İçindekiler
Dergi Arşivi

Yünlü Tekstil Atıksularından Pilot Ölçekli Aerobik Membran Biyoreaktör Sistemiyle Su Geri Kazanımı

Nazlı ÇAĞLAR CİNPERİ / Yünsa Yünlü San. ve Tic. A.Ş Ar-Ge Departmanı - Emrah ÖZTÜRK - Nevzat Özgü YİĞİT - Mehmet KİTİŞ / Süleyman Demirel Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü

 

 

  1. Giriş ve Motivasyon

Son yıllarda endüstrileşmenin artış göstermesiyle birlikte artan üretimin çevre üzerindeki olumsuz etkileri, temiz bir çevreyi tehdit eder duruma gelmiştir. Hızlı nüfus artışı, aşırı sanayileşme, artan kuraklık ve aşırı tüketimle birlikte tatlı su kaynakları global ölçekte hızla tükenmektedir. Su kaynaklarımızdaki hızlı tükeniş aslında en çok ülke sanayimizi etkilemektedir ve etkileyecektir. Sanayimizin kalbi olan Marmara Bölgesi’nde su sıkıntıları zaten yıllar önce başlamıştır. Bölgedeki endüstriler ve Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) artık sorunun çözüm yollarından birinin atıksularını ileri derecede arıtıp, geri kazanmak ve proses suyu olarak geri kullanmak olduğunu benimsemektedirler. Ancak, ileri arıtma teknolojileri ve atıksuların geri kazanımı konularında bölgedeki birçok endüstrinin bilgilendirilmeye, yönlendirilmeye ve araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarının yapılmasına ihtiyacı vardır.

Ülkemizde imalat sanayinin toplam su tüketiminin yaklaşık %6-8’inden tekstil endüstrisi sorumludur (TÜİK, 2016). Çok sayıda alt sektörden ve karmaşık üretim süreçlerinden oluşan tekstil endüstrisinde su en önemli proses bileşenlerinden birini oluşturmaktadır. Tekstil endüstrisinde su tüketiminin en yoğun olduğu prosesler boyama ve terbiye prosesleridir ve toplam su tüketiminin %75-80’inden sorumludur. Tekstil endüstrisi alt sektörlerinde kullanılan lif türü-formu, uygulanan teknikler ve kullanılan teknolojiye bağlı olarak su tüketimleri değişkenlik gösterebilmektedir. Ancak genel olarak spesifik su tüketimi değeri 95-400 L/kg ürün arasında değişmektedir (Can vd., 2014; Yukseler vd., 2017).

Yünlü tekstil sektörü, üretim maliyeti ve dolayısıyla birim ürün fiyatı yüksek olan bir sektördür. Müşteriler için ürünlerin renk, tuşe ve tutumu çok önemlidir. Bu bağlamda, boyama ve terbiye proseslerinde kullanılacak suyun kalitesi de çok önem taşımaktadır (Can vd., 2014). Standardizasyonu sağlanmış suların üretim proseslerinde kullanılması ürün kalitesini olumlu yönde etkilemektedir. İşletmelerde en modern, tam otomasyonlu boyama ve terbiye makinalarıyla çalışılsa bile su kalitesindeki değişkenlik nihai ürünün renk ve kalitesini etkileyebilmektedir. Yünlü tekstil endüstrisinde kullanılan suyun kalitesi, kullanılacağı prosese göre farklılık gösterebilmektedir. Boyama proseslerinde kullanılacak suyun renksiz, sıfır (0) Fransız sertliğinde, nötr pH, metal iyonları (özellikle demir ve mangan), indirgen ve oksidan maddeleri bulundurmaması beklenmektedir (Can vd., 2014). Terbiye proseslerinde kullanılacak suyun ise renksiz, 3-4 Fransız sertliğinde, nötr pH, metal iyonları (özellikle demir ve mangan), indirgen ve oksidan maddeleri bulundurmaması beklenmektedir. Tekstil endüstrisinde, üretim proseslerindeki yoğun su tüketimlerine bağlı olarak yüksek miktarlarda atıksu oluşumu söz konusu olmaktadır. Tekstil atıksuları genellikle yüksek kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ), tuz ve renk içeriğine sahiptir (Öztürk vd., 2015). Dolayısıyla tekstil atıksuları yeterince arıtılmadan alıcı su ortamlarına deşarj edilmesi durumunda geri dönüşümü zor kirlenmeye neden olabilir (Öztürk vd., 2016). Diğer taraftan sınırlı olan doğal kaynakların verimli ve sürdürülebilir kullanımı göz önünde bulundurulduğunda, tekstil atıksularının arıtılıp üretimde proses suyu olarak geri kullanımı da mümkündür (Bulut, 2011).

