İçindekiler
Dergi Arşivi

Avrupa Birliği Üyesi Ülkeler ve Özellikle Avrupa Birliği Üyesi Olmayan Ülkelerde Otomotiv Sektöründe Teknik Belgelendirme (Homologasyon) Uygulamalarının İncelenmesi ve Türkiye’deki Uygulamalarla Karşı

Kadir ZENGİN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Genel Müdürlüğü)

 

Otomotiv ürünleri günümüzde insan hayatının önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Toplumdaki her birey doğrudan kullanıcı, yolcu ya da yaya olarak motorlu araçlar ile etkileşim halindedir. Bu bağlamda çevrenin ve özellikle insan hayatının ve sağlığının korunması amacıyla dünya çapında otomotiv ürünleri için belirli kural ve standartlar oluşturma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bunun sonucunda otomotiv ürünleri dünya çapında en sıkı biçimde sınırlandırılan ve mevzuata tabi tutulan ürünlerin başında gelmektedir.
Bu çalışmada dünya çapında otomotiv sektöründe belgelendirme (homologasyon) uygulamaları incelenmiştir. Çalışma sırasında öncelikle ülkemizin katılım sürecinde olduğu Avrupa Birliği’ndeki uygulamalar verilmiştir. Sonraki aşamada ise Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde gerçekleştirilen uygulamalar incelenmiş, en son olarak da ülkemizdeki otomotiv belgelendirme işlemlerinden bahsedilmiştir. Sonuç ve değerlendirmeler kısmında ise ülkemizdeki uygulamalar çalışma kapsamında incelenen diğer uygulamalarla karşılaştırılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

1. AB OTOMOTİV BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Otomotiv sektörü yüzden fazla AB Direktifi ve yüzden fazla Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (BM/AEK) regülasyonuyla AB'de en çok mevzuata dayandırılmış sektörlerden biridir. AB’de otomotiv sektörü ürünlerinin belgelendirilmesi 2007/46/EC sayılı motorlu taşıtlar ile römorklar ve bu tür taşıtlarda kullanılmak üzere tasarlanmış sistemler, aksamlar ve ayrı teknik ünitelere ilişkin direktif, 2002/24/EC sayılı iki ya da üç tekerlekli motorlu araçların tip onayına ilişkin direktif ve 2002/24/EC sayılı iki ya da üç tekerlekli motorlu araçların tip onayına ilişkin direktif kapsamında yapılmaktadır. Bununla birlikte üye ülkelerin kendi ihtiyaçlarına göre belirlediği ulusal mevzuatlar da mevcuttur. Buna örnek olarak Almanya’da uygulanmakta olan Ulusal Araç Güvenlik Standardı (StVZO) ve Araç Aksamları Güvenlik Standardı (FzTV) verilebilir.

Üye ülkelerin tip onay kuruluşları Avrupa Komisyonu çatısı altında gerçekleştirilen çeşitli uzman grupları, çalışma grupları ve komitoloji komiteleri toplantıları aracılığıyla tip onay mevzuatının hazırlanması, tadil edilmesi ve uygulamaya yönelik kararlar alınması hususunda ortak çalışmalar gerçekleştirerek ilgili direktiflerin rehberliğinde tip onay belgelendirme sistemlerinde uyum ve uygulamada birlik sağlamaktadır. Avrupa Birliği’nin başta gelen onay kuruluşlarından Almanya tip onay belgelendirme kuruluşu olan Federal Motorlu Ulaşım Otoritesi (KBA-Kraftfahrt-Bundesamt) Federal Ulaştırma, Yapı ve Kentsel Kalkınma Bakanlığı kapsamında çalışan bir kuruluştur. KBA’nın başlıca görevleri arasında araç ve aksam tip onaylarının verilmesi, araçların periyodik muayenesi ve üretim tesislerinin kalite kontrolüyle ilgili test merkezlerinin denetlenmesi, tip onayları ile ilgili testleri gerçekleştirecek teknik servislerin atanması, araç ve aksam üreticileri tarafından gerçekleştirilecek olan geri çağırma işlemlerine eşlik edilmesi bulunmak ile birlikte, kuruluş Merkezi Araç Tescili, Merkezi Trafik Suçluları Kaydı, Merkezi Sürücü Ehliyeti Kaydı ve Merkezi Takograf Kartlarının Kaydı gibi görevleri de bünyesinde yerine getirmektedir. KBA araçlar ve aksamlar için Almanya ve Avrupa’da geçerli olan tip onay belgeleri düzenlemektedir. Almanya’da tescil edilen araçlardan yaklaşık % 75’i KBA tarafından belgelendirilmekte olup, yılda 17.000 adet civarı tip onay belgesi düzenliyor olması ile kuruluş Avrupa’nın en büyük tip onay kuruluşlarından biridir

