Kimya, İlaç ve Tıbbi Cihazlar, Otomotiv Yan Sanayi, Yapı Malzemeleri ile Gıda ve İçecek Sanayi Zirveleri ile sanayimizle sektörel işbirliği çalışmaları devam edecektir.

Planlanan sektörel sanayi zirveleri ile sanayide yüksek teknolojiye geçiş programı kapsamında, somut öneriler görüşülmekte, yerlileştirme ve küresel pazara entegrasyonu yapılacak ürün ve projelerin, sanayimizle işbirliği içerisinde belirlenmesine ilişkin çalışmalar yürütülmektedir.