Bu çalışmada ağırlıklı olarak yünlü kumaş üretimi yapan entegre bir tekstil işletmesinde, arıtılmış kompozit atıksu (boru sonu) ve/veya arıtılmış/arıtılmamış ayrık proses atıksuyu akımlarının, üretim proseslerindeki farklı su kalitesi ihtiyaçlarına bağlı olarak yeniden kullanım imkânları araştırılmıştır. Bu kapsamda, ayrık proses atıksuyu akımları ve kompozit atıksular ayrıntılı olarak karakterize edilmiştir. Kompozit atıksuların pilot ölçekli aerobik membran biyoreaktör (MBR) sistemi kullanılarak arıtılabilirlikleri test edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlarla ileride tam ölçekli MBR tesisi yatırımı yapılmasına karar verilmesi ve arıtılmış atıksuların üretim proseslerinde geri kullanımı hedeflenmektedir. Bu sayede ham yeraltı suyu ve yumuşatılmış proses suyu ihtiyacının azaltılması, tatlı su kaynaklarının korunması ve tesiste sıfır ve/veya sıfıra yakın atıksu deşarjı sağlanabilir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; tekstil endüstrisinde temiz ve sürdürülebilir üretim çabalarına katkıda bulunabilir. 

  1. Materyal ve Metot

Çalışmanın yapıldığı işletme; iplikhane, dokuma, boyahane (tops-elyaf, bobin iplik ve kumaş boyaması) ve apre ünitelerinden oluşmaktadır. İşletmede kompozit atıksu debisi 2000-3070 m3/gün arasında değişmektedir. Boru-sonu kompozit atıksuların %70-80’ini boyahane ve apre (terbiye) ünitelerinden kaynaklanan atıksular oluşturmaktadır. İşletmede yürütülen atıksu karakterizasyonu çalışmaları kapsamında üç ayrık (tops-elyaf boyama çıkışı, boyahane ve apre çıkışları) ve bütün atıksuların birleştiği son çıkış olmak üzere toplam dört atıksu noktası belirlenmiştir. Belirlenen 4 farklı numune alma noktasından yaz ve kış dönemlerinde 4 hafta süreyle haftada 3 gün 24 saatlik kompozit numuneler alınmıştır. Bütün atıksu numuneleri pH, iletkenlik, tuzluluk, toplam çözünmüş katılar (TÇK), toplam askıda katı madde (AKM), renk, kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ), biyokimyasal oksijen ihtiyacı (BOİ5), sülfat, toplam azot (TN), toplam fosfor (TP), yağ-gres, ağır metaller, toplam koliform ve fekal koliform parametreleri açısından karakterize edilmiştir. Atıksu analizleri standart metotlara göre yapılmıştır (APHA, 2005).

