İçindekiler
Dergi Arşivi

TÜBA olarak bilim eğitimi işlevimizi, mevcut projeleri geliştirerek ve yeni projeler üreterek daha etkin hale getirmeyi amaçlıyoruz

Prof. Dr. Ahmet Cevat ACAR - Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı

 

Sayın Acar, öncelikle TÜBA’nın kuruluşu, amacı, görevleri ve yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türkiye’nin tüm bilim alanlarını kapsayan ulusal akademisi olarak, 2 Eylül 1993 tarihli 497 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kurulmuş, 7 Ocak 1994 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Önce Başbakan tarafından 10 bilim insanı “üye” olarak atanmış, bu üyelerin seçtiği diğer 10 üyeyle birlikte üye sayısı 20’ye ulaşmıştır. Bu üyeler arasından seçilen üyelerce Akademi Konseyi oluşturulmuş ve ilk başkan seçilmiştir. Böylece, 1994 yılı başı itibarıyla Akademi’nin ilk kuruluşu tamamlanarak faaliyetleri başlamıştır.


497 sayılı KHK’da 2009 ve 2011 yıllarında bazı değişiklikler yapılmıştır. 2009 yılındaki ilk değişiklikle, üyelere ödenen “araştırma desteği” yüzde 200 oranında artırılmıştır. 2011 yılında 635, 651 ve 662 sayılı KHK’larla getirilen değişikliklerle de, Akademi’nin kamu organizasyonundaki konumu, üye sayısı, üye ve başkan seçimi, Konseyin görevleri gibi konularda bazı yeni düzenlemeler devreye sokulmuştur. 635 sayılı KHK ile, Türk kamu yönetiminde öngörülen reorganizasyon çerçevesinde, önceden Başbakan’a bağlı olan TÜBA, “Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı'na bağlı..” bir kuruluş haline getirilmiştir. 22.08.2011 tarihli ve 651 sayılı KHK ile asli ve asosye üye sayısı her birinde 150 olmak üzere toplam 300 olarak belirlenmiş ve bunların TÜBA, YÖK ve Bakanlar Kurulu tarafından eşit oranlarla seçilmesi ve Başkan’ın asli üyeler arasından Başbakanca atanması öngörülmüştür. Ancak, “üye seçimi ve Başkan ataması” ile ilgili bu düzenlemeler hiç uygulanmadan 662 sayılı KHK ile değiştirilmiş ve uygulama da bu son değişikliğe göre yapılmıştır. 662 sayılı KHK ile asli ve asosye üyelerin üçte birinin Bakanlar Kurulu yerine TÜBİTAK Bilim Kurulu tarafından seçilmesi ve Başkan’ın da Akademi Genel Kurulunca seçilecek üç aday arasından Başbakan tarafından atanması öngörülmüştür.


497 sayılı KHK'nin 1. maddesinde TÜBA’nın amaçları; “Türkiye'de tüm bilim alanlarındaki araştırmaları, bilimci kişiliğini ve araştırıcılığı özendirmek ve bu alanlarda emeği geçenleri onurlandırmak; gençleri bilim ve araştırma alanına yöneltmek; Türkiye'deki bilimcilerin ve araştırıcıların toplumsal statülerinin yükseltilmesi ve korunmasına çalışmak; bilim ve araştırma standardlarının uluslararası düzeye çıkarılmasına yardım etmek..” olarak belirlenmiştir.


Bu amaçlar doğrultusunda Akademi’nin başlıca görevleri, KHK’nın 2. maddesinde;
“a) Bilimsel konularda ve bilimsel önceliklerin saptanması amacıyla incelemeler ve danışmanlık yapmak,
b) Toplumda bilimsel yaklaşım ve düşüncenin yayılmasını sağlamak,
c) Hükümete, Türk bilimcileri ve araştırıcılarının toplumsal statüleri, yaşam düzeyleri, gelirleri ve bu tür faaliyetlerin gereği olan özel kolaylık ve ayrıcalıklara ilişkin mevzuat değişiklikleri önermek,
d) Bilimin öneminin ülke kamuoyunca takdir ve kabulünü sağlamak ve bilim adamlığını özendirmek için ödüller vermek,
e) Yukarıda belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ve görevlerin yerine getirilebilmesi ile ilgili her türlü faaliyette bulunmak”
şeklinde sıralanmıştır.


