İçindekiler
Dergi Arşivi

Türkiye’de Girişimcilik ve Kadın

Nazmiye DEMİR / Sanayi Teknoloji ve Uzmanı (Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Girişimcilik ekonomik büyüme ve kalkınma yönünden önem taşımaktadır.

Dünya Girişimcilik Platformu’nun (Global Entrepreneur Monitor-GEM) 29 ülke arasında yaptığı araştırma; yüksek girişimcilik faaliyetleri olan ülkelerin ortalama ekonomik büyümenin üzerinde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur (GEM Turkey, 2010).

Peter Drucker girişimciyi, “kendisine ait yeni ve küçük bir işi ya da görevi” yapan kişi olarak tanımlamaktadır. Bu anlamda girişimci, mutlaka sermaye sahibi, yatırımcı ya da işveren değil, riski alan ve yapılan işi daha iyiden ziyade farklı yapan kişi olmaktadır. Böylece girişimciler, toplumsal kaynakları düşük verimlilik alanlarından, yüksek verimlilik alanlarına kaydırmaktadır. Drucker’e göre girişimci için kilit kavramlar, yenilik yapmak ve farklılaşmaktır (Türkiye Girişimcilik Stratejisi ve Eylem Planı 2014-2016).

Girişimci Kime Denir: Girişimcilik Nedir?
“Gerekli riskleri alarak yenilik yapmaya çalışan kişi” girişimci olarak tanımlanmaktadır. Girişimcilik konusu, ilk kez ekonomik teorinin babası sayılan Cantillon tarafından 1700’lü yıllarda ele alınmaya başlamıştır (Türkiye Girişimcilik Stratejisi ve Eylem Planı 2014-2016).

Joseph Schumpeter girişimciyi yenilikçi ve denenmemiş teknolojiyi geliştiren yani inovatif yeniliklere öncülük eden kişi olarak tanımlamıştır. Drucker’a göre inovasyonun yanı sıra girişimci, fırsatları maksimize eden kişidir. Albert Shapero ise, girişimciyi teşebbüs eden, inisiyatif alan, bazı sosyal ve ekonomik mekanizmaları organize eden ve iflas riskini göze alan kişi olarak tanımlamıştır.

Başarılı girişimcilerin ortak karakterleri azim, tutku, belirsizliklere karşı hoşgörülü olma, vizyon sahibi olma, kendine inanma ve güvenme, esneklik, yeni kurallar yaratma şeklinde yedi başlıkta toplamakla birlikte; girişim konusuna bakılmaksızın bir girişimcinin sahip olması gereken üç özellik; hedeflediği alanda başarılı olmaya yönelik motivasyona sahip olma, risk alma ve yenilikçi olma, girişilen alanla ilgili olarak bilgi sahibi olma şeklinde ifade edilmektedir.

Girişimcilerin sahip olmaları gereken yetenekler ise; iş yetenekleri, kişisel yetenekler, liderlik yeteneği ve girişimcilik yeteneği olmak üzere sıralanabilir (Sönmez ve Toksoy, 2014).

Girişimcilik ve Girişimcilerin Özellikleri
Duke Üniversitesi Girişimcilik Bölümünün 549 kişi üzerinde girişimcilerin motivasyon ile başarı süreçlerine ilişkin olarak gerçekleştirdikleri “Girişimciliğin Anatomisi” adlı araştırma sonuçlarının, şirket kurucularının % 71’inin orta sınıf ailelerden geldiklerini gösterdiğini ortaya koymaktadır (Acar, Radikal 18.11.2014). Araştırmaya göre girişimcilerin diğer özellikleri ise iyi eğitimli ve yaş ortalamalarının 40 dolayında olmalarıdır.
Girişimci ruhunun altında yatan arzu ya da nedenler hakkında yapılan araştırmalar, girişimcilik isteğinin itici gücünün ağırlıkla para kazanma, ikincil olarak da kendi işinin patronu olma arzusu ya da güdüsü olduğunu ortaya koymaktadır (Acar, Radikal 18.11.2014).