İşletmede su geri kazanımı çalışmaları 4,5 m³/gün kapasiteli pilot MBR tesisinde yürütülmüştür (Şekil 1). Pilot ölçekli MBR ünitesinde, 48 m2 yüzey alanına ve 0,02 mikron gözenek çapına sahip hollow fiber membranlarından oluşan kaset tip modül kullanılmıştır. Atıksuda bulunması muhtemel katı maddeleri (saç, kıl, vb.) MBR atıksu besleme tankına girmesine engel olması ve dolayısıyla membranların tıkanmasını önlemek amacıyla sistemde bir adet sepet ızgara kullanılmıştır. Membranların tıkanmasının önlenmesi adına pilot ölçek sistemde gerekli debi ve basıncı sağlayacak nitelikte ters yıkama pompası kullanılmıştır. Membranlarda oluşan organik ve inorganik tıkanmanın giderilmesi adına uygulanan kimyasal geri yıkamalar için ters yıkama hattında klor ve sitrik asit ve/veya hidroklorik asit (HCl) dozlama pompaları da kurulmuştur. MBR ünitesine, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Atıksu Arıtma Tesisi’nden alınan 1,5 m3 biyolojik çamur aşı amaçlı olarak eklenmiştir ve başlangıç akı değeri 7,5 L/m2 saat (LMH) olacak şekilde arıtılabilirlik çalışmalarına başlanmıştır.

 

Şekil 1. Atıksu Geri Kazanım Pilot Tesisi

  1. Bulgular ve Tartışma

Yürütülen atıksu karakterizasyon çalışması sonuçlarına göre ayrık proses atıksuyu akımlarında pH, iletkenlik, KOİ, BOİ5 ve renk değerlerinde; gün içerisinde uygulanan üretim programlarına ve boyama reçetelerine bağlı olarak piklerin ve salınımların olduğu görülmüştür. Bu durum ayrık atıksu akımlarının MBR sisteminde arıtımını olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrık proses atıksuyu akımlarındaki bu pikler ve salınımlar bütün atıksu akımlarının birleştiği kompozit atıksularda seyrelme etkisi nedeniyle sönümlenmektedir. Bu nedenle, ayrık atıksu akımlarının arıtımı yerine boru sonu kompozit atıksuyun MBR sisteminde arıtılması ve geri kazanılması daha uygun bulunmuştur. Yürütülen atıksu karakterizasyon çalışması sonuçlarına göre yaz sezonunda bütün atıksuların birleştiği boru sonu kompozit atıksuyunun ortalama iletkenlik değeri 1496 μS/cm iken, maksimum değeri 2230 μS/cm’dir. Bu değerler, kompozit atıksuyun az derecede tuzlu bir atıksu olduğunu göstermektedir. Kış sezonunda boru sonu kompozit atıksuyun ortalama ve maksimum iletkenlik değerleri sırasıyla 2150 ve 4020 μS/cm olarak bulunmuştur. Hem kış hem de yaz sezonu boru sonu iletkenlik verilerine bir bütün olarak bakıldığında, boru sonu kompozit atıksuları genel olarak 7000 μS/cm’den düşük, az/orta derecede tuzlu su olarak görülebilir. Tipik pamuklu boyama tesislerinin atıksularına göre bu değerler yaklaşık %30-50 mertebesinde daha düşüktür ki, yün boyama atıksularında bu zaten beklenen bir durumdur. Kompozit atıksularından, MBR sonrası, orta derecede tuzlu sular için uygulanan ters ozmos prosesiyle (brackish water reverse osmosis (BWRO)) üretimde kullanılacak proses suyu rahatlıkla elde edilebilir.

Yaz ve kış dönemlerinde kompozit atıksuların bulanıklık değerleri 23-597 (ortalama 108) NTU aralığında değişmektedir. Aralık-Şubat döneminde MBR işletiminde elde edilen çıkış bulanıklık değerlerinin, 0,2-2,2 (ortalama 0,8) NTU aralığında değiştiği görülmüştür. Aynı dönemde MBR çıkış AKM değerleri, 0-32 (ortalama 14) mg/L aralığında değişmektedir. Dolayısıyla hem AKM hem de bulanıklık verileri pilot MBR sistemindeki ultrafiltrasyon (UF) modüllerinin AKM/partiküler madde ayrımını verimli bir şekilde yaptığını göstermektedir (Şekil 2).