Tip onaylarının düzenlenmesi ile işlemlere geçilmeden önce KBA tip onayı başvurusu yapan üreticilerin bağlayıcı şartları yerine getirmesini zorunlu kılar. Bunlardan ilki başvuru sahibi üreticinin başlangıç değerlendirmesi denilen denetimi geçmesidir. Bu denetim kapsamında KBA ya da KBA tarafından atanmış bir belgelendirme kuruluşu üreticinin mevcut uygulanmakta olan Kalite Yönetim Sisteminin üreticinin düzenli bir şekilde gerekli kalite şartlarında üretim yapıp yapamayacağını kontrol eder. Böylece üreticinin ilerde tip onayı aldığında üretimin onay hükümlerine uygun olarak yapılması garanti altına alınmış olmaktadır. Üretici şirketindeki şartları dikkate alarak başlangıç değerlendirmesi için KBA, KBA tarafından atanmış bir kuruluş ya da bazı istisnai durumlarda KBA ile önceden anlaşmak şartıyla üçüncü taraf bir kuruluş tarafından yerinde denetimin gerçekleştirilmesi veya Kalite Yönetim Sistemine kanıt olarak yerinde denetim yapılması yerine EN ISO 9001 – 2008 ya da eşdeğerinde bir standarda uygunluğu gösteren bir belgenin, başka bir Avrupa tip onay kuruluşu tarafından gerçekleştirilen başlangıç değerlendirmesi sonucunda alınan bir belgenin kabul edilmesi yöntemlerinden birini seçebilir.

Başlangıç değerlendirmesi ile ilgili şartların yerine getirilmesinden sonra üretici KBA tarafından atanmış bir laboratuara tip onayı almak istediği ürününün bir prototipini teslim eder. Laboratuvar prototip ürün üzerinde zorunlu test prosedürlerini yerine getirir ve bunun üzerine KBA tarafından kontrol edilmesi için bir test raporu düzenler. Standardize test raporu olarak adlandırılan bu raporlar tip onaylarının düzenlenmesi için gerekli olup, rapor formatları ilgili teknik direktif ve regülasyonlara uygun olarak KBA tarafından atanmış laboratuarlar ile birlikte oluşturulur. KBA test raporunu kabul ederse üreticiye tip onayını düzenleyip verir.

Bir tip onayının verilmesinden sonra KBA ürünlerin onaya uygunluğunu ve kalite yönetim sistemini kontrol eder. Eğer üreticinin kalite yönetim sisteminde kusurlar ya da test edilen üründe sapmalar tespit edilirse, onay sahibi tip onayına uygunluğu tekrar sağlamak için gerekli önlemleri alır. Trafik güvenliği veya çevre kirliliği gibi hususları etkileyen ciddi sapmalarda KBA tip onayını geri çekebilmektedir. Üretimin uygunluğu (CoP) olarak adlandırılan bu kontroller KBA bünyesinde Sistem Denetimi ve Ürün Denetimi birimlerinde gerçekleştirilmektedir.

Üretimin uygunluğu sistem denetimi tip onay sahiplerinin üretim tesislerindeki prosedürleri gözden geçirmektedir. Her bir onay sahibinin ürünlerini sabit bir kalitede üretebiliyor olması güvence altına alınmalıdır. Üretimin uygunluğu sistem denetimleri KBA tarafından atanmış bir kuruluş tarafından verilmiş olan kalite yönetim sistemi belgesi olmayan tüm onay sahipleri, makul zaman aralıkları, onay sahibinin KBA için yeni ya da bilinmez olması, önceki denetimlerin sonuçları gibi kriterler dikkate alınarak planlanmaktadır.

Avrupa’nın bir diğer önemli onay kuruluşu olan Araç Belgelendirme Kurumu (VCA), İngiltere Ulaştırma Bakanlığına bağlı bir kuruluş olup, İngiltere’nin AB direktiflerine ve AB ya da BM/AEK teknik düzenlemelerine göre karayolu araçları, tarım traktörleri, yol dışı araçlar ve bunların aksamlarına tip onay belgesi işlemlerini gerçekleştiren onay kuruluşudur Bununla birlikte tip onay belgelendirmesi kapsamında VCA teknik servis hizmeti de vermektedir.

Üretici ya da yetkili temsilcisi onay kuruluşu olan VCA'nın Ürün Belgelendirme Şubesi'ne başvurur. Aksam ya da sistem onayı almak isteyen bir üretici eğer VCA tarafından yetkilendirilmiş bir teknik servis ile çalışmak istiyorsa, doğrudan teknik servise de başvurabilmektedir. VCA testten önce bir ürün tipi için gerekli testlerin sayısını az tutmak için en kötü durumdaki ürün seçilip test edilmesi yöntemini uygulamaktadır. Bu bağlamda VCA ve firma arasında test edilecek ürünün seçilmesi, yürütülecek testlerin kararlaştırılması ve test tarihi ile test yerinin belirlenmesi için bir toplantı düzenlenir. Firma kendi yaptığı testlere dair raporları ve ilgili diğer belgeleri en kötü durumdaki ürün seçimine yardımcı olması açısından sunabilir.

Üretimin uygunluğu tip onay sürecinin önemli parçalarından biri olup, şartları kalite sistemi ilkeleri üzerine kurulmuştur. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgeleri, tip onayıyla ilgili belirli kontrol planları ile birlikte üretimin uygunluğu için temel olarak kabul edilebilmektedir. VCA denetçileri tarafından gerçekleştirilen üretimin uygunluğu denetimleri (COP), VCA'ya başvuru yapılarak test ve onay sürecine paralel olarak gerçekleştirilebilmektedir. Tüm teknik dokümanlar ve test raporları tamamlandıktan ve üretimin uygunluğu denetimi de olumlu sonuçlandıktan sonra, VCA bir onay numarası ve onay belgesi düzenler. VCA verdiği tüm onaylarla ilgili olarak, gerektiğinde kontrol edilebilmek üzere tüm onay kuruluşlarını bilgilendirmektedir.

2. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Amerika Birleşik Devletleri Ulaştırma Daire Başkanlığına bağlı olan Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği Kurumu (NHTSA) başta 1966 tarihli Ulusal Trafik ve Motorlu Araçlar Güvenliği Kanunu olmak üzere motorlu araç güvenliği ile ilgili diğer mevzuatı da uygulamakla yetkilidir. Bu yetki çerçevesinde NHTSA, motorlu araçları ve 13 başlık altında motorlu araçlarda kullanılan belirli ekipmanları kapsayan Federal Motorlu Araçlar Güvenliği Standartlarını (FMVSS) düzenlemekte ve uygulamaya koymaktadır. FMVSS Standartları motorlu araçlar ve motorlu araçlarda kullanılan ekipmanlar için minimum güvenlik performans şartlarını içeren ulusal düzenlemelerdir. FMVSS Standartlarındaki genel amaç halkı motorlu araçların tasarım, üretim veya performansından kaynaklanabilecek kazalardan ve kaza durumunda ölüm ve yaralanmadan korumaktır. Bir motorlu aracın ya da motorlu araç ekipmanının Amerika Birleşik Devletleri'ne ihraç edilebilmesi ve orada satılabilmesi için ürünün üretildiği tarihte geçerli olan FMVSS Standartlarını sağlaması gerekmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde tip onay belgesi motorlu araçlar ve motorlu araçlarda kullanılan ekipmanlar için gerekli değildir. Bunun yerine, FMVSS Standartlarına uygunluğu belgelendirme sorumluluğunu üreticiye yükleyen bir “kendi kendini belgelendirme” işlemi mevcuttur. Belirli bir FMVSS Standardı kapsamındaki motorlu araç ya da motorlu araç ekipmanı için gerekli testler Amerika Birleşik Devletleri dışındakiler de dâhil olmak üzere herhangi bir test laboratuvarı tarafından gerçekleştirilebilmektedir.

Üretici ürünün sadece ilk belgelendirmesinden sorumlu olmayıp, ayrıca ürünlerin üretim ömürleri boyunca standartlara sürekli uygunluğunu gözetmelidir. Bunun için, NHTSA Araç Güvenlik Uygunluk Ofisi (OVSC), üreticinin uygulaması gereken belirli bir kalite kontrol programı belirlememiş olup, kalite kontrol programının nasıl olacağı üreticiye bırakılmıştır. OVSC üreticinin belgelendirmesinin geçerliliğini doğrulamak için her sene rastgele motorlu araçlar ve motorlu araç ekipmanları seçip, anlaşmalı olduğu yaklaşık 21 bağımsız test laboratuvarında uygunluk testlerini gerçekleştirir. Eğer üreticinin belgelendirmesi yanlış ya da uygunsuzsa, yetkili kuruluşlar testleri yeniden gerçekleştirir ve uygunsuzluk bulunduğunda ürünler toplatılır, düzelttirilir ya da üreticiye ceza uygulanır. FMVSS Standartları kapsamındaki bir motorlu araç ekipmanı üretildiği anda ilgili standarda uygun olmalı ve belgelendirilmelidir. Genelde motorlu araç ekipmanının ilgili FMVSS Standardına uygunluğunun belgelendirilmesi ekipman üzerinde belirli bir yere işaretlenmiş veya ekipmanın içinde gönderildiği konteynırın üzerine yerleştirilmiş “DOT” sembolü ile anlaşılmaktadır. “DOT” sembolü ile birlikte; fren hortumu, cam ve lastikler gibi belirli ekipmanların üreticileri ürünlerini kendilerine NHTSA tarafından verilen kod veya tanıtım numarası ile etiketlemek zorundadır.

Bir motorlu araç ilgili tüm FMVSS Standartlarıyla uyumlu olarak üretilmeli ve bu uygunluğu gösteren, araç üreticisi tarafından kalıcı olarak sabitlenmiş (parçalamadan veya yüzey alınmadan sökülemeyecek bir şekilde perçinlenmiş ya da sabitlenmiş) bir etiket taşımalıdır. Motorlu araç etiketi araç üreticisinin adını, aracın ay ve yıl olarak üretim tarihini, toplam yüksüz ağırlığını, her bir dingilin toplam yüksüz dingil ağırlıklarını, araç sınıfını ve VIN numarasını içermektedir.

3. KANADA BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Kanada otomotiv belgelendirme sistemi Ölüm, Yaralanma ve Mülkiyet Riski ile Çevreye Zararı Azaltmak için Motorlu Araçlar ve Motorlu Araç Ekipmanlarının Üretimini ve İthalatını Düzenleyen Kanun kapsamında düzenlenmektedir. Kanun, Kanada Hükümeti Ulaştırma Bakanlığına yeni araçların güvenliğini ve emisyon performansını düzenleyen Kanada Motorlu Araç Güvenlik Standartlarını (CMVSS) yayımlama yetkisini vermiştir. Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Motorlu Araç Düzenleme Şubesi standartlarla ilgili araştırmaların yapılması, standartların hazırlanması, yayımlanması ve uygulamaya konulması konularında çalışmaktadır. Kanun, bölgelerarası ticaretle uğraşan üreticilere ve Kanada’ya motorlu araç ve ekipmanlarını ithal eden ithalatçılara uygulanmaktadır.

