İçindekiler
Dergi Arşivi

2014 Sona Ererken Ülkemizde Bilim, Sanayi ve Teknolojiye Genel Bir Bakış…

Fikri IŞIK / Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı

 

Türkiye ekonomisi, 2002 yılından bugüne kadar neredeyse hiç duraksamadan büyümeye devam etmektedir. Son 12 yıllık büyüme oranları göz önüne alındığında, ülkemizin hem AB ortalamasından hem de OECD ülkelerinin ortalamasından çok daha iyi bir performans sergilediği görülmektedir. 2013 yılı sonunda milli gelirimiz 822 milyar dolara ulaşmış, ihracatımız ise 150 milyar doları geçmiştir. Kişi başına düşen milli gelir 11 bin dolar düzeyine yaklaşmış, Türkiye gösterdiği ekonomik performansla dünyanın 17’nci, Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisi olmuştur.

Sanayi sektörümüz ülke büyümesine yön vermiştir

Ülke büyümesinde ve bugün geldiğimiz noktada oldukça önemli bir yere sahip olan sanayi sektörü ekonomik büyümenin lokomotifidir. 2008-2009 yıllarında küresel piyasalarda yaşanan krizden en az hasarla çıkmamızın altında da sanayi sektörünün gücü yatmaktadır. 2003-2013 yılları arasındaki 11 yıllık dönem incelendiğinde; sanayi sektörünün özellikle de imalat sanayinin ülke büyümesinden daha hızlı büyüdüğü, bir başka deyişle ülke büyümesine yön verdiği görülmektedir. Geçen 11 yıllık zamanda Türkiye ortalama % 5 büyümüşken, imalat sanayinde ortalama büyüme % 5,8 olarak gerçekleşmiştir. 62. Hükümet Programımızda ve son açıklanan Orta Vadeli Program’da imalat sanayinin milli gelir içindeki oranı ciddi şekilde ele alınmış, kaynakların daha üretken alanlara yönlendirilmesi ve özel sektör imalat sanayi yatırımlarının artırılması, imalat sanayinin GSYH içindeki payının yükseltilmesi ve işgücü verimliliğinin artırılması konularının üzerinde önemle durulmuştur.

Türkiye, Afrika ve Avrasya’nın Ar-Ge ve üretim üssü olmayı hedeflemektedir

Son 10 yılda üretime dayalı ekonomiler krizler karşısında çok daha dayanıklı olduklarını göstermiştir. Ancak dünya ekonomisinde daha üst sıralara çıkabilmek ve uzun dönemli ekonomik istikrarı yakalamak için sadece üretim yapmak yetmemekte, aynı zamanda üretilen ürünlerin yüksek katma değere sahip olması gerekmektedir. Katma değer artışı da öncelikle Ar-Ge ve yenilikçiliğe yapılan yatırımla mümkün olmaktadır. Türkiye buradan yola çıkarak Afrika ve Avrasya’nın Ar-Ge ve üretim üssü olmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş ülkeler büyümelerini verim artışlarından elde etmektedir

Dünyada gelişen bir diğer trend ise verimlilik, özellikle de eko-verimliliktir. Verimlilik alanında, ekonomiyi ve ekolojiyi bir arada ele alan eko-verimlilik ve sürdürülebilirlik yaklaşımları öne çıkmaktadır. Kaynakların verimli kullanılmasıyla bugün ve gelecek kuşaklar için rekabet üstünlüğü sağlayan bir yapıya gidilmektedir. Diğer taraftan, büyük veri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, robot ve otomasyon teknolojilerindeki gelişmeler ile ileri üretim teknikleri, üretimde verimliliği yeni boyutlara taşımaktadır. Gelişmiş ülkeler büyümelerinin % 60’tan fazlasını işgücü veya sermaye artışlarından değil, verim artışlarından elde etmektedir.

İhracatla büyümeyi hedefliyoruz

Ülke olarak sadece tüketimle değil, aynı zamanda ihracatla büyümek hedefimizdir. Mal ihracatımızın yaklaşık % 94’ü imalat sanayinden gelmektedir. Bugün neredeyse dünyanın tüm ülkelerine ihracat yapıyoruz. Son 12 yılda ihracatımız içinde düşük teknolojili ürünlerin payı azalırken, orta düşük ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payında ciddi bir artış kaydettik. Sıra, aynı ilerlemeyi yüksek teknolojili ürünlerde yakalamaya gelmiştir. Sadece mal ihracatıyla yetinmiyoruz. Ülkemiz artık bilgi de ihraç etmektedir.