Şekil 2. Pilot MBR Giriş ve Çıkış AKM Değerleri

Aralık-Ağustos döneminde MBR giriş atıksuyu renk değerleri 66-2462 (ortalama 435) Pt-Co aralığında değişmiştir. MBR çıkışı ise, 63-398 (ortalama 164) Pt-Co aralığında olduğu belirlenmiştir. MBR’da biyolojik aktivitenin henüz kararlı hale gelmemesine rağmen (teknik arızalardan dolayı) yüksek oranlarda renk giderimleri MBR sisteminin başarısını göstermektedir. Aynı dönemde, MBR giriş atıksuyu toplam KOİ (filtre edilmemiş) değerleri, 315-2607 (ortalama 918) mg/L aralığında bulunmuştur. MBR çıkış KOİ konsantrasyonları ise, 57-771 (ortalama 299) mg/L aralığındadır. MBR sisteminde ortalama %67 oranında KOİ giderimi sağlanmıştır.

MBR işletimi sırasında meydana gelen teknik arızalar sebebiyle çamur kaybedilmiş ve bu sebeple Mart ayına kadar biyolojik aktivite kararlı hale gelmemiştir. Mart 2016’da MBR sistemi kararlı hale gelmiştir. Bu dönemdeki MBR çıkış suyundaki KOİ konsantrasyonlarının 130 mg/L olduğu gözlenmiş ve bu değerin altına da düşememiştir. Bunun nedeni kompozit atıksudaki biyolojik olarak parçalanamayan organik madde miktarının toplam organik maddenin yaklaşık %18-29’unu oluşturmasından kaynaklanabilir. Bu durumda ileride gerçek tesis uygulamasına geçildiğinde MBR sonrası nanofiltrasyona (NF) KOİ yüklemesi kaynaklı membran yüzeylerinde erken ve aşırı organik tıkanma sorunu oluşabilir.

Aralık-Ağustos döneminde MBR işletiminde giriş atıksuyu BOİ5 değerleri, minimum 64-494 (ortalama 229) mg/L aralığında değiştiği görülmüştür. MBR çıkış BOİ5 konsantrasyonları ise 1-219 (ortalama 60) mg/L’dir. MBR çıkış BOİ5 değerleri Aralık-Şubat döneminde ise, 1-143 (ortalama 27) mg/L aralığında değişmiştir. Sistemde yaşanan arızalar nedeniyle çamurun kaybedilmesi, birkaç kez start-up periyodu yaşanmasından dolayı biyokütlenin stabil hale gelmesi uzun sürmüştür. MBR sisteminin işletiminde kısa süre yaşanan arızalara rağmen akı değerlerinin beklenen seviyelerde olduğu görülmüştür.

Pilot MBR sisteminin işletiminde çıkış suyu üretim akılarının zamanla değişimi Şekil 3’te verilmiştir. Buna göre pilot MBR sisteminin işletiminde yaklaşık 2 aylık işletim süresince minimum 4,38-11,88 (ortalama 6,65) LMH akı değerleri elde edilmiştir. Temizlik yapılmasının ardından çalıştırılan ilk gün, en yüksek akı değerine ulaşırken zamanla bu değerin 4,38 LMH’lere kadar düştüğü gözlenmiştir. MBR sistemindeki tıkanmaya en çok kompozit atıksu içerisindeki katı maddelerin (saç, kıl, lif parçaları vb.) membran yüzeyine yapışması/birikmesi sebep olmuştur (Şekil 4).