Girişimciler üzerinde gerçekleştirilen nitel bir araştırmada, araştırmaya katılan girişimcilere göre, girişimciliğin nesilden nesle aktarılmasında etkili olan önemli unsurların başında eğitim faktörü öne çıkmaktadır. Tecrübe ise nesiller arası aktarılan bir diğer önemli unsur olarak belirtilmektedir. Bu iki faktörün yanı sıra başarılı girişimciler için kişilik, sermaye ve iş ahlâkının da önemli ölçüde üst nesillerden miras kaldığı ifade edilmiştir. Girişimciliğin nesilden nesle geçmesindeki diğer unsurlar; ailenin bireyleri girişimciliğe teşvik etmesi, devlet politikalarının girişimciler için sunduğu olanaklar, toplumun kültürel yapısı, piyasadaki rekabet şartlarının sertliği ve hizmet anlayışı olarak sıralanmaktadır (Çetinkaya Bozkurt vd.,2012).

Kadın Girişimciliği Kavramı ve Özellikleri
Kadın girişimci literatürde, ev dışı bir mekânda, kendi adına kurduğu bir işletmesi olan, bir işletmede tek başına veya çalıştırdığı diğer kişilerle birlikte çalışan veya sahibi olarak ortaklık kuran, iş ile ilgili olarak çeşitli kamu ve özel kuruluşlarla temaslara geçen, işletmenin geleceği ile ilgili planlar yapan, işletmeden elde ettiği kazanç üzerinde söz sahibi olan ve işletmesi adına tüm riski üstlenen kadındır (Soysal, 2010).
Dünya genelinde kötü ekonomik koşullar, yüksek işsizlik oranları ve boşanma kadınları girişimcilik aktivitelerine itmektedir (Jalbert, 2000 Aktaran İlter 2008).

Özellikle esnek çalışma saatleri kadınları girişimciliğe yönelten önemli etkenlerden biri olmaktadır. Evde çalışarak yapılabilen işler, kadınlar için zamanlarını ayarlayabilme, işlerini çocuk bakımına ve zorunlu ev işlerine göre planlayabilme gibi avantajlar vermektedir. ABD’de ülke genelinde bu tür işlerin % 35’inin başında kadınlar bulunmaktadır ve bu tarz işlere ilgi giderek artmaktadır. Ayrıca son yıllarda üretimde zaman ve mekân esnekliğinin artması ve bu alandaki teknolojik gelişmelerin yaşanması kadın girişimciliğinin yaygınlaşmasına da destek olabilecektir (İlter 2008).

Türkiye’de kadın çalışanlar ile ilgili yapılan çalışmalar, girişimci iş kadınlarının yarısından fazlasının ticaret sektöründe girişimci olduğu, genellikle 30-39 yaş diliminde yer aldığı ve yarısına yakınının eğitim düzeyinin sadece lise eğitimi düzeyinde kaldığı ve genellikle kentli olduklarını ortaya koymaktadır.

Kadınların bu süreçte çalışma yaşamına daha aktif olarak katılımlarının artmasında başlıca şu faktörlerin etkili olduğu söylenmektedir (Kocacık ve Gökkaya, 2005): Dünya genelinde çalışan kadınları koruyucu ve destekleyici yasaların ve uygulamaların artması, demografik gelişmeler, şehirleşme oranlarında artış, eğitim olanaklarının artması, standart dışı çalışma şekillerinin ortaya çıkması, geçim sıkıntısı ve ekonomik zorluklar, evlenme oranlarında azalma, buna karşılık boşanma oranlarında artış, toplumların, kadınların çalışmasına yönelik tutumlarında meydana gelen olumlu gelişmeler, çocuk bakımı ve diğer hizmetlerdeki iyileşmeler (Soysal 2010).

Türkiye’de girişimci kadınları belirleyen temel karakteristikler ise; kendine güvenli, cesaretli ve sabırlı olmasıdır. Kadınlar, erkek girişimcilerle karşılaştırıldığında kârdan çok sosyal itibara önem vermekte, risk almada erkek girişimcilere oranla daha temkinli hareket etmekte ve daha az özgüvenli bulunmaktadır.

Kadınları Girişimci Olmaya İten Nedenler
Kadınların Türkiye’de girişimcilik faaliyetleri temelde yapısal uyum politikalarının etkisiyle azalan hane gelirlerine yönelik geliştirilen “kadınların kendi başlarına küçük işyeri kurma girişimlerine” dayanmaktadır.
Kadınların gerek haneye ek gelir sağlamak ve gerekse ücretli işlerde çalışma çabalarının artması onların ekonomik faaliyetlere girişini hızlandırmıştır. Fakat Türkiye’de özellikle başvurulan işlere uygun eğitim ve becerisi olmayan kadınların iş bulma şanslarının son derece zayıf olması, zorunlu olarak kadınları kendi işinde çalışmaya sevk etmektedir (Soysal, 2010).

