İçindekiler
Dergi Arşivi

Otomotiv Sanayi İçin Otomotiv Kurumu

Evren NACAR / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Genel Müdürlüğü)

 

“Otomotiv sanayi, motorlu karayolu taşıtlarının üretildiği ana sanayi ile bu sanayinin belirlediği teknik şartlara uygun orjinal ya da eşdeğer aksam, parça, modül ve sistem üreten yan sanayinin tümünü kapsayan büyük bir sanayi koludur. Bu yapısıyla otomotiv sanayi tüm sanayileşmiş ülkelerde ekonominin lokomotif sanayilerinden biridir” (Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı “2011-2014” 2011).

Demir-çelik, petro-kimya, lastik, tekstil, cam, elektrik-elektronik, finans, sigorta gibi sanayi dallarının itici gücü olması sektörü emsallerinden ayıran en temel özelliğidir. Ayrıca savunma sanayine ve dolaylı olarak da ülkelerin milli güvenliğine katkısı da aşikârdır.


Otomotiv Sektörünü Önemli Kılan Nedir?
Sektörü diğerlerinden ayıran önemli özellikleri; gayri safi yurtiçi hasıla, imalat sanayi üretimindeki payı, ihracat, net döviz girdisi, istihdam, rekabet edebilirlik, dışa açıklık, yatırımlardaki payı ve diğer pek çok sektörün aksine her yıl verdiği dış ticaret fazlası ile gelişmiş teknolojilerin ülkemize transferinde oynadığı roldür.

İhracat ve İstihdam
Otomotiv ana sanayi ile yan sanayi ihracat verileri birlikte değerlendirildiğinde ise;

- 2011 yılı ihracat rakamının 20 milyar 436 milyon dolar civarında,
- 2012 yılı ihracat rakamının 19 milyar 316 milyon dolar civarında,
- 2013 yılı ihracat rakamının ise 21 milyar 563 milyon dolar civarında

olduğu görülür (Otomotiv Sanayi Derneği - OSD, 2014). Bu rakamlar 2011 yılı ihracat gelirlerinin (134,571 milyar dolar) yaklaşık % 15’ini, 2012 yılı ihracat gelirlerinin (151,695 milyar dolar) yaklaşık % 12.5’ini, 2013 yılı ihracat gelirlerinin ise (151,707 milyar dolar) yaklaşık % 14’ünü oluşturarak tüm sektörler içerisinde birinci konumdadır (Türkiye İhracatçılar Meclisi - TİM, 2014).

Otomotiv sanayi; tedarik zinciri içinde çok geniş istihdam olanakları sağlayan bir sanayi dalıdır. 2013 yılı verilerine göre ülkemiz otomotiv ana sanayisinde farklı meslek dallarında 42.330 kişi istihdam edilmektedir. Otomotiv sanayi istihdam rakamları incelenirken dikkat edilmesi gereken önemli bir konu sektörün sağladığı dolaylı istihdam olanağıdır. Otomotiv sektörü birçok sektörle olan yakın ilişkisi nedeniyle doğrudan istihdamın çok üzerinde bir istihdam olanağı sunmakla birlikte ana sanayi ile birlikte toplamda yaklaşık 400 bin kişilik istihdam oluşturduğu tahmin edilmektedir.

Tablo 1. Sektörünün Doğrudan ve Dolaylı İstihdam Sağladığı Alanlar 

Sanayileşmiş ülkelerin çoğunda otomotiv sanayi firmaları ülkelerin büyük şirketleri sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. 2013 yılı ihracat verileri baz alınarak belirlenen şirketler sıralamasında da ilk 10 firma arasında 4 adet otomotiv şirketinin bulunması sektörün ülkemiz ekonomisi açısından sahip olduğu önemi gözler önüne sermektedir.


Şekil 2. Otomotiv Sanayi Kümelenmesi

Mevcut İdari Yapılanma
Dünyada otomotiv sektörü, gün geçtikçe gelişen ve ülke ekonomileri için önemi artan bir sektördür. Bu sektörde firmalar arası rekabet hızla yükselmekte ve buna bağlı olarak verimlilik artışı, kaynakların etkin kullanımı, idari ve teknik organizasyon gibi unsurlar büyük önem kazanmaktadır.

Benzer durum ülkemiz otomotiv sanayi için de geçerlidir. İmalat sanayi içinde önde gelen sektörler arasında yer almakla kalmayıp sahip olduğu yapısı gereği birçok sektörle de ilişki halindedir.

Bununla birlikte otomotiv sanayi; hukuki ve idari anlamda değerlendirildiğinde de birçok farklı kamu kurum ve kuruluşuyla ilişki halindedir. Ancak birçok farklı sektörle ilişki halinde olmasının getirdiği avantajları bu noktada görmek oldukça güçtür.