 

Şekil 3. MBR Çıkış Suyu Üretim Akılarının Zamanla Değişim Grafiği

 

Aralık-Ağustos döneminde MBR işletiminde giriş atıksuyu sülfat (SO42-) değerleri 74-492 (ortalama 220) mg/L aralığında değişmiştir. MBR çıkış sülfat (SO42-) konsantrasyonları ise 40-283 (ortalama 178) mg/L olarak tespit edilmiştir. MBR sisteminde ortalama bazda %19 sülfat giderimi sağlanmıştır. Aerobik MBR’larda anaerobik bölgeler oluşmadığı sürece (örneğin ölü noktalarda veya flok içlerinde) sülfatın büyük oranlarda giderimi/indirgenmesi zaten beklenmeyen bir durumdur. Tespit edilen ortalama %19 sülfat giderimi, biyokütlenin metabolik ihtiyacından ve biyokütle bünyesine sorpsiyondan kaynaklanmış olabilir.

 

Şekil 4. Elyaf Nedeniyle Tıkanmış MBR Modülleri

Aralık-Ağustos döneminde MBR işletiminde giriş atıksuyu TN konsantrasyonları 10,3-46,4 (ortalama 18,6) mg/L aralığında bulunmuştur. MBR çıkış TN konsantrasyonları ise 5,6-38,3 (ortalama 13,4) mg/L aralığındadır. MBR sisteminde ortalama %28 TN giderimi sağlanmıştır. Kompozit atıksularda TN, TKN ve amonyum azotu konsantrasyonları düşük seviyelerde olduğu için pilot MBR sistemi sadece aerobik olarak tasarlanmış, işletilmiş ve denitrifikasyon (anoksik tank eklenmesi) hedeflenmemiştir. Tespit edilen ortalama bazda %28 TN giderimi; 1) Nitrifikasyon sonucu oluşan nitratın floklar içinde oluşan kısmi anoksik bölgelerde denitrifikasyona uğraması ve 2) biyokütlenin metabolik azot ihtiyacı ile açıklanabilir. Aynı dönemde MBR işletiminde tespit edilen giriş atıksuyu ortalama nitrat azotu (NO3-N) 1,8 mg/L iken, ortalama çıkış 1,3 mg/L’dir (giriş maksimum nitrat azotu: 6,3, çıkış maksimum nitrat azotu: 2,1 mg/L). Dolayısıyla bu veriler floklar içinde kısmi denitrifikasyon olduğunu desteklemektedir. Aralık-Ağustos döneminde MBR işletiminde giriş atıksuyu TP konsantrasyonlarının 0,9-4 (ortalama 2,1) mg/L aralığında değiştiği belirlenmiştir. MBR çıkış TP konsantrasyonları ise 0,5-1,8 (ortalama 1,2) mg/L aralığındadır. Buna göre MBR sisteminde ortalama bazda %43 TP giderimi sağlanmıştır. TP giderimi metabolik ihtiyaç ve özellikle kolloidal organik fosforun yüksek MLSS konsantrasyonlarında floklar içinde tutulması ile açıklanabilir.

Aralık-Şubat döneminde MBR işletiminde giriş atıksuyu yağ-gres konsantrasyonları 65-173 (ortalama 107) mg/L arasında değişmiştir. MBR çıkış yağ-gres konsantrasyonları ise, 32-85 (ortalama 56) mg/L aralığında değişmektedir. Buna göre MBR sisteminde ortalama bazda %48 yağ-gres giderimi sağlanmıştır. Genel olarak kompozit atıksudaki yağ-gres konsantrasyonları 3 ayrık atıksu kaynağındaki değerlerden daha düşüktür. Dolayısıyla, ayrık atıksuların arıtılması yerine, bütün atıksuların birleştiği boru sonu kompozit atıksuyu arıtmanın yağ-gres açısından da avantajlı olduğu ortadadır. MBR’da ortalama bazda %48 yağ-gres gideriminin biyolojik parçalanmayla olduğu düşünülmektedir. MBR’da biyolojik aktivitenin daha kararlı hale gelmesi ve yağ bileşiklerini parçalayan spesifik mikroorganizmaların biyokütle içinde adapte olması ve çoğalmasıyla yağ-gres giderimleri daha da artabilir. Kompozit atıksulardaki yağ-gresin kaynakları, yün ham maddesindeki organik yağ bileşikleri ve üretimde kullanılan yumuşatıcı türü yüzey aktif maddeler ve diğer kimyasallardır.