Kanada’da üretilen ya da Kanada’ya ithal edilen yeni bir motorlu araç, lastik ya da çocuk kısıtlama sistemi Ulusal Güvenlik İşareti (NSM) taşımak ve uygulanabilir güvenlik standartları ve düzenlemelere uygun olmak zorundadır. Ulaştırma Bakanlığı NSM işaretinin kullanımı yetkisini vermektedir ve bir şirket bu işareti kullanmak amacıyla gerekli izni almak için Bakanlığa başvurmak zorundadır. Uygulanabilir standartlara ve düzenlemelere göre uygunluğun belgelendirilmesi “kendi kendine belgelendirme” usulü ile üreticinin ya da ithalatçının sorumluluğundadır. Araca bir Uygunluk Beyanı etiketi sabitlemek, NSM işareti taşıyan aracın uygulanabilir standartlara uygun olduğunu teyit eder.

Kanun ve bünyesindeki düzenlemeler kapsamında motorlu araçların ve ekipmanlarının uygunluğunun belgelendirilmesi sorumluluğu, söz konusu ürünleri Kanada’da üreten ya da Kanada’ya ithal eden firmaya verilmiştir. Firma mevzuat gereği, bir Ulaştırma Bakanlığı denetçisinin, bir motorlu aracın veya motorlu ekipmanının uygulanabilir tüm standartlara uygun olup olmadığına karar verebilmesi için önceden tanımlandığı biçimde ürün üzerinde gerçekleştirdiği testlerin kayıtlarını saklayıp kanıt göstermedikçe hiçbir motorlu araca veya ekipmanına NSM işareti uygulayamaz, hiçbir motorlu araç ve ekipmanını satamaz ya da Kanada’ya ithal edemez. Motorlu araçlar ya da motorlu araç ekipmanları uygunluk testleri için satışa hazır ürünlerden seçilmektedir. Böylece numunelerin halka satışa sunulan ürünleri temsil etmesi sağlanmaktadır. Numuneler pazara giriş, yeni teknoloji ya da yeni ürün gamı, şikâyetler ve önceki performans testleri gibi faktörler göz önünde bulundurularak seçilmektedir. Denetimler sırasında gerçekleştirilen testler ve tekrar testleri sonucu ürün testlerden geçemez ise firma hakkında CMVSS Standartlarına uygun olmayan ürün üretmek, ithal etmek ve satmak konusunda cezai işlem uygulanmaktadır.

4. AVUSTRALYA BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Bir araç Avustralya'da ilk kez tescil edilmeden önce, yeni ve kullanılmış ithal araçlar ile yerli üretim araçlara uygulanan 1989 tarihli Motorlu Araç Standartları Kanunu'nun şartlarını sağlamak zorundadır. Kanun; araçların Avustralya Tasarım Kuralları (ADR) olarak bilinen güvenlik ve emisyon şartlarını içeren ulusal standartlara uygun olmasını şart koşar. Bir araç, ADR hükümlerine uygun olarak belgelendirildiği zaman, bu araca uygunluk levhası takılabilir. Uygunluk levhasının takılması Kanun gereğince zorunludur ve bu levha tescil otoritesine aracın gerekli tüm ADR hükümlerini karşıladığını göstermektedir.

Araç belgelendirme sisteminde onaylar, yeni araçlar üzerine uygunluk levhaları takılmak üzere verilmektedir. Avustralya'da belgelendirme sistemi Avustralya Hükümeti bünyesinde Avustralya Altyapı ve Ulaşım Dairesi Araç Güvenlik Standartları Şubesi (VSS) tarafından yürütülmektedir. Avustralya otomotiv belgelendirme sisteminde VSS belgelendirme için gerekli testleri yapmaz. Üretici bir araç tipinin ilgili ADR standartları ile uyumluluğunu sağlamaktan sorumludur. Belgelendirme sistemi üreticilere farklı ADR standartları için gerekli olan testleri yapmasına izin vermektedir. Numune araçlar ADR hükümlerine uygun olarak test edilir. Numune araçlar testleri geçerse, test raporu araç tipinin ilgili ADR standartlarına uygun olduğunu kanıtlamak için kullanılır. Tüm ilgili testleri tamamladıktan sonra üretici test edilen araç tipi için uygunluk levhası takmak için onayları almak üzere Araç Güvenlik Standartları Şubesi’ne (VSS) başvuru yapmak zorundadır. Üretici, testlerin doğru bir şekilde yapıldığını ve aracın ilgili şartları karşıladığını göstermek için Araç Güvenlik Standartları Şubesi’ne (VSS) uygulanması gereken ADR standartlarına uygunluğu kanıtlayan bir rapor sunmak zorundadır. Başvuruları ve ilgili dokümanları inceleyen VSS, aracın ilgili ADR standartlarına uygunluğunu teyit ettikten sonra Uygunluk Levhası Onayı olarak bilinen bir belge oluşturur. Bu belge üreticiye onaylanan tipteki araçlara uygunluk levhası takabilme yetkisini verir.