TÜBA bu görevlerini, önceleri TÜBİTAK bütçesine konulan ödenek; 5018 sayılı yasadan sonra ise kendisine özgü bütçeyle sağlanan mali imkânlarla ve TÜBİTAK ile diğer kurumlardan görevlendirme, sözleşme ve hizmet alımı yoluyla istihdam edilen personel ile yerine getirmektedir. 5018 sayılı yasadan sonra, bütçe ile ilgili faaliyetler Akademi bünyesinde gerçekleştirilmektedir. Ancak, sekreterlik hizmetlerinin hâlen TÜBİTAK tarafından yürütülmesine devam edilmektedir.


TÜBA’da hâlen 54 personel görev yapmaktadır. Bunların yedisi TÜBA adına sözleşmeli, dokuzu TÜBİTAK’tan görevlendirme, 38’i de hizmet alımı statüsünde hizmet vermektedir.


Akademi’yi akademi yapan temel unsur, üyelerdir. TÜBA’nın 24’ü şeref, 119’u asli ve 60’ı asosye olmak üzere toplam 203 üyesi bulunmaktadır. Asli ve şeref üyeliği hayat boyu devam etmekte, asosye üyelik ise en fazla dokuz yıl sürmektedir. Akademi üyelerinin 52’si sağlık, 48’i fen, 38’i mühendislik bilimleri ve 65’i de sosyal bilimler alanında faaliyet göstermektedir.


Akademi’nin başlıca yönetim organları; Başkan, Akademi Konseyi ve Akademi Genel Kurulu’dur. Başkan, asli üyeler arasından üç yıllık bir süre için seçilmekte ve bir kişi en fazla iki defa başkan seçilebilmektedir. Konsey ise, asli üyeler arasından üç yıllık süre için seçilen 10 üye ile başkandan oluşmaktadır. Genel kurul ise, tüm üyelerden oluşmaktadır.


Türkiye’nin ulusal akademisi olarak TÜBA’nın daha etkin hizmet görmesi bakımından, finansal hizmetler yanında personel ve sekretarya hizmetleri bakımından da güçlendirilmesine ihtiyaç vardır. TÜBA’nın yasa, örgüt ve iş süreçlerinin yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.

TÜBA’nın program ve projeleri hakkında bilgi verir misiniz?
TÜBA’nın görevlerini yerine getirmeye yönelik faaliyetleri, esasen çeşitli program ve projeler şeklinde yürütülmektedir.


Üniversite ders kitapları ve açık ders malzemeleri programları ile TÜBA Bilim, GEBİP ve TEÇEP Ödülleri, Bütünleştirilmiş Doktora ve Doktora Sonrası Araştırma Programları, Bilim Eğitimi, Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü, Ders Kitaplarında İnsan Hakları, Çevre ve Sürdürülebilirlik, Kültür Envanteri Projeleri ile Kanser ve Kök Hücre Çalışma Grupları, Üniversite ve Akademi Konferansları; TÜBA'nın başlıca program ve projeleri olarak ortaya çıkmaktadır.


Bunlar içinde TÜBA Ödülleri, bilim insanlarımızın bilimsel başarılarını teşvik etmek bakımından önemli bir konuma sahiptir. Bu çerçevede, sosyal bilimler alanında çalışan bilim insanlarımıza, 9 bilim, 24 hizmet ve 24 teşvik ödülü verilmiştir. Bugüne kadar GEBİP kapsamında da toplam 294 genç bilim insanımız ödüllendirilmiş, TEÇEP kapsamında ise 70'i telif ve çeviri eser ödülü, 56’sı da kayda değer telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere toplam 126 esere ödül verilmiştir.