 


Ülkemizde otomotiv sanayini ilgilendiren idari kamu yapılanmasına bakıldığında parçalı bir yapının olduğu görülmektedir. Motorlu araçlarla ilgili teknik hususları ilgilendiren tip onay belgelendirme işlemleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, ithalat işlemleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından, trafik tescil işlemleri İçişleri Bakanlığı tarafından, muayene işlemleri Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından, sektörle ilgili yatırımlarda yeni teşvik sisteminin hazırlanması Ekonomi Bakanlığı tarafından, vergilendirme işlemleri ise Maliye Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir. Diğer bir ifadeyle strateji belirleyen, yatırımları koordine eden, personel ve lojistik desteğini sağlayan, uygulamayı gerçekleştiren, finans kaynağını sağlayan ve teknik mevzuata uygun periyodik muayeneler gerçekleştiren birimler, birbirinden farklı kurumlar bünyesindedir.

2013 yılı verilerine göre ülkemizde trafiğe tescilli araçların sayısının 17 milyon 939 bin 447 (Türkiye İstatistik Kurumu - TÜİK, 2014) olduğu, bu sayının her yıl arttığı ve bu artışın büyük oranda ithal araçlar yoluyla sağlandığı göz önüne alındığında; gerek gümrük kontrolleri, gerek trafik tescil işlemleri, gerek periyodik muayene ve gerekse piyasa gözetim ve denetim faaliyetleri bakımından gerçekleştirilecek kontrolleri birbirinden bağımsız eylemler olarak değerlendirmek olanaksızdır. Araç uygunluk belgelerinin geçerli bir araç tip onay belgesi neticesinde düzenlenebildiği; trafik tescil işlemlerinin geçerli bir uygunluk belgesi olması durumunda gerçekleştirildiği; araç tip onay belgelendirme işlemlerinde değerlendirmeye alınan teknik hususlarla periyodik muayene esnasında yapılan kontrollerin birbirlerini tamamlayan süreçler olduğu unutulmamalıdır. Bu faaliyetlerin her birinin farklı otoriteler uhdesinde olması; zaman zaman tescil edilmemesi gereken araçların tescil edilebilmesi, ithal araçların gümrük kontrollerinin nitelikli şekilde yapılamaması, piyasaya arz edilen araçların üretim aşamasında sahip olduğu özelliklere uygunluğunun nitelikli şekilde denetlenememesi ve teknik mevzuata uygun belgelendirilerek üretilen/ithal edilen araçların periyodik muayeneleri esnasında zaman zaman farklı değerlendirme kriterlerinin uygulanmasına yol açabilmekte ve neticesinde son kullanıcı bürokratik engellere takılabilmektedir.

Sonuç olarak, birden fazla sayıda kurum ve kuruluşun müdahil olduğu ve koordinasyon konusunda eksikliklerin bulunduğu bir yapıdan; tüm bu uygulamaların tek çatı altında toplandığı, kontrol ve koordinasyonun netleştirildiği, mevzuat uyumlaştırmaktan öte, mevzuata yön veren ve stratejilerini belirleyen bir yapıya dönüştürülmesi, 2023 hedefleri açısından stratejik bir öneme sahiptir.

Ülkemizin otomotiv alanında “4 milyon adet/yıl üretim” , “3 milyon adet/yıl ihracat” ve “75 milyar dolar ihracat geliri” olan 2023 hedeflerine ulaşması için, yeni yatırımların ülkemize kazandırılması gerektiği açıktır. Bahse konu yapı, bürokrasiyi azaltmakla beraber; küresel otomotiv üreticileri ile gerçekleştirilecek yakın iş birliği ve iletişim, üreticilerin yatırım stratejilerini değerlendirme noktasında belirleyici olacaktır.

Burada önemli olan nokta; otomotiv alanında kamuda istihdam edilen mevcut personelden daha az sayıda insan kaynağı ile bahse konu süreçlerin çok daha sağlıklı bir şekilde ve gerçek anlamda uzmanlaşarak takip edileceği hususudur. Sözü edilen yapı, maddi olarak kendi giderlerini karşılayabilen bir yapı olması neticesinde kamu otoritesi üzerindeki mali yükü kaldıracak ve kamuda yer alan binlerce personelin, daha verimli ve farklı projelerde değerlendirilmesine de katkı sağlayacaktır.


Kaynakça

• OSD. (2014). Otomotiv Sanayi Genel ve İstatistik Bülteni 2014-I. İstanbul: OSD
• OSD. (2014). Otomotiv Sanayiinde Dış Ticaret 1992-2013. İstanbul: OSD
• OSD. (2014). Otomotiv Sanayi 2013 Değerlendirme Raporu 2014-III. İstanbul: OSD
• T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. (2013). Otomotiv Sektörü Raporu 2013/I. Ankara