5. RUSYA FEDERASYONU BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Rusya Federasyonunda otomotiv sektörüne ait ürünlerin belgelendirilmesi uluslararası anlaşmalar gereği uyulması zorunlu olan teknik mevzuat ile birlikte Rusya ulusal standartlarına (GOST R) göre yapılmaktadır. GOST standartları ilk olarak Sovyetler Birliği’nin ulusal standardizasyon stratejisi kapsamında geliştirilmiştir. 1925 yılında kurulan ve Sovyetler Birliği için gerekli görülen standartların yapımı, güncellenmesi, yayımlanması ve dağıtılması ile görevli olan Gosstandart (Devlet Standart Kurumu) ilk standardını 1968 yılında çıkarmıştır. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra GOST Standartları bölgesel bir statü kazanarak Bağımsız Devletler Topluluğu adına çalışan Avrasya Standardizasyon, Metroloji ve Belgelendirme (EASC) yetkisine girmiştir. GOST Standartlarının kapsadığı başlıca alanlar enerji, petrol ve gaz, çevre korunması, inşaat, ulaşım, telekomünikasyon, madencilik, gıda işleme ve diğer sanayi kollarıdır. GOST R standartları ise GOST standartları kökenli olup sadece Rusya Federasyonunda geçerli olan standartlardır. Rusya Federasyonunu otomotiv sektörü belgelendirme sistemi teknik düzenlemeler hakkında 27 Aralık 2002 tarihinde yayımlanan Federal Yasa 184-FZ kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Rusya Federasyonu otomotiv sektörü belgelendirme sistemi uluslararası bağlamda ise; Rusya Federasyonunun da taraf olduğu, 1958 yılında imzalanan “Tekerlekli Araçların, Araçlara Takılan ve/veya Araçlarda Kullanılan Aksam ve Parçaların Müşterek Teknik Talimatlarının Kabulü ve Bu Talimatlar Temelinde Verilen Onayların Karşılıklı Tanınması Koşullarına Dair Anlaşma” - 1958 Cenevre Anlaşmasına dayanır. Bu kapsamda belgelendirmede araç ve aksamlar için Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (BM/AEK) teknik düzenlemeleri aranır.

Ulusal ve uluslararası mevzuat temel alınarak uygulanan Rusya Federasyonu otomotiv belgelendirme sistemi araç tip onay belgesi için iki ana aşamanın yerine getirilmesini gerektirir. Bunlardan biri seçilen en kötü durumdaki (worst case) test aracı örneğinin belgelendirme için zorunlu olan teknik düzenlemelerin şartlarını karşılaması, diğeri üretimin uygunluğunun sağlanmasıdır. Bu süreçte yer alan taraflar başta Federal Teknik Düzenleme ve Metroloji Kurumu, Otomobil ve Motor Bilimsel Araştırma Enstitüsü (NAMI), belgelendirme kuruluşları, test laboratuvarları ve firmalardır. Federal Teknik Düzenleme ve Metroloji Kurumu Rusya Federasyonu Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı bir kurumdur. Otomobil ve Motor Bilimsel Araştırma Enstitüsü, Federal Teknik Düzenleme ve Metroloji Kurumu'nun teknik sekretaryasını yürütür.

Rusya Federasyonu otomotiv sektörü belgelendirme sisteminde, araç tip onay belgesi almak isteyen bir üretici bizzat kendisi ya da yetkili temsilcisi aracılığıyla ilgili teknik dokümanlar ve en kötü durumdaki (worst case) örnek test aracıyla test laboratuvarına başvurur. Test laboratuvarı aracın tip onay belgesi alabilmesi için gerekli teknik düzenlemelere uygun olarak testleri gerçekleştirir ve testler sonucunda oluşturduğu test raporlarını belgelendirme kuruluşuna iletir. Üretici aynı zamanda ilgili teknik dokümanlarla araç tip onay belgesi almak için belgelendirme kuruluşuna başvurur. Belgelendirme kuruluşu bunun üzerine üreticiye üretimin uygunluğu denetimi yapar. Üretimin uygunluğu denetimi ve test laboratuvarından gelen test raporlarının da incelenmesinden sonra belgelendirme kuruluşu araç tip onay belgesini onaylanmak ve kaydedilmek üzere Federal Teknik Düzenleme ve Metroloji Kurumuna gönderir. Federal Teknik Düzenleme ve Metroloji Kurumu araç tip onay belgesini doğruluğunu teyit etmek üzere Otomobil ve Motor Bilimsel Araştırma Enstitüsü teknik sekreterliğine gönderir. Otomobil ve Motor Bilimsel Araştırma Enstitüsünce teyit edilen tip onay belgesi Federal Teknik Düzenleme ve Metroloji Kurumu tarafından onaylanarak belgelendirme kuruluşuna, oradan da üreticiye gönderilir.