Türkiye’de öncülük özelliğine sahip Açık Ders Malzemeleri Programı kapsamında temel bilimler ve sosyal bilimler alanında, 50 adet çeviri, 30 adet telif eser olmak üzere toplam 80 eser, bilim insanlarımız ve öğrencilerimizin yararlanmasına sunulmuştur. TÜBA Açık Ders Malzemelerine http://www.acikders.org.tr/ adresinden ücretsiz ve şifresiz olarak erişilebilmektedir. Sosyal Bilimler Türkçe Bilim Terimleri sözlüğü de tamamlanarak, yayımlanmıştır. Diğer bazı çalışmaların sonuçları da rapor vb. şeklinde yayımlanmıştır.


“Bilim ve Düşün Dizisi”, “Akademi Forumu Dizisi”, “Bilim Eğitimi Dizisi”, “Bilimsel Toplantı Dizisi”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. Yılı Dizisi”, “TÜBA Raporları”, “Üniversite Ders Kitapları”, “TÜBA Yaşamöyküleri”, “Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Bilim”, “Erdal İnönü Bibliyografyaları”, “TÜBA-TÜKSEK Kültür Envanteri Yayınları” Akademi’nin geniş yayın yelpazesinin başlıklarını içermektedir. Akademi’nin ayrıca, “TÜBA-AR Arkeoloji Dergisi”, “TÜBA-KED Kültür Envanteri Dergisi” ve “Günce” başlıklı süreli yayınları da bulunmaktadır.


Yeni dönemde, TÜBA’nın mevcut program ve projelerinin geliştirilerek sürdürülmesi yanında, yeni program ve projeleri de devreye sokma yönündeki çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bağlamda, mevcut ödül programlarının geliştirilmesi yanında “100 Temel Eser, Bu Eserlerin Çocuk Sürümleri ve Çocuk Platformu” gibi yeni projelerin de, Eskişehir 2013: Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı desteğiyle bu yıl içinde devreye sokulması yönündeki çalışmalarımız devam etmektedir.


Mevcut çalışma gruplarının yeniden yapılandırılması yanında gıda, beslenme, bilim politikaları gibi alanlarla ilgili yeni çalışma grupları ile TÜBA Genç Akademi'nin oluşturulması da planlarımız arasındadır.


TÜBA’nın dünyadaki bilim akademileri ve uluslararası bilim kuruluşları ile ilişkileri hakkında bilgi verir misiniz?
TÜBA açısından uluslararası ilişkiler önemli bir faaliyet alanıdır. TÜBA'nın hâlen 21 yabancı ulusal bilim akademisi ile protokole bağlanmış ikili ilişkisi vardır. Ayrıca TÜBA, IAP (Inter Academy Panel), IAMP (Inter Academy Medical Panel), ALLEA, AASSA, ISSC (International Social Science Council) gibi 12 Uluslararası Akademiler arası kuruluşa üyedir. Bunların bazılarında Akademi üyelerimiz, yönetim organları ve çalışma gruplarında da görev yapmaktadır.


İkili ve çoklu uluslararası ilişki ve işbirliğimizin geliştirilmesi yönünde faaliyetlerimiz devam etmektedir.


Dünyadaki örnekleriyle kıyasladığınızda TÜBA’yı nasıl değerlendiriyorsunuz?
TÜBA, emsalleri ile kıyaslandığında; yapı ve işlevleri bakımından Avrupa ve Amerika'daki örneklerine benzeyen ve henüz 20. yılını idrak eden oldukça genç bir ulusal akademidir. Akademimizin kurumsallaşmasını tamamlaması için yasa, yapı, süreç ve insan kaynakları bakımından geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.


Bununla birlikte, ülkemizin ve bilim camiamızın potansiyel ve performansına bağlı olarak TÜBA, uluslararası alanda saygın bir konuma da sahiptir. Ulusal ve uluslararası deneyim ve bilgilerden de yararlanarak kurumsallaşmamızı tamamladığımızda, TÜBA’nın etkinlik ve saygınlığı daha üst düzeylere yükselecektir.


Genç Akademi kavramı hakkında bilgi verir misiniz? Türkiye’deki Genç Akademi çalışmalarını anlatabilir misiniz?
“Genç Akademi - GA (young academy)”, genç bilim insanlarının teşvik edilmesi ve desteklenmesi amacına yönelik olarak son yıllarda önem kazanan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Konuya verilen öneme bağlı olarak ulusal akademiler bünyesinde veya onların desteğiyle “genç akademi” olarak adlandırılan organizasyonların oluşturulması güncel bir eğilim olarak ortaya çıkmaktadır.