Bilimsel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin merkezi olan üniversitelerimizi toplumsal kalkınmanın ve teknolojik dönüşümün temel dinamikleri olarak görmekteyiz. Sosyal bilimlerin de bilgi toplumu hedefine ulaşmak için en az temel bilimler kadar önemli ve öncelikli olduğunun bilincindeyiz. Bu amaçla çok cazip burs programları oluşturduk. Üniversite sınavlarında temel bilimler ya da sosyal bilimleri seçen ve ilk 5.000’e giren öğrencilerimize 2.000 TL, ikinci 5.000’e giren öğrencilerimize 1.000 TL destek veriyoruz. Ayrıca ilk 10.000’e girip bu alanları ikinci anadal olarak seçen öğrencilerimize ise 750 TL burs sağlıyoruz. Bu programların sürekli güncellenerek geliştirilmesi temel önceliğimizdir.

Ar-Ge ve inovasyon, üzerinde hassasiyetle durduğumuz temel kavramlardır

Gelişmiş ekonomilerin temel itici gücü olan Ar-Ge ve inovasyon Bakanlık olarak bizim de üzerinde hassasiyetle durduğumuz temel kavramlardır. Ülkemizin Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin güçlü olduğu alanlarda “hedef odaklı yaklaşımlar”, jeopolitik konumu ve ülke gereksinimleri itibarıyla Ar-Ge faaliyetlerinin ivme kazanması gereken alanlarda “ihtiyaç odaklı yaklaşımlar” ve yaratıcılığın desteklenmesinin gerekli olduğu diğer alanlarda da “tabandan yukarı yaklaşımlar” benimsenmiştir. Katma değeri ve teknolojik düzeyi yüksek ürünler üretecek firmalarımızın Ar-Ge ve üretim faaliyetlerini destekliyoruz. Aynı zamanda ülkemizde uluslararası düzeyde teknoloji tabanlı şirketler ortaya çıkarmak için yeni markaların oluşmasını ve Türkiye’nin tasarımda cazibe merkezi olmasını hedefliyoruz.

Yüksek teknolojili sektörlerimizin üretim içindeki payının artırılması hiç şüphesiz sahip olduğumuz bilginin sanayiye aktarılmasıyla mümkün olacaktır. Bunun için üniversite ve sanayi işbirliğinin kurumsal hale getirilmesi ve bu işbirliği sayesinde ekonomik ve sosyal katma değeri yüksek çıktıların elde edilmesi ve bunların ticarileşmesi önemlidir. Bu bağlamda Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliğini sağlayacak ve kurumsal hale getirecek çalışmaları hızla yürütmekteyiz. Yerli, yenilikçi ve yeşil üretimin artırılması için kamu alımlarını bir kaldıraç olarak kullanacağız. Bunun için de üç yeni mekanizma geliştirdik. Bunlar; kamu mal alımlarında yerli malına fiyat avantajı sağlanması, teknolojik ürün deneyim belgesi verilmesi ve kamu alımlarıyla yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini sağlamaya yönelik olarak uygulanacak olan Sanayi İşbirliği Programı’dır (SİP). Bakanlığımızca sanayi sektörlerinin rekabet gücünü artırmaya katkı sağlayacak sektörel istişare toplantıları ve strateji oluşturma faaliyetleri sürdürülmektedir. 2015-2018 yıllarını kapsayacak yeni Sanayi Stratejisi Belgesi hazırlık çalışmalarında son aşamaya geldik. Ayrıca, Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı, Ulusal Geri Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planını hazırladık.

“Yerli, yenilikçi ve yeşil” üretimi artırmayı hedefliyoruz

Türkiye’yi 2023 hedeflerine, vizyonuna ulaştıracak en önemli unsur, reel sektörün göstereceği performanstır. Bu kapsamda, ülkemizde uzun yıllar eksikliğini hissettiğimiz ve reel sektörün envanteri olarak gördüğümüz “Girişimci Bilgi Sistemi”ni (GBS) tamamladık, bunu kamuoyuyla paylaştık. GBS ile mahalle esnafından holdinglere kadar 3 milyona yakın girişimin ekonomik faaliyet bilgilerini, Bakanlığımız bünyesinde veri tabanında toplulaştırarak ihtiyaç duyduğumuz tüm analizleri yapabiliyoruz. GBS ile reel sektörün adeta MR’ını çekme imkânına kavuştuk. Bakanlık olarak amacımız; sanayisiyle dünya ihracatından daha fazla pay alan, özgün tasarımlı, yüksek katma değerli ürünleri çoğaltmak ve çevreye duyarlı bir sanayi anlayışına geçişi hızlandırmaktır. Biz bunu Üç Y; “Yerli, Yenilikçi ve Yeşil” üretim şeklinde formüle ediyoruz. Yerli, yenilikçi ve yeşil üretimi artırmak ve üretirken de kalkınmada sürdürülebilirliği sağlamak istiyoruz.