Kış ve yaz sezonu izleme verileriyle tutarlı olarak, MBR işletiminde de giriş atıksuyunda analizi yapılan tüm metaller (Zn, Mn, Fe, Ni, Al, toplam Cr) çok düşük konsantrasyonlarda tespit edilmiştir. MBR girişi kompozit atıksu ortalama değerleri; Zn: 0,44 mg/L, Mn: 0,13 mg/L, Fe: 0,75 mg/L, Ni: 0,04 mg/L, Al: 0,2 mg/L, toplam Cr: 0,5 mg/L’dir. MBR giriş ve çıkışta tüm metallerin konsantrasyonları 1 mg/L’nin altında tespit edilmiştir. Genel sonuç olarak, kompozit atıksuda metal konsantrasyonları sorun teşkil etmemektedir. MBR çıkışında düşük konsantrasyonlardaki bakiye metaller RO prosesleriyle giderilebilir.

Aralık-Ağustos döneminde MBR işletiminde giriş fekal koliform konsantrasyonları 5,8-10,3x108 (ortalama 8,4x108) kob/100 ml aralığında tespit edilmiştir. MBR çıkış fekal koliform konsantrasyonları ise 87-190 (ortalama 140) kob/100 ml aralığında bulunmuştur. MBR sisteminde yaklaşık 7-8 log fekal koliform giderimleri sağlanmıştır. MBR’da UF membranları kullanıldığı için 7-8 log fekal koliform giderimleri beklenen seviyelerdir. Bu giderimler ayrıca UF modüllerinde genel olarak yırtılma ve deformasyon gibi sorunların olmadığını göstermektedir. Fekal koliform verilerine benzer şekilde, MBR’da yaklaşık 7-8 logaritma toplam koliform giderimleri sağlanmıştır. MBR sonrası ultraviyoleyle (UV) dezenfeksiyon uygulamasıyla toplam/fekal koliform ve diğer mikroorganizmaların konsantrasyonları azaltılabilir ve MBR çıkışları direk geri kullanıma (boyama, yıkama, durulama vb.) uygun hale gelebilir. Pilot MBR sisteminde UF modülleri kullanıldığı için virüs giderimlerinin ancak 2-3 log seviyelerinde olması beklenmektedir. Dolayısıyla, MBR çıkışlarında virüsler mevcut olacaktır ve MBR çıkışlarının geri kullanım öncesi mutlaka UV dezenfeksiyonuna tabii tutulması gerekmektedir. MBR çıkışlarının RO arıtımı sonrası RO çıkışlarında fekal ve toplam koliformların ve virüslerin genel olarak mevcut olmaması, deteksiyon limitlerine düşmesi beklenmektedir. Ancak MBR+RO çıkışlarının da güvenlik açısından üretim proseslerinde geri kullanım öncesi UV dezenfeksiyonundan geçirilmesi önerilmiştir.