Aslında Akademimizin GEBİP Programı, genç akademi oluşumunun ilk örneklerinden veya benzerlerinden biri olarak da kabul edilebilir. Bununla birlikte, GA’nın günümüzdeki anlam ve içeriğine uygun bir oluşum için atmamız gereken bazı adımlar da bulunmaktadır. Bu anlayış doğrultusunda TÜBA-Genç Akademi'nin oluşturulması için çalışmalar başlatılmış ve konuya ilişkin ilk rapor da tarafımıza sunulmuştur. Bu çalışmaların tamamlanmasını takiben ulusal genç akademimiz kurulacak ve faaliyete geçecektir.


Bilim eğitimi sizin için neden önemli?
Bilim eğitimi, bilimsel bilgi ve yaklaşımların toplumda yaygınlaşmasına, bilim eğitiminin etkinliğinin artırılmasına yönelik olduğu; bu amaçların gerçekleşmesi de ekonomik ve toplumsal gelişme için hayati bir öneme sahip olduğu için önemlidir. Kuşkusuz bilim eğitimiyle ulaşılmak istenen hedeflerin gerçekleşmesi sadece Akademi’den beklenen bir görev değildir; bu konuda diğer eğitim ve bilim kuruluşlarına da önemli görevler düşmektedir. Bununla birlikte, günümüzde tüm ulusal akademiler, konunun önemi ve kapsamının bir sonucu olarak bilim eğitimi konusuna önem vermektedirler. TÜBA olarak biz de bilim eğitimi işlevimizi, mevcut projeleri geliştirmek ve yeni projeler üretmek suretiyle daha etkin hale getirmeyi amaçlıyoruz.


TÜBA, 100 Temel Eser ve Çocuk Platformu projelerini neden başlattı?
TÜBA bu projeleri, Akademimiz ve ülkemiz açısından bu konuda önemli bir eksiklik ve ihtiyaç olduğu için başlatmıştır.


Bilindiği gibi bir ulusun bilimsel gelişimi açısından bireylerin gerekli özgüven ve motivasyona sahip olması; bunun için de kendi bilimsel geçmiş ve birikiminin farkında olması ve onlardan yararlanması son derece önemlidir. Geçmişteki bazı çabalara rağmen bu konuda ciddi eksikliklerimiz olduğu açıktır. 100 Temel Eser ve Bunların Çocuk sürümleriyle Çocuk Platformu Projeleri, bu eksiklik ve ihtiyacın giderilmesine yönelik olarak Akademimizce geliştirilen ve TÜBA ile Eskişehir 2013: Türk Dünyası Kültür Başkentliği Ajansı arasında imzalan protokol çerçevesinde Ajans desteğiyle gerçekleştirilmesi planlanan projelerdir.


Kısaca “100 Temel Eser” diye adlandırdığımız proje, Türk dünyasının bilim ve insanlığa katkısını temsil eden ve yaklaşık 300 ciltlik 100 klasik eserin, tıpkıbasımını ve günümüz Türkçesine çevrilmesini içermektedir. Ayrı bir proje olarak da değerlendirilebilecek olan bu eserlerin “çocuk sürümleri” ise, anılan eserlerin sadeleştirilerek ve görsellerle zenginleştirilerek çocuklarımızın yararlanmasına sunulmasını hedeflemektedir.


Çocuk Platformu Projesi ise, bilişim teknolojilerinin hayatın her alanında bu kadar yaygınlaştığı bir süreçte, bu teknolojilerin özellikle çocuklarımıza yönelik bilim eğitimi amacı doğrultusunda etkin ve güvenli bir biçimde kullanımını amaçlamaktadır. Platform, ayrıca, çocuklarımızın farklı ulusların çocuklarıyla yapıcı ve geliştirici iletişim ve ilişkiler kurmalarına da olanak sağlayacaktır. Böylece, çocuklarımız için, bir yandan bilimsel bilgi ve yaklaşımların kazanılması, diğer yandan “uluslararası beceriler”in geliştirilmesi gibi yararlar elde edilecektir.