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğini (KÜSİ) geliştiriyoruz

Bakanlık olarak, Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğini geliştirmeyi ve teknoloji transferini hızlandırmayı amaçlıyoruz. 2002 yılında 2 olan Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) sayısı 59’a ulaşmış olup bunların 41’i faaliyete geçmiştir. Bugün TGB’lerde faaliyet gösteren firma sayısı 2.956’ya, biten proje sayısı 14.194’e, üzerinde çalışılan proje sayısı 6.902’ye, ihracat 1,7 milyar dolara ve en önemlisi de istihdam edilen nitelikli personel sayısı 29.903’e ulaşmıştır. Üniversite ve sanayinin bir araya gelerek hazırlamış oldukları Ar-Ge Projelerine Sanayi Tezleri Programı ile destek sağlanmaktadır. Bu program kapsamında proje bütçelerinin % 85’ine kadar hibe desteği verilmektedir. 2006 yılından bugüne kadar 908 proje için toplamda 186.000.000 TL destek verilmiştir. Sanayi Tezleri Programı kapsamında 2014 yılı içerisinde 43 projeye destek verilmiştir. Bilimsel fikirleri ürüne dönüştürmeyi amaçlayan Teknogirişim Sermaye Desteği kapsamında 2009 yılından bugüne kadar desteklenen 1.304 projeye 127.674.777 TL kaynak aktarılmıştır. Ayrıca her yıl başarılı girişimcilerden 10 kişi seçilerek, bilgi ve deneyimini artırmak üzere, Silikon Vadisi’ne gönderilmektedir. Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı kapsamında bu yıl 270 gencimizin iş fikri desteklenmiş olup gençlerimize 26.505.000 TL hibe olarak verilmiştir.

Ar-Ge ve Yenilik faaliyetlerini kendi bünyesinde yapmak isteyen özel sektör firmalarımıza Bakanlığımız tarafından Ar-Ge Merkezi Belgesi verilmektedir. Bu kapsamda 165 firmaya Ar-Ge Merkezi Belgesi verilmiş olup, 20.800 kişilik istihdam sağlanmıştır. Ayrıca 3.957 adet Ar-Ge projesi yürütülmüş ve sonucunda 952 adet patent alınmıştır. Bu yıl devreye aldığımız, Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı ile Ar-Ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ve patenti alınan teknolojik ürünler ile ilgili gerçekleştirilecek yatırımların desteklenmesini amaçlıyoruz. Bu programa bugüne kadar toplam 182 başvuru alınmış olup değerlendirme süreci devam etmektedir. Kuruluş çalışmalarına hız verdiğimiz Bilişim Vadisi dünya teknoloji devlerinin buluşma noktası olacaktır. Yaklaşık 3 milyon metrekare üzerine kurulacak bu bölgenin yapılaşma çalışmalarına hız verilmiş, altyapı ihalesi tamamlanmıştır.

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin (KÜSİ) sürdürülebilir hale gelmesi ve bu konuda önümüzdeki dönemde yol haritası belirlemesi açısından KÜSİ Strateji Belgesini hazırladık. Yine dünyada hızla gelişen ve hemen hemen tüm sektörleri etkileyen Biyoteknoloji ve Nanoteknoloji çalışmalarını sistematik bir temelde yürütebilmek amacıyla bu alanlarla ilgili Strateji Belgelerinde son aşamaya gelinmiş olup yılsonuna kadar bu belgeleri yayınlamayı hedefliyoruz.

Bilimin toplumda yaygınlaştırılması ve sevdirilmesi amacıyla Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda (BTYK) alınan karar kapsamında ilk etapta 2016 yılına kadar büyükşehirlerde ve 2023 yılı sonuna kadar bütün illerimizde Bilim Merkezleri kurmayı hedefliyoruz.

TÜBİTAK, Ar-Ge ve yenilik alanında ülkemizin amiral gemisidir

Savunma sanayimizi stratejik alanlardan biri olarak görüyor ve bu alana büyük destekler veriyoruz. TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde (SAGE) güdüm kitleri ailesinden, Hassas Güdüm Kiti-1 mühimmatı geliştirilmiş olup seri üretime başlanmıştır. Ayrıca, SAGE F-16 savaş uçaklarından tekli ve çoklu atış yapılabilecek, daha küçük harp başlıklı Hassas Güdüm Kiti-3 ve Hassas Güdüm Kiti-4 geliştirme çalışmalarını sürdürmekteyiz. Yüksek korunaklı hedeflere taarruz yeteneği kazandıran Nüfuz Edici Bomba (NEB) Geliştirme Projesi tamamlanmış ve TÜBİTAK SAGE teknik desteğinde MKE’de seri üretim projesi başlamıştır. Bu dönem zarfında geliştirilen en önemli mühimmatlardan bir diğeri de Satha Atılan Orta Menzilli Mühimmat (SOM) Projesi’dir. Mühimmat kendi sınıfında dünyanın en iyilerinden birisidir. Proje Türk Hava Kuvvetleri’ne 250 km mesafeden yüksek hassasiyetle hedefleri imha yeteneği kazandırmıştır. TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) tarafından e-devletin anahtarı olan akıllı çip tabanlı Elektronik T.C. Kimlik Kartı kullanıma hazır hale getirildi. Bunların yanı sıra, TÜBİTAK’ta; RASAT ve GÖKTÜRK 2 uydu projeleriyle elde ettiğimiz bilgi ve deneyimlerinden güç alarak Kalkınma Bakanlığı destekli İMECE Uydu Altyapı Geliştirilmesi Projesi’ni başlattık. Bu projeyle daha yüksek yörüngelere çıkabilen, alt sistemleri tamamen yerli olan uydular üreteceğiz.

KOBİ'lerimize büyük önem veriyoruz

Ülkemizde, toplam işletmelerin % 99,85’ini, istihdamın % 76’sını, katma değerin % 53,3’ünü, toplam satışların % 63’ünü ve ihracatımızın % 59,2’sini oluşturan KOBİ'lerimize büyük önem veriyoruz. 2010 yılında KOSGEB tarafından uygulamaya alınan proje esaslı destek programları ile KOBİ’lerin üretim, yönetim, pazarlama ve bunun gibi alanlarda gelişmelerini sağlayacak projeler ile ortak tedarik, tasarım, pazarlama, laboratuvar gibi konulardaki iş birliği projelerini destekledik. Bu kapsamda 2010-2014 Ekim döneminde yaklaşık 62.614 işletmemize 1 milyar 13 milyon TL tutarında destek verdik. Ayrıca KOBİ’lerimize; uygun koşullarda yatırım, işletme ve ihracat kredilerine erişmeleri için uygulanan KOSGEB KOBİ Finansman Destek Kredi Programları kapsamında 2003 yılından bu güne kadar 1,12 milyar TL kaynak aktardık, 11,8 milyar TL tutarında kredi hacmi oluşturduk.

Türkiye patent başvurularındaki artış oranında Çin ile birlikte dünyanın en başarılı ülkesidir

Fikri ve sınai mülkiyet en temel haklardandır. Fikri ve sınai mülkiyet aynı zamanda Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin çok önemli hatta olmazsa olmaz bir unsurudur. 2002 yılında 414 olan yıllık yerli patent başvuru sayısı 2013 yılında 4.630’a, toplam patent başvuru sayısı ise 1.892’den 12.209’a ulaşmıştır. Türkiye patent başvurularındaki artış oranında Çin ile birlikte dünyanın en başarılı ülkesidir. Yine 2002 yılında 36.429 olan yıllık marka başvuru sayısı 2013 yılında 108.581’e ulaşmıştır. Türkiye marka başvurusunda Avrupa birincisidir. Tasarımda ise 2002 yılında 20.302 olan yıllık başvuru sayısı 2013 yılında 43.673’e ulaşmıştır. Bu rakamlarla Türkiye Avrupa’da ikinci, dünyada dördüncü sıradadır.

İçinde bulunduğumuz çağ standartlar çağıdır. Standardizasyon ve uygunluk değerlendirme faaliyetlerini yürüten Türk Standartları Enstitüsü (TSE) bu alanda ülkemizin yönlendirici ve lider kuruluş olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürmektedir. TSE, ürün, sistem ve personel belgelendirme hizmetlerinde kapsam ve çeşitliliği artırarak 2011 yılında 36 ürün grubunda 217 standarttan oluşan akreditasyon kapsamını 2012 yılında 52 ürün grubunda 359 standarda ulaştırdı.

Dünyaya örnek bir model olan ve yaklaşık 50 yıldır uygulamasını yaptığımız Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projeleri sanayi kültürünü yaygınlaştırarak, sanayi kuşaklarının oluşmasına önemli katkılar sağlamıştır. 90 tanesi son 12 yılda olmak üzere toplam 155 Organize Sanayi Bölgesi’nin altyapı inşaatın tamamlanmış, bunun için 2014 yılı fiyatlarıyla toplam 2.663.000.000 TL tutarında kredi kullandırılmıştır. Bu projelerle yaklaşık 1.100.000 kişiye istihdam imkânı sağlanmıştır.

Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı (2014-2018) Belgesi, YPK onayına sunuldu

Türk sanayisinin rekabet gücünü, yenilikçiliğini ve verimliliğini artırmak amacıyla Kümelenme Destek Programını hazırladık. Program ile belirli bir sürdürülebilirlik ve rekabetçilik potansiyeline sahip kümelerin 5 yıl süreyle desteklenmesi öngörülmektedir. Sanayinin verimlilik temelli yapısal dönüşümünü sağlamak amacıyla Bakanlığımız tarafından hazırlanan Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı (2014-2018) Belgesi, Yüksek Planlama Kurulu (YPK) onayına sunulmuştur. Enerji verimliliği kapsamında sanayimizde kullanılan 15 milyon düşük verimli elektrik motorunun tümünün değişimi ve motor sistemlerinin rehabilitasyonu ile yılda 8 milyar TL elektrik tasarrufu sağlamayı hedefliyoruz.

Piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimiz artarak devam ediyor

Her geçen yıl etkinliğini artırarak devam ettirdiğimiz piyasa gözetim ve denetim faaliyetleri kapsamında; 2014 yılında toplam 64.902 farklı modelde sanayi ürünü denetlenmiş, bunlardan 11.918’i uygunsuz bulunmuş, 825 farklı ürün teste gönderilmiş, 45 farklı marka/model hakkında toplatma kararı verilmiştir. Tespit edilen uygunsuzluklara ilişkin toplam 2.253.157 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bakanlığımızca 2014 yılı içerisinde; akaryakıt ve LPG istasyonları, ölçü ve tartı aletleri, taksimetre ve takograflar ile elektrik, gaz ve su sayaçlarına yönelik yapılan 169.901 ürünün denetiminde % 97,2’si yönetmeliklere uygun, % 2,8’i de aykırı bulunmuştur. Petrol piyasasına ilişkin 72 ilde bulunan akaryakıt ve LPG istasyonlarında çapraz denetimler gerçekleştirilmiştir. Etkin bir asansör denetim sistemi oluşturmak amacıyla Asansör Eylem Planı’nı açıkladık.

AB katılım müzakereleri başlığında yoğun çalışmalar yürütüyoruz

Avrupa Birliği katılım müzakereleri çerçevesinde en çok sorumluluğu olan kurumlardan biri olan Bakanlığımız 14 müzakere başlığında yoğun çalışmalar yürütmektedir. “Malların Serbest Dolaşımı” “İşletme ve Sanayi Politikası” ve “Bilim ve Araştırma” fasıllarında mevzuat uyumu büyük ölçüde tamamlanmıştır. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Bakanlığımız tarafından 43 ilde yürütülen AB Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında bugüne kadar yaklaşık 230 milyon Avro’luk 17 proje hayata geçirilmiştir. Bu çerçevede 2015 yılında da yaklaşık 260.000.000 TL (90.000.000 Euro) AB katkısına karşılık olarak 24.000.000 TL bütçemizden ödenek ayrılması öngörülmüştür. Bilim, araştırma ve yenilik alanında Türkiye ile Almanya arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla karşılıklı olarak 2014 yılını “Türk-Alman Bilim Araştırma ve İnovasyon Yılı” ilan ettik.

Bu çalışmaların yanında Bakanlığımızın ilişkili kuruluşu olan Şeker Kurumu’muz; kaçak şeker girişleri ile mücadeleden, şekere alternatif teşkil eden sakarin, aspartam gibi ithal tatlandırıcıların kullanımının izlenmesine, kayıt dışılıkla mücadeleden, ihraç kaydıyla düşük fiyattan alınan şekerin yurt içine yüksek fiyatla satışının engellenmesine kadar geniş bir yelpazede önemli atılımlarda bulunmuştur. Ülkemiz şeker sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak, şeker piyasasında haksız rekabete engel olmak, ülkemizin tarımsal ve teknolojik potansiyelini daha verimli kullanmak ve AB şeker rejimine de paralel nitelikte bazı değişiklikler yapılması amacıyla hazırlanan Şeker Kanunu Tasarısı ise TBMM gündemindedir.

Özellikle 2002 sonrasında artan ve 2014 yılı sonunda önemli noktalara gelinen bilim, sanayi ve teknoloji alanındaki girişimlerimizin ve uygulamalarımızın 2015 yılında da artarak devam etmesini ve Bakanlığımızca yürütülen bu çalışmaların ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştıracak önemli kilometre taşlarından birini oluşturmasını temenni ediyorum.