6. ÇİN HALK CUMHURİYETİ BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Çin Zorunlu Sertifikası (CCC) Çin Halk Cumhuriyeti'nde üretilen ya da Çin Halk Cumhuriyeti'ne ihraç edilen ürünlerde bulunması zorunlu olan bir güvenlik işaretidir. CCC sistemi belirli farklılıklar olmakla birlikte Avrupa'daki CE işaretleme sistemine benzemektedir. Sistem Dünya Ticaret Örgütünün uygunluk değerlendirme sisteminin şartlarına uyum sağlamak, ithal ve yerli üretim ürünlere uygulanacak kapsamlı bir düzenleme oluşturmak için geliştirilmiştir. Ürünler CCC işaretini aldıktan sonra Çin Halk Cumhuriyeti'ne ihraç edilebilir, orada satılabilir ya da ülkedeki işletmelerde kullanılabilir. CCC sistemi 1 Mayıs 2002 tarihinde yürürlülüğe girmiştir. GB (Çince Guo Biao: Ulusal Standart) Standartları CCC belgelendirmesi için ürünlerin geçmesi gereken ürün testlerinin dayandığı ulusal standartlardır. Eğer bir ürün için GB Standardı yoksa o ürün için CCC işaretlemesi gerekmemektedir. Bir aracın belgelendirilmesi ve ilgili yedek parçalarının sorunsuz bir şekilde Çin Halk Cumhuriyeti'ne gelebilmesi için aydınlatma, emniyet kemeri, lastik, cam, yakıt tankı, korna, iç malzeme gibi alanlardaki ilgili GB Standartlarına uygun olması gerekmektedir. CCC işareti tip esaslı bir onaydır ve ürün özelliklerindeki çeşitlilikler farklı testler gerektirir. CCC işareti 5 yıl geçerlidir ve geçerlilik süresinin bitiminden 3 ay önce yenilenmesi gerekmektedir. Çin Ulusal Belgelendirme ve Akreditasyon Düzenleme Komisyonu (CNCA) CCC işaretlenmesi ile yetkili tek otoritedir. Çin Otomotiv Ürünleri Belgelendirme Merkezi (CCAP) ve Çin Kalite Belgelendirme (CQC) kuruluşları otomotiv ürünlerinin CCC işaretlenmesi ile ilgili iki merkezi belgelendirme kuruluşudur. CCC işaretini almak isteyen bir yerel üretici veya ithalatçı firmanın öncelikle bir CCC belgelendirme kuruluşuna başvurması gerekmektedir. Daha sonra CCC belgelendirme kuruluşu her bir üretim tesisi için belirli bir fabrika kodu oluşturur. Üretici test edilmek üzere numuneler hazırlar ve numuneleri Çin'deki CCC belgelendirme kuruluşu tarafından atanan test laboratuarlarından birine teslim eder. Test laboratuarı GB standartlarına göre ilgili testleri gerçekleştirir ve test raporlarını CCC belgelendirme kuruluşuna iletir. Belgelendirme kuruluşu test raporlarını gözden geçirir ve onaylar. Bu aşamadan sonra üretici ya da imalatçı belgelendirme kuruluşundan ürünlerin üretildiği tesislerde başlangıç değerlendirme denetimi talep eder. Belgelendirme kuruluşu başlangıç değerlendirme denetimini gerçekleştirir. Belgelendirme kuruluşu bu denetimden sonra her 12–18 ayda bir üretim tesislerini tekrar denetler. Denetimin olumlu geçmesinden sonra belgelendirme kuruluşu üreticinin ya da ithalatçının üretim tesisini/tesislerini ve ürünlerini onaylayan bir CCC belgesi düzenler. Bahsi geçen belgeyi aldıktan sonra firma belgelendirme kuruluşuna “CCC İşareti Kullanım Planı” başvurusu teslim eder. Bu başvurunun da onaylanmasından sonra ürünler CCC işareti ile işaretlenebilir.

7. TÜRKİYE BELGELENDİRME MEVZUATI VE SİSTEMİ
Ülkemizdeki tip onay kuruluşu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’dır. Bakanlık merkez teşkilatı bünyesindeki Sanayi Genel Müdürlüğü, Belgelendirme Dairesi Başkanlığı Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onayı Yönetmeliği (MARTOY, 2007/46/AT), İki veya Üç Tekerlekli Motorlu Araçların Tip Onayı Yönetmeliği (MOTOY, 2002/24/AT), Tarım veya Orman Traktörleri, Bunların Römorkları ve Birbiriyle Değiştirilebilir Çekilen Makinaları ile Sistemleri, Aksamları, Ayrı Teknik Üniteleri ile İlgili Tip Onayı Yönetmeliği (TORTOY, 2003/37/AT) ve Araçlar ve Bunların Aksam, Sistem ve Ayrı Teknik Üniteleri ile İlgili Tip Onayı Yönetmelikleri ve Teknik Düzenlemelerin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (SGM 2010/1) ile birlikte ilgili AB direktifleri ve BM/AEK teknik düzenlemeleri çerçevesinde tip onay belgelendirme hizmeti vermektedir. Ulusal mevzuat olan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik (AİTM) kapsamındaki belgelendirme hizmetlerini gerçekleştirme yetkisi Bakanlık tarafından Türk Standardları Enstitüsü’ne verilmiştir. Tip onay testlerini gerçekleştirmekle sorulu teknik servislerin atanması işlemleri ise Teknik Servislerin Görevlendirilmesi Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ (SGM 2010/12) ile düzenlenmiştir.