  1. Sonuç ve Öneriler

Ağırlıklı olarak yünlü kumaş üretimi yapan entegre bir tekstil işletmesinde yürütülen bu çalışma kapsamında üç ayrı atıksu akımı (tops-elyaf, boyahane ve apre) ve boru sonu kompozit atıksular kalite ve miktarları açısından analiz edilmiştir. Atıksu karakterizasyonu çalışmalarından elde edilen sonuçlara göre, üretim programlarına ve uygulanan boyama reçetelerine bağlı olarak ayrı atıksu akımlarında pikler ve salınımlar bulunmuştur. Bu nedenle, tüm akımların karıştığı kompozit atıksuyun yeniden kullanım için daha uygun olduğu görülmüştür. Farklı test koşullarında pilot ölçekli aerobik MBR sisteminde arıtılabilirlik ve su geri kazanımı çalışmaları kompozit atıksu kullanılarak yürütülmüştür. Pilot MBR’da yürütülen arıtılabilirlik çalışmalarında; KOİ, BOİ5, AKM, TN, TP ve renk ortalama giderim verimleri sırasıyla %67, 74, 86, 28, 43 ve 62 olarak bulunmuştur. MBR ürün suyunda ağır metal konsantrasyonları ise 1 mg/L’nin altında bulunmuştur. Pilot MBR sisteminde evsel atıksuların da dâhil olduğu boru sonu kompozit atıksular kullanıldığı için, MBR çıkış suyunda virüslerin bulunması olasılığına karşın, MBR çıkış sularının UV dezenfeksiyon işleminden sonra üretim proseslerinde geri kullanılması önerilmiştir. Gerçek tesis yatırımı yapılması durumunda, talep edilen su karakterine göre tüm bakterilerin ve virüslerin giderilmesi hedeflenirse, MBR+RO+UV prosesi önerilmektedir. MBR+UV ve/veya MBR+RO+UV çıkış sularının boyama ve diğer proseslerde geri kullanımının mümkün olduğu tespit edilmiştir.

MBR çıkış sularının içerdiği çözünmüş tuzlar nedeniyle bazı boyama testlerinde boyama verimini artırdığı bulunmuştur. Yapılan boyama ve ürün kalitesi testlerinde, MBR çıkış sularının özellikle orta ve koyu renk tonlarında, ürün kalitesini ve tekstil haslıklarını bozmadığı tespit edilmiştir. Hatta bazı testlerde MBR çıkış suları proses suyuna göre daha iyi ürün kalitesi sağlamıştır. MBR+RO+UV çıkış suları ile yapılan boyama ve ürün testleri de çok başarılı sonuçlar vermiştir. Sonuç olarak, tesisdeki kompozit atıksuların MBR+UV ve/veya MBR+RO+UV prosesleriyle arıtılarak üretimin farklı noktalarında geri kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Geri kazanılmış sularla yapılan boyama ve ürün kalitesi testleri de atıksu geri kazanımının işletmede uygun olduğunu göstermiştir.

Kaynaklar

APHA (2005) Standard Methods for the Examination of Water and Wastewater. 21st Edition, American Public Health Association/American Water Works Association/Water Environment Federation, Washington DC.

Bulut F.B., 2011. Tekstil endüstrisinde atıksuların entegre membran arıtma sistemi ile arıtımı ve geri kullanımı. Pamukkale Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Denizli, 63s.

Can Y., 2014. Tekstil sektöründe su kullanımı ve atık su yönetimi. II. Uluslararası Çevre ve Ahlak Sempozyumu (ISEM 2014), 24-26 Ekim, Adıyaman, 823-829.

Öztürk E, Köseoğlu H, Karaboyacı M, Yiğit NO, Yetiş Ü, Kitiş M, 2016. Sustainable textile production: cleaner production assessment/eco-efficiency analysis study in a textile mill, J. Clean Prod. 138(2), 248-263.

Öztürk E., Karaboyacı M., Yetiş Ü., Yiğit N.O., Kitiş M., 2015. Evaluation of integrated pollution prevention control in a textile fiber production and dyeing mill. J. Clean Prod. 88, 116-124.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016. İmalat sanayi su, atıksu ve atık istatistikleri. Basın odası haberleri, sayı: 13/2016. http://tuik.gov.tr/basinOdasi/haberler/2016

Yükseler H., Uzal N., Şahinkaya E., Kitiş M., Dilek F.B., Yetiş Ü., 2017. Analysis of the best available techniques for wastewaters from a denim manufacturing textile mill. J. Environ. Manage. 203, 1118-1125.