1990 sonrası ve özellikle 2000’li yıllarda, siyasal, ekonomik ve toplumsal gerekçelerle küçük girişimciliğin yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, kadınların girişimci olarak yeterliliklerinin sağlanması yönündeki eğilimler ve bunları destekleyici uygulamalar giderek yoğunluk kazanmıştır.

Hükümetler tarafından kadınların yerel ekonomiyi kalkındırmada önemli bir aktör olarak görülmesi politikası da kadınları girişimci olmaya iten uygulamalardan olmuştur. Bu politikada özellikle yerel aktörler içerisinde yer alan potansiyel kadın girişimcilerin yönlendirilmesi, teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi öngörülmektedir.

Kadınların iş kurma nedenleri ile ilgili Çakıcı’nın (2006) Mersin’de 160 girişimci kadın üzerinde yapmış olduğu araştırmada; kazanç elde etmek, bağımsız çalışma ve sosyal yaşam sürme istekleri gibi faktörlerin ön plana çıktığı belirlenmiştir. Çelik ve Özdevecioğlu’nun (2001) Nevşehir’de yaptıkları bir diğer araştırmada ise, kadınların girişimci olmalarında daha çok aileye ek gelir sağlamak, kocanın ölmesi, kendini ispat etme ve geçmiş mesleki tecrübelerin ticari hayata aktarılması gibi faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir.

Kadın Girişimci Tipleri
Literatürde, dört farklı kadın girişimci tipinin tanımlandığı belirtilebilir. Bunlardan ilki, hem girişimcilik ideallerini hem de geleneksel cinsiyet rollerini üstlenen ve ikisini de aynı ölçüde yerine getirmeye çalışarak iş-aile görevlerini dengeleyen ve işini de fazla büyütmeyi düşünmeyen “geleneksel girişimci” tipidir.

İkinci olarak belirtilen girişimci tipi, girişimcilik ideallerini geleneksel cinsiyet rollerinin çok daha üstünde tutan ve işletmesinin büyümesini öncelikli hedefleri arasına koyan “yenilikçi girişimci” tipidir.
Üçüncü kadın girişimci tipi ise, geleneksel cinsiyet rollerini girişimcilik ideallerinin üstünde tutan ve adeta girişimciliği yan işmiş gibi gören “evcimen girişimci” tipidir.

Son olarak da iş-aile dengesini kurmaktan çok kadınların ikinci plana itilmelerini önlemeye çalışan ve işini de bu amaca hizmet eden bir araç olarak görerek organize eden “köktenci girişimci” tipi olarak tanımlanmıştır.

Kadın Girişimcilerin Özellikleri
Araştırmalar, kadınların iş hayatında patron olarak tercih edildiklerini ortaya koymaktadır; çalışanların kadınları patron olarak istemelerine yol açan nedenler şöyle sıralanmaktadır (Tamer, 2013):
• Kadınlar, bir iş için erkekten daha fazla çaba gösteriyorlar ve daha dikkatliler.
• Kadınlar, çalışanlarına gerekli eğitimi daha iyi verebiliyorlar.
• Kadınların öğreticilik yanı erkeklere oranla daha gelişkindir.
• Kadınlar yeni durumlara ve değişimlere daha rahat uyum sağlayabiliyorlar.
• Kadınların, yanlarında çalışanları iş konusunda heveslendirme ve teşvik etme yetenekleri erkeklere oranla daha gelişkin.
• Kadınlar yeni fikirlere daha açıktır. Ayrıca kadınların yaratıcılıkları da iş yaşamında başarının kapısını aralıyor.
• Kadınlar gözlem yeteneklerini iş yaşamında başarılı bir biçimde kullanabiliyor.
• Çalışanlarıyla iletişim kurarken kadının sağladığı başarı iyi bir yönetici olmasında olumlu bir etki yapıyor.
• Kadının problem çözebilmedeki başarısı, bir yönetici olarak erkekten daha başarılı olmasını sağlıyor.

Tahminlerin aksine kadınların, iş yaşamında kararlarını daha kolay verdikleri ve kararları konusunda daha ısrarcı oldukları da çalışmalarla ortaya konulmaktadır.

Yukarıda belirtilen araştırma ve değerlendirmeler göz önünde tutulduğunda kadın girişimcilerin, hem kendileri hem de istihdam ettikleri kişiler için iş yaratmaları ve çalışma yaşamında daha etkin ve aktif olmaları; onların toplumdaki konumlarını güçlendirmesine, toplumların gelişmişlik düzeyini etkilemesine ve gelir dağılımındaki adaletsizliği de önlemeye önemli katkılar sağlamaktadır, dolayısıyla Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gelişmesine katkıda bulunmak ve sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirebilmek için ekonomik değer yaratan kadın girişimci sayısını artırmak, var olan kadın girişimcileri güçlendirmek ve onları dünya ile bütünleştirmek gerektiği belirtilmektedir.

Türkiye’de Kadın İstihdamı ve Girişimciliği
İş gücüne katılımda kadınların oranının erkeklerin oranının üçte biri olan ülkemizde, kadın istihdamı artırılamamaktadır. Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranları Avrupa'nın çok gerisinde olduğu gibi diğer ülkelerin de çok gerisindedir.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 2012 yılı itibarıyla 15 yaş üstü kadınların iş gücüne katılım oranları, gelişmiş ekonomiler ve Avrupa Birliği’nde % 53, Latin Amerika ve Karayipler’de % 53, Güney Asya’da % 50 düzeyindedir. Ülkemizde ise bu oran, 2012 yılı için % 29.5, 2013’de % 31.8’dir (TÜRKONFED, 2014).

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Martin Raiser, Türkiye’de kadın istihdamının artırılmasının ekonomik büyümeyi önemli ölçüde artırabileceği ve yoksulluğu azaltabileceğini belirtmiştir. Dünya Bankası, tam zamanlı çalışan kadınların oranında sadece 6 puanlık bir artışın gelirleri yüzde 7 artırabileceğini ve yoksulluğu yüzde 15 düşürebileceğini tahmin etmektedir (Milliyet, 9 Şubat 2014)

Kadın İstihdamını Artırmak İçin Girişimcilik Desteklenmeli
Girişimcilik, kamu sektörü ile özel sektörde ücretli istihdam yaratarak eşit sayıda kadın ve erkek çalıştırmak yerine, kadınların kendi hesabına çalışmasını teşvik etme yoluyla istihdamı artırmak için kullanılan politikalardan olup, çok sayıda girişimcilik kursu, hibe ve kredilerle de teşvik ediliyor.

Bu kapsamda, günümüzde kadın; yalnızca belli bir mesleğin uygulayıcısı veya çeşitli kesimlerde kol gücü ile görev alan bir emekçi olarak değil, aynı zamanda bir girişimci olarak da varlığını ortaya koymaktadır.

Kadın girişimci denildiğinde yalnızca işveren kadınlar değil, ülke çapında bu alanda uğraş veren, çabalayan kadınların tümünün içerilmesi gerekmektedir. Kadın girişimci kapsamında kendi hesabına çalışan kadınlar da ele alınmalıdır (Ecevit, 2007).

Ancak, Onuncu Kalkınma Planı Öncelikli Dönüşüm Programı İmalat Sanayiinde Dönüşüm ÖİK Raporu’na göre, Türkiye’deki ekonomik hayatta gerektiği gibi yer almayan kadınların girişimcilik konusundaki performansları da iç açıcı değildir.

Nitekim, 2012 yılında işveren kendi hesabına çalışan kadınların oranı % 12,1’dir ve toplam girişimcilerin sadece yüzde 14,9’u kadın girişimcidir (Türkiye İstatistik Yıllığı, 2012) . Girişimci kadın oranı % 10.7’dir (TÜİK, 2013).

Kadınların iş gücüne katılım oranını artırmak, gelişmiş ülkelerin de öncelikleri arasına girmiştir. Avrupa Birliği’nin (AB) krizden çıkmak ve ekonomiyi önümüzdeki yıllardaki gelişmelere hazırlamak amacıyla hazırladığı strateji raporunda da büyümeyi tetikleyecek faktörler arasında, iş gücüne katılım oranını artırmak ve insan kaynağının becerilerini güçlendirmek suretiyle, kadınlar ve gençlere odaklanarak nüfusun daha büyük bir kısmının ekonomiye kazandırılması amaçlanmıştır.

Ülkemizde de benzer politikaların alındığı, 2014-2018 Onuncu Kalkınma Planı’nda görülmektedir. 2014-2018 dönemini kapsayan Onuncu Kalkınma Planı’nda da kadınların çalışma hayatındaki önemine vurgu yapıldığı ve hedef ve politikaların bu bağlamda oluşturulduğu görülmektedir.

Planda, İş gücü Piyasasının Etkinleştirilmesi Programı kapsamında, “kadınların iş gücüne ve istihdama katılımının artırılması” hedeflenmekte ve bu amaçla;
• Kadınlara yönelik istihdam teşviklerinin etkinleştirilmesi
• Çocuk, hasta ve yaşlı bakımı hizmetleri¬nin yaygınlaştırılması
• Kadın girişimcilere özel bütüncül bir des¬tek programının uygulanması öngörülmektedir.

Kadın Girişimciliğinin Gelişimi
Türkiye’de 1980’li yıllar, kadın hareketinin hız kazandığı bir dönem olmuştur. Özellikle 1980’lerden sonra küçük işletmelerin gündeme gelmesiyle doğal olarak girişimcinin de önemi artmaya başlamıştır. Çünkü girişimci bireyler yeni işletmeler kurarak ekonomide istihdam ve üretkenlik artışı sağlamaktadırlar.

Girişimci kadınların iş gücüne katılımlarının önündeki kültürel engelleri daha rahat aştıkları, iş ve ev hayatını birlikte daha rahat yürütebildikleri söylenebilir. Kadınların iş gücüne katılımını artırmaya yönelik politikalar, ücretli çalışanlar ve girişimciler arasındaki yapısal farklılıkları gözetmek durumundadır. Ekonomik politikalarla kültürel engelleri kaldırmak zor olduğundan girişimciliğin teşvik edilmesi ve desteklenmesi kadınların iş gücüne katılım oranlarını artırmakta daha etkili olacaktır.

Kadın Girişimciliğinin Sektörel Dağılımı ve İş Yeri Büyüklükleri
Türkiye geneline bakıldığında 2012 yılı itibarıyla 94 bin işveren kadının; % 78,7’si hizmetler, % 12,8’i sanayi ve % 8,5’i tarım kesiminde, kendi hesabına çalışan 788 bin kadının ise; % 30,3’ü hizmetler, % 17,3’ü sanayi, % 52,4’ü tarım kesiminde faaliyette bulunmaktadır (Keskin, 2014).

Kadın girişimciliğinde hizmet sektörüne yönelim, finansal kaynaklara ulaşımın kısıtlı olmasından dolayı, bu sektörün görece olarak daha az sermaye gerektiren bir sektör oluşu nedeniyle tercih edilmesinden kaynaklanmaktadır (Keskin, 2014). Sanayi, makine vb. üretime dayalı sektörlerde kadın girişimci sayısı oldukça azdır. Bunun da en önemli nedenleri arasında ülkedeki iktisadi, kültürel ve sosyoekonomik çevrenin sunduğu imkânlar bulunmaktadır.

Türkiye’de işveren ve kendi hesabına çalışan kadınların iş yeri büyüklüğüne göre dağılımına baktığımızda çoğunluğu, 1-4 kişinin çalıştığı mikro ölçekli işletmelerdir. Bu, kadın girişimcilerin küçük ölçekli az sermaye gerektiren işlere yöneldiğini göstermektedir. Bunun en büyük nedenlerinden biri kadın girişimcilerin yatırımları için bulabilecekleri finansal kaynakların yetersizliğidir (Keskin, 2014).

Kadın girişimci sayısında artış yaşanıyorsa da bu oranın hala oldukça düşük olmasının pek çok nedeni bulunmakla birlikte, Türkiye'deki kadın girişimcilerin sorunları, sermaye temini, iş yeri arama, kiralama, mal temini, donanım, araç gereç temini, resmi kuruluşlarla ilişkiler gibi iş kurma aşamasında, iş yürütme ve organizasyondaki bilgisizlik ve tecrübesizlik gibi iş yeri kurulduktan sonra yaşanan sorunlardan oluşmaktadır.

Bunlara ek olarak, kalifiye eleman bulamama, ucuz ham madde- mal temini, kaliteli ham madde- mal temini, enflasyon vb. sorunlarla da karşılaşılmaktadır.

Kadın girişimciler, ülkemizde sosyal yaşantıyla ilgili sorunlar da yaşamaktadırlar. Bunlar arasında; toplumun kadına yüklediği görev ve roller, ataerkil yapı, kadının kendi dışındakiler için duyduğu sorumluluk (ev, aile, yaşlı kimselerin bakımı), kendine duyduğu güvendeki eksiklik, yeterince destek bulamaması sayılabilir.

Yaşanan bu tür sorunlar Türk kadın girişimcilerinin sayısının Avrupa ülkelerinin bir hayli gerisinde kalmasına da neden olmaktadır. Örneğin Almanya’da kadın girişimci sayısı % 30 civarındayken Türkiye’de bu rakam % 10.7’dir. Diğer taraftan, kadın girişimcilerin yaşadıkları sorunlar toplumlara göre büyük farklılıklar göstermemektedir; araştırmalar, bu durumun altında yatan sebebin ise kadına verilen toplumsal rolün dünyanın hemen hemen pek çok ülkesinde aynı veya benzer olduğu gerçeğinden ileri geldiğini göstermektedir.

Kaynakça
1. Acar, Ertan Radikal 18.11.2014
2. ÇAKICI, Ayşehan (2006). ‘’ Mersin’deki Kadın Girişimcilerin İş Yaşamını Etkileyen Faktörler,’’ Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 8, Sayı: 4.
3. ÇELİK, Cemile, ÖZDEVECİOĞLU, Mahmut (2001). ‘’Kadın Girişimcilerin Demografik Özellikleri ve Karşılaştıkları Sorunlara İlişkin Nevşehir İlinde Bir Araştırma”, 1. Orta Anadolu Kongresi, Ekim, Nevşehir.
4. ECEVİT, Yıldız, Turkiye’de Kadın Girişimciliğine Eleştirel Bir Yaklaşım, Ankara: ILO, 2007
Çetinkaya Bozkurt, Özlem ve Ark., 2012
http://abs.mehmetakif.edu.tr/upload/0421_132_dosya.pdf
5. İLTER, Berfu, Girişimcilik Sürecinde Kadın Girişimcilerin Karşılaştıkları Sorunların Analizi:
KAGİDER Örneği, Doktora Tezi (Basılmamış) Afyonkarahisar Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Nisan 2008
6. KESKİN Sevtap., Girişimcilik ve Kalkınma Dergisi (9:1) 2014 Journal of Entrepreneurship and Development
7. Sönmez, Asuman ve Andaç Toksoy, 2014
http://www2.bayar.edu.tr/yonetimekonomi/dergi/pdf/C21S22014/41-58.pdf erişim 26.01.2015.
8. Kocacık, F. ve Gökkaya Veda.B., “ Türkiye’de Çalışan Kadınlar Ve Sorunları”, C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2005, s.195
9. SOYSAL, Abdullah (2010). ‘’ Türkiye’de Kadın Girişimciler: Engeller ve Fırsatlar Bağlamında Bir Değerlendirme,’’ Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 65-1. Tamer, Gülay (2013)
10. http://www.eecon.info/papers/648.pdf
11. TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2013
12. TÜRKONFED, İş Dünyasında Kadın Cilt 2, 2012
13. Türkiye İstatistik Yıllığı 2012
14. Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), İş Dünyasında Kadın Cilt 2, 2013
15. Türkiye Girişimcilik Stratejisi ve Eylem Planı 2014-2016 cdd.kosgeb.gov.tr/.../file.axd
16. TÜİK, Toplumsal Cinsiyet İstatistikleri, 2013
17. http://abs.mehmetakif.edu.tr/upload/0421_132_dosya.pdf
18. http://acikerisim.aku.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/1751/
19. https://anahtar.sanayi.gov.tr/tr/news/ii-kuresel-girisimcilik-zirvesi-turkiyede-gerceklestirildi/170
20. http://betam.bahcesehir.edu.tr/tr/2008/11/kadin-istihdamini-artirmak-icin-girisimcilik-desteklenmeli/ erişim 16.01.2015
21. http://www.eecon.info/papers/648.pdf erişim: 22.01.15
22. http://www.gemconsortium.org/docs/2297/gem-turkey-2010-report
23. http://kosgeb.gov.tr/pages/ui/Haberler.aspx?ref=436
24. http://kariyer.milliyet.com.tr/kadinlarin-isgucune-katilimi/kariyer/detay/1780801/default.htm
25. http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ertan_acar/kadin_girisimci_sayisinda_dunyanin_cok_gerisindeyiz-1233616
26. http://www.worldbank.org/tr/news/press-release/2013/10/22/turkey-launched-project-to-increase-economic-opportunities-for-women-with-support-from-sweden-and-world-bank