Tip Onay Belgelendirme işleyişi SGM-2010/1 Tebliği Kapsamında Yürütülen Tip Onay Belgelendirme Faaliyetlerine İlişkin Usul ve Esaslara göre yürütülmektedir. Buna göre; Üretimin uygunluğu başlangıç değerlendirmesi olmayan bir firma araç, aksam, sistem veya ayrı teknik ünite tip onayı almak için öncelikle ilgili dokümanlarla Bakanlığa başvuruda bulunur. Bunun üzerine Bakanlık bizzat başlangıç değerlendirmesini yapar ya da yetkilendirdiği teknik servislerden birini görevlendirebilir. Başlangıç değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması ile Bakanlık ilgili tip onay testlerinin yapılması amacıyla başvuruyu teknik servise gönderir. Başlangıç değerlendirmesi olan firmalar ise ilgili teknik servise yönlendirilmek üzere Bakanlığa veya doğrudan Bakanlığın yetkilendirdiği teknik servise başvurabilir. Araçlar için MARTOY Ek V incelemesi veya Ek XVII incelemesi de dahil olmak üzere Tip onay testlerinin teknik servis tarafından gerçekleştirilmesinden sonra ise nihai dosya incelenmek üzere Bakanlığa gönderilir. Yapılan incelemelerin sonunda Bakanlık tip onay belgesini düzenleyip bir nüshasını firmaya, diğer bir nüshasını da ilgili teknik servise gönderir.

Bakanlık veya yetkilendirdiği teknik servis/servisler tarafından, tip onayı bulunan araç, aksam, sistem veya ayrı teknik ünitelerin onaylanmış tipe uygun olarak imalatın devamını kontrol etmek amacıyla sürekli doğrulama işlemleri her zaman yapılabilir. Bu denetimlerde, başlangıç değerlendirmesi ve ürün uygunluk düzenlemelerinde yer alan şartların devamlılığı da kontrol edilir. Sürekli doğrulama işlemi ilgili mevzuatta belirlenmiş ise bu süre içinde, aksi durumunda iki seneden az olmayan bir sürede yapılır. Bu süre, önceki denetimlerde üretimin uygunluğu konusunda imalatçının oluşturduğu kalite sisteminin ve üretimin uygunluğu yetkinliğinin var olduğuna dair tespitler yapılırsa daha uzun olabilir. Bununla birlikte, Bakanlık tip onayı kapsamında yer alan bütün bilgi, belge, ürün ve tesisleri her zaman denetleyebilir.

SONUÇ
Avrupa Birliği’ndeki uygulamalara bakıldığında otomotiv belgelendirme mevzuatı açısından uluslararası bir düzeye ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu yönetmelikler kapsamında Avrupa Birliği üyesi ülkeler otomotiv sektörü ürünlerini belgelendirme uygulamalarında birlikteliği sağlamış durumdadır. Avrupa Birliği içindeki bu uluslararası sistem, üye ülkeler içinde birbirlerinin uygulamalarını tanıyan onay kuruluşları tarafından gerçekleştirilmektedir. Birbirleriyle bilgi alışverişi içerisinde bulunan bu kuruluşlar, uygulamaya yönelik hizmet veren teknik servisler gibi yardımcı kuruluşların da ortak ve uluslararası olması nedeniyle ayrı gibi görünmekle beraber aynı bütünün parçası şeklinde çalışmaktadırlar. Bu durum Avrupa Birliği içerisinde bir ülke tarafından yapılan belgelendirme işleminin diğer ülkeler tarafından kabul edilmesi açısından önemli bir unsurdur. Avrupa Birliği ülkelerindeki belgelendirme uygulamaları genel itibariyle ülkemizdeki uygulamalara benzer şekilde yürütülmektedir. Bunun sebebi uyum sürecinde olan ülkemizin Avrupa Birliği’nin ilgili mevzuatının ulusal mevzuata uyumlaştırılmasıdır. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki en belirgin farklılıklardan biri ise Avrupa Birliği üyesi ülkelerin düzenlemiş olduğu tip onay belgelerinin Avrupa Birliği çapında geçerli olmasıdır. Bunun sebebi ülkemizin henüz Avrupa Birliği üyesi olmamasıdır. Ancak, genel itibariyle bakıldığında aslında ülkemizdeki uygulamalar Avrupa Birliği mevzuatına paralel hazırlanmış mevzuatın da yardımıyla Avrupa Birliği seviyesinde uygulamalardır. Ülkemiz onay kuruluşu olan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bu konuya önem vermekte olup bunun için Avrupa Birliği’ndeki uygulamaları düzenli bir şekilde takip etmekte, ilgili yeni mevzuatı kısa sürede ulusal mevzuata kazandırmaktadır. Bu bağlamda, konusunda bilgili çalışanlar istihdam edilmekte, uluslararası toplantılara katılım sağlanmakta, gerek doğrudan gerekse sektör ve teknik servisler aracılığıyla Avrupa Birliği ile ülkemiz arasında bilgi akışı sağlanmaktadır.

Bir diğer farklılık ise ülkemiz için çalışan teknik servislerin ulusal kurum veya kuruluşlar olması, dolayısıyla ülkemiz onay kuruluşuna hizmet veren teknik servis sayısının az olmasıdır. Ülkemizde otomotiv belgelendirme bilincinin oluşması, belgelendirme hizmetlerine olan ihtiyacı arttırmış dolayısıyla teknik servis hizmeti ihtiyacı da artmıştır. Bu bağlamda belgelendirme hizmetlerinin daha hızlı gerçekleştirebilmesi ve ülkemizdeki firmaların, Avrupa Birliği onay kuruluşlarıyla çalışma gereksiniminin ortadan kaldırılması amacıyla ülkemizdeki teknik servis sayısının artırılması, uluslararası kuruluşların da teknik servis olarak tanınması gerekmektedir.

Otomotiv ürünlerinin belgelendirilmesinde ülkemizde Avrupa Birliği’nden farklılık gösteren bir diğer unsur da üretimin uygunluğu denetimlerinin uygulanmasıdır. Avrupa Birliği uygulamalarında firmada ISO 9001 serisi kalite sistem belgesinin olması üretimin uygunluğu denetimlerinin şartlarını kolaylaştırabilmekte ya da firmaya üretimin uygunluğu denetiminin yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırabilmektedir. Ülkemizdeki uygulamalarda ise ISO 9001 serisi kalite sistem belgesinin olması üretimin uygunluğu denetimleri sırasında doküman incelemesi açısından bir düzen ve denetçilere kolaylık sağlasa da, üretimin uygunluğu denetiminin yapılması ihtiyacını ortadan kaldıracak güvenilir belgeler olarak kabul edilmemektedir. Bunun sebebi ülkemizdeki firmaların almış olduğu belgelerin büyük çoğunluğunun akredite olmamış belgelendirme kuruluşları tarafından düzenlenmesidir. Dolayısıyla firmaların üretim tesislerinde üretimin uygunluğunun sağlandığı sistemlerin varlığı konusunda şüpheler oluşmaktadır. Bu duruma en iyi çözüm firmaları ülkemizdeki belirli kurum ve kuruluşlarca akredite edilmiş belgelendirme kuruluşlarından ISO 9001 serisi kalite sistem belgesi almaya teşvik etmektir. Böylece belgelerin güvenilirliği sağlanacak olup, üretimin uygunluğu denetimlerinde belgeler önemli bir unsur teşkil edecektir.

Dünya çapındaki uygulamaları incelediğimizde ise ülkelerin birbirlerine paralel ya da tamamen farklı mevzuat ve uygulamalar kullandığı görülmektedir. Otomotiv sektöründe ülkeler tarafından güvenliğine önem verilen ürün grupları ve konular benzer olmakla birlikte, ülkelerin kendilerine has güvenlik şartları aradıkları ürün grupları ve konular da mevcuttur. Uygulamaya baktığımızda ise, bazı ülkeler tamamıyla sıkı ve otoriteye bağlı süreçler içerisinde belgelendirme işlemlerini gerçekleştirirken; bazı ülkeler sorumluluğun büyük çoğunluğunu firmalara devreden daha serbest sistemler uygulamaktadırlar. İlk gruptaki ülkelere örnek olarak Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti verilebilir. Bu ülkelerin sistemlerinde belgelendirme otoritenin sıkı gözetiminde gerçekleştirilmekte, bürokratik süreç daha uzun olmaktadır. İkinci gruba ise Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada örnek olarak verilebilir. Bu ülkelerde ise belgelendirme ile ilgili tüm sorumluluklar firmalara devredilmiş olup, bir yandan üreticiye güvenen bir yandan da denetçi rolünü daha çok gösteren otoriteler söz konusudur. Avustralya ise ilk gruptaki uygulamalar ile ikinci gruptaki uygulamaların harmanlandığı bir sistem kullanmaktadır.

Ülkemiz açısından bakılacak olursa, ülkemizdeki firmalarda otomotiv belgelendirme bilincinin olması ile birlikte, sektör firmalarının çoğunlukla küçük ve orta ölçekli işletmeler dediğimiz sınıfa girmesi ve bu firmalarda kurumsallaşmanın az olması bu alanda denetimin ve kontrolün sıkı tutulması durumunu ortaya çıkarmaktadır. Ülkemizde otomotiv sektöründe belgelendirme sorumluluğunun Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada örneklerindeki gibi firmalara bırakılması suiistimale ve uygunsuzluğa neden olacaktır. Aynı zamanda Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu uygulamalarında olduğu gibi sıkı ve otoriter bir yaklaşıma gidilmesi firmaları gereksiz zahmete sokacak ve en önemlisi, firmalar için zaman ve para kaybına yol açacaktır. Bu bağlamda yeri geldiğinde serbest, yeri geldiğinde sıkı bir uygulama ülkemiz açısından en ideal uygulamadır. Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde ülkemizde kullanılan mevcut uygulama söz konusu ideal uygulamaya çok yakın olmakla birlikte, sektördeki firmaların daha çok bilinçlenmesi ve kurumsallaşmasıyla daha serbest ve güvene dayalı uygulamalara geçilebilecektir.

KAYNAKÇA
Zengin, K. (2013). Avrupa Birliği Üyesi Ülkeler ve Özellikle Avrupa Birliği Üyesi Olmayan Ülkelerde Otomotiv Sektöründe Teknik Belgelendirme (Homologasyon) Uygulamalarının İncelenmesi ^ve Türkiye’deki Uygulamalarla Karşılaştırılması. Uzmanlık Tezi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı.